Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


DÖNELİM ADANIN İSİM TASHİNE…

DÖNELİM ADANIN İSİM TASHİNE…


Yassıada’da Yassılaşan Adalet!

                Beş yıllık çalışma sonucu 27 Mayıs 2020’den itibaren Ada’nın ismi “DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK ADASI” olarak değişti. Bu isim değişikliğinin gerekçesini bile bildiğim kadarıyla açıklamaya çalışıcam.

                27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından Başvekil Adnan Menderes, Hariciye Vekili Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Vekili Hasan Polatkan’ı idam sehpasına götüren kararın verildiği Mahkeme Yassıada’da kurulmuştu. Dönemin kimi siyasileri, askerleri, üst düzey polis ve bürokratları da bu mahkemede yargılanmıştı.

                Duruşmalar tıpkı maç nakli gibi radyolardan veriliyordu. Henüz o zamanlar televizyon yayını olmadığı için radyo tek iletişim aracıydı. 1960’lı yıllarda haftada bir gün İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maçka yerleşkesinde bulunan Maden Fakültesi’nden TV yayını yapılıyordu. O zamanın öğrencileri o yaşanan yıllarda İleri Türk Musikisi Konservatuarı Korosu olarak İstanbul Radyosu’ndaki emisyonlarının yanında haftada bir gün (Salı günleri) de İTÜ’nün TV yayınlarına katılan birçok öğrenci o yaşanan günleri çok iyi bilir.

                TRT’nin kuruluşu ve siyah beyaz TV yayınları çok sonraları hayata geçirilmişti!

                Yassıada duruşmalarını radyodan takip ediyorduk dinleyiciler olarak. Duruşmaların o günlerin delikanlı avukatlarından Sayın Hüsamettin Cindoruk ve ceza hukukçusu avukat Burhan Apaydın, avukat Orhan Cemal Fersoy gibi isimler de Cumhurreisi merhum Celal Bayar, merhum Adnan Menderes ve diğer çok önemli olan siyasilerin müdafileri olarak parladılar!

                Ünlü siyasilerin ünlü avukatları olarak bu isimleri de sonradan siyaset sahnesinde gördük!

                Dönelim adanın isim tashihine…

                27 Mayıs’ın 60’ıncı yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli törenle Yassıada’nın “DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK ADASI” olarak açılışını yaptı.

                Sayın Erdoğan açılış konuşmasında:

“Menderes ve arkadaşlarını idam sehpasına çıkartanların ve onları destekleyenlerin alınlarındaki kara leke hiçbir zaman silinmeyecektir. Darbe ile görevinden indirilen, Yassıada’da kurulan tiyatro mahkemelerde yargılanan rahmetli Menderes ve arkadaşları değil, tarihi, kültürü, değerleri ve inançlarıyla milletimizdi.

                Her üç kahramanda idam sehpasına gurur ve inançla yürüdü” dedi.

                Hukuk açısından, Sayın Erdoğan’ın sözünü ettiği “TİYATRO MAHKEMELER” kavramının altını kalın bir çizgiyle çizelim.

                Tiyatro Mahkemeler ne anlama gelmektedir?

Hukuk dilinde bunun adı “ÖZEL MAHKEMELER” dir. Bu mahkemelerde yargıç dayatılan ideolojiye bağımlıdır. Yargı kesin taraftır, güçlülerin silahıdır, bağımlıdır. Yargıç bağımsız ve özgür değildir. Yargıç kendisine de bağımlıdır.

                Bu mahkemelerde İnsan Hakları Hukuku ile “DÜŞMANLA SAVAŞ HUKUKU” karşı karşıyadır. Hatta insan hakları hukuku açısından bir karinenin de ötesinde artık temel bir hak olarak kabul edilen “SUÇSUZLUK KARİNESİ” yerini “SUÇLULUK KARİNESİ” ne terk etmiştir. Kuşkudan SANIK değil, DEVLET yararlanacaktır.

                İşi biraz somutlaştıralım:

                27 Mayıs 1960 tarihi ve sonrasında yapılan gözaltı, tutuklama, soruşturma ve yargılamalar ile bu aşamalarda reva görülen muameleler, hukukun hiçbir tarafına sığdırılıp haklı gösterilemez.

Bu uygulamaların tümü, esas itibariyle o dönemde yürürlükte olan iç hukuk kurallarına aykırı olduğu gibi altında imzamız bulunan, uluslararası insan hakları belgelerine de tamamen aykırıdır. Muhatapların Cumhurbaşkanı, Başbakan veya Bakan olması değil, “İNSAN” olması ve meşru kurallara aykırı davranılması gerçeğidir yaşanılanlar.

                Olağanüstü mahkeme kurup, dürüst yargılama olmaksızın, suçta ve cezada yasallık ilkesini, tabii hâkim güvencesini hiçe sayan anlayış, “SONUCU BAŞTAN BELLİ OLMAK” karinesinden kurtulamayacak bir sürecin, hem de ülkeye demokrasi ve hukuk getirme iddiasında bulunanlar tarafından yaşatabilme iddiasına yol açmıştır.

                27 Mayıs 1960 tarihinden sonra kurulan mahkeme ve atanan yargıçlar uygulamasındaki yanlışlık, maalesef hukuk tarihimizdeki yerini hemen anında almıştır!

                Ne var ki, ders alınmadığı için tarih tekerrür etmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimiyle “TİYATRO MAHKEMELER” oynanıp durmuştur.

                Örnek mi, çoook:

12 Mart 1971 sonrası Sıkıyönetim Askeri Mahkeme ve ilk Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Yargılamaları, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi sonrası Sıkıyönetim Mahkemeleri ve nihayet Ergenekon, Balyoz ve Casusluk Davaları…

                Yıllarca sanatla haşır neşir olanları izleyen ve sanatı seven biri olarak, gerçek sanatçıları tenzih ediyorum, izlettikleri tiyatro sanatında böyle uzman “USTA” oyuncular görmedim.

                Kolay kolay da sizler/bizlerde göremeyiz!..



  • Perşembe 32 ° / 19 ° Güneşli
  • Cuma 38 ° / 23 ° Güneşli
  • Cumartesi 37 ° / 23 ° Güneşli

Balıkesir

13.08.2020

  • İMSAK 04:37
  • GÜNEŞ 06:12
  • ÖĞLE 13:18
  • İKİNDİ 17:07
  • AKŞAM 20:15
  • YATSI 21:43
  • BIST 100

    1.109%-0,47
  • DOLAR

    7,3488% 0,21
  • EURO

    8,7013% 0,69
  • GRAM ALTIN

    456,23% 0,92
  • Ç. ALTIN

    752,7795% 0,92