Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


DİNDAR OLAMAK

DİNDAR OLAMAK


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerim korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

10 Ağustosta yapacağımız seçim. Particilikle ilgisi olmayan bir seçimdir. Devletin en yüksek makamı olan cumhurbaşkanlığı seçimidir.  Ülkemiz Müslüman bir ülkedir. Ayni zamanda Laik bir ülkedir. Laiklik devletin bütün dinlere ve inançlara ayni mesafede olmasıdır. Hiçbir dini ve inancı öne çıkarmaz. İnançlarından dolayı hiç kimse horlanmaz. Devlet dini siyasete alet edilmesine müsaade etmez. Ülkemizde maalesef din siyasete alet ediliyor. Dindarlar dinciler tarafından kullanılıyor. Dindarlık Allahın yasak ve emirlerine tamamen uyan. İslamiyet’in kurallarına göre yaşamını uyduranlar dindardır. 

Dindarların kabullenemeyeceği söylemler dinciler tarafından söyleniyor.  Kendilerini dindarlara kabul ettirebilmek için söylenen sözler dindarlar tarafından asla kabul edilemez. “Peygamber efendimiz bile hata yaptı. Biz hata yapmadık” diyen içişleri bakanı kendilerini peygamber efendimizden üstün mü görüyor? Bu sözü dindarların kabul etmesi mümkün değildir. Bazı söylemlerle İslamiyet’in arkasından dolaşmaya çalışıyorlar. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet olayından sonra. AKP milletvekillerinden birisi “bireylerin günah işleme hakları vardır” diyerek. Bu yolsuzluk ve rüşvet olayını makul kabul edileceğini dile getirdi. Yolsuzlu ve rüşvet olayı hem ahlaken hem de İslamiyet açısından kabul edilebilecek bir olay değildir. Bu zat bu olayın günah olduğunu kabul ediyor ki “bireyin günah işleme hakkı vardır” diyor. Pekiyi adam öldürmekte günahtır. Bireyin adam öldürme hakkı da var mıdır?  Yolsuzluk yaparak günah işleme hakkı varsa. Adam öldürerek günah işleme hakkı da var demektir. Bunu dindar birisinin kabul etmesi mümkün değildir.  Allah bütün günahları af edeceğini buyurmuştur. Fakat bana şirk koşanlar ile üzerinde kul hakkı olanları af etmeyeceğini emretmiştir. Düzce AKP milletvekilinin söylemi en büyük şirktir. “Allahın bütün vasıflarını üzerinde taşıyan bir dünya liderine sahibiz” söylemini nereye koyacaksınız? Bu sözleri kabullenmekte şirktir. Dindar bir kişi bu şirki asla kabul edemez. Bu sözü kabul edipte söyleyenlerin arkasından giderse, bu sözü kabul edenle ayni safta olursa kendisinin de bu şirke ortak olacağının bilincindedir.  Onun için dindarlar bu sözü asla kabullenemez.

Caferilerin camisine saldırı yapıldı. Bu bir mezhep ayrımcılığının göstergesidir. İşte laik olan devlete bunlara müsamaha etmez. Bu olayı kınayanda olmadı. Üzerine gidende olmadı. Mezhepçilik ve ırkçılığın sigortası laikliktir. Laikliği Müslümanlığın önünde engel görenler.  “Bir insan ya Müslüman olur. Ya da laik olur! İkisi bir arada olmaz. Ters mıknatıslanma olur” diyen. Tayyip Erdoğan’dır. Şayet laikliğin kurallarına uyulsaydı. Bu gün Suriye bataklığının içersinde olmazdık.

Ekmeleddin beye Cuma nazmı çıkışında cami avlusunda gazeteciler soru sordu. “Burası ibadethane burada siyaset olmaz” dedi. En doğrusunu söyledi. Dini siyasete alet etmeyeceğini açıkça ifade etmiş oldu. 

Laiklik Müslümanlığın sigortası olduğu gibi, cumhurbaşkanlığı makamı da ülkenin sigortasıdır. Siyasilerin dini siyasete alet etmemesini sağlayacak olan makam cumhurbaşkanlığı makamıdır. Siyasiler oy almak için dini kullanmaya kalktıklarında cumhurbaşkanlığı devreye girer. Bu hususta çıkaracakları kanunları engeller. Dincilik ve mezhepçilik yapmak insanları ayrıştırmanın ve bölmenin en kolay yoludur. Maalesef siyasi partiler dindarların oylarını alabilmek için bu yolu tercih ediyorlar. Bir yerde dinciler dindarları oy deposu olarak kullanıyor. Buda insanları ayrıştırıyor. Allaha şirk koşmaktan dahi çekinmiyorlar. Kendilerini Peygamber efendimizden üstün görme gafletine düşerek didarları kandıracaklarını zannediyorlar. Bu gibi sözleri dindarlar asla söylemez. Söyleyenlere de prim yaptırmazlar.

Önümüzde bizi bekleyen 5 senelik bir dönem var. Bu dönemi gergin geçirmek de. Mutlu ve huzurlu geçirmekte bu milletin elindedir. Bu seçimlerdeki oylar parayla, pulla, kömürle, gıda maddesi ile bir yerlere verilecek oylar değildir. Ayrımcılığın hat safhada olduğu bir dönemde birlik beraberliğimizin teminatı olacak bir oylardır. Ülkenin ve çocuklarımızın geleceğine verilecek oylardır. Bir yol var sonu karanlık. Bir yol var sonu aydınlık. Bu yollardan birine oy vereceğiz. 12 senedir milletini görmezlikten gelen bir iktidarın adayı var. Ben tek adam olacağım her şey benden sorulacak diyor. Ben taraf olacağım. Milletimin tarafı olacağım diyor. Fakat şimdiye kadar bizden olanlar. Bizden olmayanlar diye vatandaşı ayıran. Milletin bir kısmına % 50’yi evlerinde zor tutuyoruz. Diye diğer % 50’yi tehdit eden bir aday var. Öbür tarafta ben parti adayı değilim milletin adayıyım diyen bir aday var. Tayyip Erdoğan bu adayı partilerin göstermesine tepki gösteriyor. Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için 20 milletvekilinin imzasının olması gerektiğini neden koydunuz?  Bir kişi nitelikleri uyuyorsa neden aday olmasın. İllaki gidip partilere yalvaracak mı? Dindarlar aklınızı başınıza toplayın. Sizlerin kabul etmesi mümkün olmayan sözleri sarf edenlere dikkat edin. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! Mustafa KOÇAL   17 – 07 201



  • Çarşamba 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Perşembe 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cuma 16 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

01.04.2020

  • İMSAK 05:20
  • GÜNEŞ 06:46
  • ÖĞLE 13:17
  • İKİNDİ 16:51
  • AKŞAM 19:39
  • YATSI 20:59
  • BIST 100

    88.701%-1,05
  • DOLAR

    6,6399% 0,38
  • EURO

    7,2880% -0,08
  • GRAM ALTIN

    340,40% 1,38
  • ÇEYREK ALTIN

    561,66% 1,38