Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


DOĞU YANIYOR

DOĞU YANIYOR


Doğuda savaş yapılıyor. Terörün acıması ve insafı olmaz. Olmuş olsa kendi vatandaşlarına bu kadar cefayı yaşatmaz. AKP iktidarı yanlışından döndü. Amma fatura ağır oldu. Şayet 7 Haziran seçimleri bir sene sonra yapılmış olsaydı. Doğu şehirlerinin ve ilçelerinin her yerine bomba düzenekleri kurulacakmış, oralarda yaşayan vatandaşlar. Sokaklar bomba döşenirken bunları hiç mi görmediler? Mutlaka görenler olmuştur. Neden? Valilere ve kaymakamlara bu gördüklerini ihbar etmediler? Bunun iki sebebi olabilir. Ya PKK´nın tehditlerinde korktular. Ya da PKK´nın bu yaptıklarını kendilerince doğru kabul ettiler. Şimdi olanlardan kendileri mağdur oluyor. Askerlikte bir kural vardır. Kendine zarar gelmesin diye. Bilmiyorum, görmedim, duymadım derler. Bular yeni gelen askerlere ustalar tarafından telkin edilir. Zannedersem doğu il ve ilçelerinde meydana gelen bu olayların. Sebeplerinden biriside asker ocağında kendisine söylenenlerden kaynaklanıyor. Halk arsında da söylenen bir deyim vardır. Ne şeytanı gör. Nede salâvat getir derler. Onlar ne sokaklara bomba döşeyenleri görmüşler. Ne de gördüklerin ilgili makamlara ihbar etmişler.  Hakikaten olan olayları izlerken insan dehşete kapılıyor. Ülke hem maddi, hem de manevi zarara uğruyor. Terör mağdurlarının zararını bildiğim kadarı ile devlet karşılıyor.

Ne yazık ki doğu böyle yangın yerine döndürülmüş durumda iken. Yetkililerden milleti rahatlatacak bir açıklama gelmiyor. Fransa cumhurbaşkanı Paris deki elim olay gerçekleştiğinde statta maç seyrediyormuş. Gerçi bunu TV´ler gösterdi. Olaydan hemen sonra olayın yaşandığı yere gitmesi gerçekten takdir edilecek bir olaydır. Bizde Suruç olayı oldu. Ankara olayı oldu. Üst düzey yöneticilerden hiç birisi olayın olduğu yere hemen gitmemişlerdir. Ancak iki veya üç gün sonra oralara gidip yerinde bilgi almışlardır. Doğuda her gün bunca olay oluyor. Gidip olayları yerinde incelemeyi veya bilgi almayı bırakın. Bu olaylardan bahseden dahi olmuyor. Ne yapıyorlar? Anayasa değişikliğinden bahsedip, anayasayı referanduma götürmeden, meclisten nasıl çıkara biliriz onun hesapları ile uğraşıyorlar. Tabibi başkanlık sisteminin de anayasada yer alacağını söylemeyi de ihmal etmiyorlar. Yeni anayasa ile ülke bölünmeyecek ise. Terör olayları bitecek ise. Ülkeye huzur gelecek ise. Buyurun getirin vatandaşı önüne anayasayı kabul edilsin. Her seçimden sonra bu anayasa gündeme gelir. 2011 seçimlerinden sonrada gündeme geldi. Hatta anayasa uzlaşma komisyonu kuruldu. Aylarca bu komisyon çalıştı. Bir barışık, bir küskünlük yaşadılar. Dağıldılar tekrar bir araya geldiler. 50 kusur madde üzerinde anlaşma sağladılar. Bilhassa iktidar. Masadan kalkan biz olmayacağız diye. Defalarca beyanda bulundu. Sonunda komisyonu dağıtan iktidar kendisi oldu. Ülkede bunca olaylar olurken. Bu olaylar ile ilgili beyanda bulunan yok. Fakat başkanlık sistemi ağızlarından düşmüyor. Anayasayı referanduma götürmekten çekiniyorlar. Onun için anayasa meselesini mecliste halletmeyi düşünüyorlar. Milletin başkanlık sistemine karşı olduğunu bildikleri için. Muhalefetle anlaşma yollarını arıyorlar. CHP´nin başkanlık sisteminin içerisinde olduğu anayasayı kabul edeceğini zannetmiyorum. MHP ile sayı yetersiz kalıyor. Geriye bir tek HDP kalıyor. Bu durumda iken HDP ile anlaşmanın mümkün olmadığı gözükse de. Hem iktidarın menfaatine, hem de HDP´nin menfaatine olacak bir anlaşma yapılır ise. Anayasanın referanduma gitmeden meclisten çıkması mümkün olur. Bunun mümkün olması anlaşma koşullarına bağlıdır. İktidar verin bana başkanlığı. Sizin istediğiniz özerklik ve Öcalan´ın ev hapsine çıkması değil mi? Bizde bunu kabul edelim şeklindeki bir anlaşmaya HDP hayır diyemez. HDP böyle bir anlaşmaya hayır derse. Öcalan ve kandili karşısına almış olur. Bu riski de HDP göze alamaz. Zaten HDP Öcalan´ın ev hapsine çıkarılıp bir sene sonrada serbest bırakılmasını bir ara gündeme getirmişti. 2016 senesinin sıkıntılı geçeceğinin göstergesi bu günkü olaylardır. Saldım çayıra Mevla´m kayıra. Bekleyip göreceğiz. Göreceğiz de ne gibi olayları yaşayacağız onu kestirmek çok zor. Bilinen bir geçek varsa. Sıkıntılı günlerin bizi beklediğidir.

YUNANİSTAN İLE OYNANAN MİLLİ MAÇ

Millette misafirperverlik dahi kalmamış. Yunan marşı söylenirken yapılanlar çok yanlıştır. Bizim istiklal marşımız söylenirken birileri bu saygısızlığı yapacak olursa. Ne diyeceğiz? Saygı görmek istiyorsan önce kendin saygı göstereceksin. Ondan sonra saygıyı beklemeye hakkın olacak. Sonra ölen kim olursa olsun. Giden bir candır. Ölmüş kişinin bizden beklediği tek şey saygıdır. Bu saygısızlığı Konya da oynan milli maçta da yaşamıştık. Konya´daki saygı duruşu Ankara da hayatların kaybeden kendi vatandaşlarımızdı. Fransa da hayatın kaybedenlerin içerisinde bir Türk vatandaşını olduğu da söylendi. Hiç değilse ona saygı gösterip suskun kalmalılardı. Bu olay bizim milletimize hiç yakışmadı. Saygı duruşu esnasında ve marşları söylenirken, ıslıklamak slogan atmak doğru olmamıştır. Budan sonra bizim milli marşımız söylenirken ayni şeyleri bize yaparlarsa kimsenin gocunmaması gerekir. Ne ekti isek onu biçeriz. Milli maç dolayısı ile ceza görmezsek çok iyi. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 19- 11- 2015 Mustafa KOÇAL

 



  • Çarşamba 17 °C / 9 °C Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 °C / 10 °C Bulutlu
  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli

Balıkesir

13.11.2019

  • İMSAK 06:17
  • GÜNEŞ 07:43
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:38
  • AKŞAM 18:03
  • YATSI 19:23
  • BIST 100

    104.493%0,50
  • DOLAR

    5,7651% -0,23
  • EURO

    6,3510% -0,21
  • GRAM ALTIN

    271,31% 0,13
  • ÇEYREK ALTIN

    447,6615% 0,13