Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


DİN SİYASETE ALET EDİLİYOR

DİN SİYASETE ALET EDİLİYOR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Din siyasete alet ediliyor. Hele seçim dönemlerinde propaganda konuşmalarında daha çok din istismar ediliyor. Müslüman kardeşlerimiz Müslümanlıktan bahsedilmesinden son derece memnun oluyorlar. İktidar Cuma günü Cuma hutbesinin hangi konu üzerinde olacağını diyanet aracılığı ile bütün Türkiye deki camilere ilettiriyor. Birlik, beraberlik, kardeşlik üzerine hutbeler veriliyor. Kötümü? Hayır, kötü değil! Fakat bu hutbedeki konuya önce kendilerinin riayet etmeleri gerekir. Birlik, beraberliği önce kendilerinin tatbik etmeleri gerekir. Türk milleti kanunlara ve yöneticilerine tabi olan bir millettir. Balık baştan kokar. Yöneticilerden görmek istediklerini göremeyince bazıları yöneticilere tabi olur. Bazıları da benim istediğim birlik beraberlik bu değildir diye başka yerlere tabi olur. Bu gün yöneticilerimiz ne yazık ki ayrımcılık yapmaktan geri kalmıyor. Ne için? Oy kaygısı için. Müslümanlıkta ayrımcılık var mıdır? Bizden olanlar bizden olmayanlar diye bir ayrımcılık Müslümanlıkta yoktur. Bütün Müslümanlar kardeştir. Bunları bizden olanlar. Bizden olmayanlar diye ayrıştırmak İslami kurallara aykırıdır. Kendisinden olanlara kardeşlerim diye bahsederken. Kendisinden olmayanları yakıştırma şeyler ile ayrıştırmak olmaz. Irk ve mezhep olarak ayrıştırmak kesinlikler yoktur.

Bir gün padişahın birisi halk arasında dolaşırken, bir dilenciye rastlar çıkarır iki altın verir. Dilenci “ sizin gibi bir padişaha kardeşine iki altın vermek yakışır mı” der. Padişah “ nereden kardeş oluyoruz? Diye sorar. Dilenci “ âdem babamızdan hava anamızdan üreyerek dünyaya gelmedik mi” der. Padişah “ çabuk buradan uzaklaş. Diğer kardeşlerin de gelirse o iki altını da bulamazsın” der. Dilencinin söylediği gibi insanlar hava ile âdemden dolayı nasıl kardeş iseler. Müslümanlarda Allah, Peygamber ve kura-n dan dolayı kardeştirler. İnsan kardeşleri arsında ayrımcılık yapar mı? Kardeşini ırkından ve mezhebinden dolayı aşağılar mı? Müslüman hiçbir zaman ayırımcılık yapmaz. Birleştirici olur. Bu gün ülkemizde maalesef bunlar yaşanıyor. Cuma hutbesinde imamlar vasıtası ile vatandaştan birlik beraberlik içerisinde olmaları telkini yapılırken. Önce kendilerinin bu istekleri yerine getirmesi gerekir.

Başka bir cumada bu sefer rüşvet ve yolsuzluk konusuna değiniliyor. Bu konunun işlenmesini isteyen diyanet arıcılığı ile iktidardır. Almanya mahkemelerinin 100 yılın en büyük yolsuzluğu olayı olarak kabul ettikleri deniz feneri olayının faillerini cezalandırdı.  Bu deniz feneri olayına karışanların Türkiye ayağındaki isimleri de Türkiye’ye bildirdi. Bunlar maalesef Türkiye de yargılanmadı. Bunlar hakkında iddianame hazırlayan savcılar görevden alındı. Yolsuzluk yapılmaması için Cuma hutbelerinde imamlar aracılığı ile. Vatandaşın bilgilendirmesini isteyeceksiniz. Yolsuzluk yapanları yargılatmayacaksınız.

Yine 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonuna adı karışanları adaletten kaçırmaya çalışacaksınız. Bu operasyonu yapanları cezalandıracaksınız. Müslüman kardeşlerimizi bu olaylardan uzak durmalarını imamlar vasıtası ile uyaracaksınız. Müslüman kardeşlerimiz kime inanacak imama mı? Yoksa yolsuzluğa karışanları yargıdan kaçıranlara mı? Yolsuzluğu meşrulaştıranlara mı?

Başka bir Cuma hutbesinde israftan bahsedilir. Vatandaşlardan israftan kaçınmaları istenir. Vatandaş geçim sıkıntısı yüzünden kemerini sıkabildiği kadar sıkıyor. Çarşıya evi uzak olanlar. Soğuk havaya rağmen dolmuşa ve belediye abralarına binmiyor. Bir kilo alacağı bir şeyi yarım kilo alıyor. Sigara tiryakileri sigara almıyor. Tütün sarıp içiyor. Mutfağında elinden geldiği kadar kısmaya çalışıyor. İsraftan kaçınmak için elinden geleni fazlası ile yapıyor. Vatandaşın israftan kaçınmasını isteyen kim? İmamlar aracılığı ile iktidar değil mi? Bunları vatandaştan isteyenlerinin birbirlerine verdikleri yemeklerin bir tanesi garibanın bir aylı mutfak harcamasıdır. Devletin parası ile aldıkları arabaların parasını garibanlar ömür boyu göremezler.  Gariban sabah kahvaltısında peynir ve zeytini zor bulur. Fakat israf edilmesin diyenlerin kahvaltı sofrasında bir kuş sütü eksiktir. Gariban halk yürürken kendileri son model arabaya binerler. Gariban vatandaş bir yere gideceğinde en ucuz nalsın gidebilirim diye hesap yapar. Kendileri son model uçaklarda seyahat ederler. Vatandaş gecekondu da oturur kendiler saraylarda zevki sefa yaparlar. Vatandaş aç yatarken kendileri açlık nedir bilmezler. Peygamber efendimiz “komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir” buyurmuştur. Vatandaştan israf etmemesin isteyenler önce kendileri. İsraftan kaçınmalıdır. Dini siyasete böylelikle alet ederler. Hem kendileri dini siyasete alet ederler. Hem de imamları kullanarak dini siyasete alet ediyorlar. Geçmişteki siyasetçiler kışlaya, camiye siyaseti sokmamak için özen göstermişlerdir. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

Yaşasın Atatürk milliyetçiliği!

Yaşasın Türk milleti!

Yaşasın Atatürk’ün askerleri!

Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 08- 12 -2014 Mustafa KOÇAL



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    104.665%0,85
  • DOLAR

    5,7535% 0,07
  • EURO

    6,3493% 0,13
  • GRAM ALTIN

    271,17% -0,24
  • ÇEYREK ALTIN

    447,4305% -0,24