Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


EKONOMİYİ GÜNDEMDEN DÜŞÜRÜYORLAR

EKONOMİYİ GÜNDEMDEN DÜŞÜRÜYORLAR


Gülerdir gündemi meşgul eden ekonomiyi gündemden düşürmeye çalışıyorlar. Bunu da başardılar. Nasıl başardılar? Orta vadeli program açıklayacağız dediler. Yeni ekonomi programı açıkladılar. Dolardan konuşan oluyor mu? Olmaz çünkü ne yapacaklarını açıkladılar. İktidarda doları konuşmuyor. Bunu daha önce yapsalardı. Bu noktaya gelinmezdi. Sağa sola bağırıp çağırmakla olmuyor bu işler. Politika üretmekle oluyor.

Amma iyi amma kötü bir program açıklanınca ve dolar konuşulmayınca ortalık yatıştı. Konuştukça doların ateşini yükseltiler. Dolara bir türlü fren tutturamadılar. Nasıl fren yaptırdılar. Bir program açılamakla iki doları konuşmamakla başardılar. Şimdi gündemde yerel seçim ittifakı ile af meselesi var. Bu iki konu cumhur ittifakını kuran iki parti arasında mesele oldu. MHP yerel seçimde kendini kurtarmaya çalışıyor. Bir ilde hangimizin adayı seçilmeye yakın ise orada aday o olsun diyorlar. Ben bir örnek vereyim.

Hali hazırda Manisa belediye başkanı MHP´li biz İstanbul da aday göstermeyelim. AKP´nin adayını destekleyelim. Sizde Manisa da aday göstermeyin bizim adayımızı destekleyin anlamına gelecek öneriler getiriliyor gibi. Bu kadar senedir tek başına iktidar olan bir partinin böyle bir ittifakı kabul edeceğini tahmin etmiyorum. Genel seçim havası ile yerel seçim havası değişiktir. Genel seçimde ilin adayı iyi olsun kötü olsun seçmen partiye oy verir. Yerel seçimde kendi iline hizmet verecek kişiyi tercih eder. Milletvekili de hizmet etmek için seçiliyor diyebilirsiniz? Milletvekili hizmete vesile olmaya çalışır.

Çünkü bakanların ve bakanlar kurulunun kararı gerekir. Yerelde belediye başkanı planını programını kendisi hazırlar. Kendi meclisine onaylatır. Onun için yerel seçim ile genel seçimler birbirinden ayrı önem taşırlar. İttifakın göstereceği aday değil. Yerelde halkın benimseyeceği aday önemlidir. Nasıl bir ittifak ile seçime girecekleri seçime yakın belli olur. Çünkü iktidar ittifak konusuna çok sıcak bakmıyor. Sözcüleri genel başkanlar anlaşır diye olayı geçiştiriyor. Yerel seçimde ikisinden birisi aday gösterir meclis üyelerinde karma liste yaparlar.

Meclis çoğunluğunu elde etmek için. Bu ittifak konusu cumhurbaşkanının iki dudağının arasından çıkacak iki kelimeye bağlıdır. Ya evet diyecek. Ya da hayır diyecek. MHP istediği kadar öneride bulunsun. Tek adam yönetimi olduğunu da unutmasın. Yine cumhur ittifakı yapanların arasında ters düştükleri af konusu var. Gündemi meşgul eden konulardan biride af konusudur. MHP´nin meclise getirdiği af yasasına bakıldığında devlete karşı suç işleyenler af kapsamına girmiyor. Buna karşılık olarak da AKP kendisini şöyle savunuyor. Ben ancak devlete karşı suç işlemiş olanları af edebilirim.

Bireylerin birbirine karşı işledikleri suçları af edemem diye kendini savunuyor. Burada AKP haklı durumdadır. Çünkü kanunlar bu konuda yetki sahibini belirlemiş. İktidar ancak devlete karşı suç işleyenleri af etme yetkisine sahiptir. Çünkü devlete karşı suç işleyenleri devlet kendisi mahkemeye vermiştir. Suçluya karsı devleti savunmuştur. Suçlunun ceza almasını devlet sağlamıştır. Birey suçlularında ise bir taraf mağdur oluştur. Birisi birisini dolandırmış. Mahkemeye veren mağdur olan dolandırılandır.

Ve dolandırana karşı kendisini korumuştur. Böyle bir konuda ceza alan dolandırıcıyı devlet ben seni af ediyorum diyemez. Allahın adaleti de böyledir. Allah her şeyi af ederim. Fakat iki şeyi af etmeyeceğini şöyle buyurmuştur. Bana şirk koşanı ve üzerinde kul hakkı olanı af etmeyeceğini buyurmuştur. Yukarıda verdiğim örnek gibi. Bir kişi birisini dolandırmış ise. Dolandırılanın dolandıran üzerinde hakkı oluşmuştur. Bu kişi ben beni dolandıranı af ettim demeden. Allah o kişiyi af etmez. Onun için cenazenin başında hocalar helallik alırlar. Onun için devletin bireyse suçları af etme yetkisi yoktur.

Allahın af etmediğini başkansı nasıl af edebilir. Bu kanun tam İslamiyet´e uygun olarak çıkarılmıştır. İsterlerse af etsinler. Afları ancak dünyada geçerlidir. Ve af edenlerde sorumlu olurlar. Bireyin üzerindeki hak düşmedikçe hiçbir affın değeri yoktur. Ancak hak sahibi olan bireyin af etmesi gerekir. İki satırda vatandaşları ilgili konudan bahsedelim. Bireysel emeklilik konusu var. İkinci bir emeklilik olma konusu. Bu bireysel emekliliği isteğe bağlı tutmuşlardı. Kişiler istekleri doğrultusunda aidatını yatıracaktı. Şayet vazgeçmek isterse 3 ay içerisin vazgeçebiliyordu. Yatırdığı aidatı geri alıyordu. Şimdi bu bireysel emekliliği zorunlu hale getirmişler.

Çıkmak isteyenler ancak 5 sene sonra çıkabilecek. İktidar bu bireysel emeklilik fonunda toplanacak parayı kullanacak benim kanaatime göre. İşsizlik fonundaki parayı nasıl kullanıyorlarsa bu fonda toplana parayı da kullanacaklar. Özel tüketim vergisi (ÖTV) amacı haricinde kullanılmıştır. Bu vergi geçici konmuştu. Uzun süre bu vergiyi amaç harici kullandılar. Bu vergi depremzedelere yardım için konmuştu. Sonra kalıcı hale getirdiler. Böyle olan fonların hepsini kullandılar. Saygılarımla.

Türkiye laikti laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 26-092018 Mustafa KOÇAL



  • Çarşamba 15 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 11 ° / 0 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 13 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

29.01.2020

  • İMSAK 06:47
  • GÜNEŞ 08:13
  • ÖĞLE 13:26
  • İKİNDİ 16:06
  • AKŞAM 18:30
  • YATSI 19:51
  • BIST 100

    120.592%0,66
  • DOLAR

    5,9524% 0,19
  • EURO

    6,5480% -0,03
  • GRAM ALTIN

    300,64% 0,28
  • ÇEYREK ALTIN

    496,056% 0,28