Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


EL YAZIMIZ NASIL OLACAK?


Birinin size bir kalem verdiğini bir düşünün!

                Her sabah kalktığım zaman kendi kendime şöyle söz veririm; Dünya üzerinde vicdanımdan başka kimseden korkmayacağım. Kimsenin haksızlığına asla da boyun eğmeyeceğim.

                Adaletsizliği adaletle yıkacağım ve mukavemet etmekte ısrar ederse onu, bütün mevcudiyetimle karşılayacağım. Mahatma Gandhi.

                Birinin size bir kalem verdiğini düşünün. Ama bu kalem bildiğimiz kalemlerden değil. Kapağı kapalı, içini açıp ne kadar mürekkebinizin olduğunu göremeyeceğiniz bir kalem.

                Ne kadar mürekkebiniz kaldığını da kontrol edemeyeceğimiz için, açıkçası işimiz biraz zor. Kalemimiz, siz daha birkaç cümle yazmışken bitebilir. Ama şanlıysanız her şeyi değiştirebilecek bir, belki de iki roman bile yazabilirsiniz.

                Bunu başlamadan bilemezsiniz.

                Oyunun kurallarına göre, ne kadar yazabileceğinizi bilmenizin imkânı yok. Şansınızı denemekten başka çareniz yok.

                Oyunun kuralları olmasına rağmen, bu kurallar sizi asla bir şey yapmaya zorlamaz. Hiçbir şeyi riske atmayıp kalemi bir kenara atıp bir şey yazmadan da devam edebilirsiniz hayatınıza.

                Peki ya siz, kalemi kullanmaya karar verirseniz onunla ne yapacaksınız?

                Oyununuzu nasıl oynamak istiyorsunuz?

                Yazmaya başlamadan önce uzun uzun düşünür kafamızda taslaklar oluşturarak mı yola çıkacaksınız?

                Planlarınız o kadar uzun ve ayrıntılı olacak ki belki de yazmaya asla vaktiniz kalmayacak mı?

                Yoksa kalemi elinize alır almaz, hiç düşünmeden o yazmaya mı başlayacaksınız?

                Kendinizi harflerin, hecelerin, kelimelerin, cümlelerin ve paragrafların ellerine teslim mi edeceksiniz?

                Acaba bir sonraki kelimeyi yazarken mürekkep bitecek mi korkusuyla mı, yoksa kendinizi mürekkep asla bitmeyecek fikrine inandırarak mı yazacaksınız?

                Çünkü biliyorsunuz ki mürekkebin bitip bitmeyeceğini, bitecekse de ne zaman biteceğini bilmemiz asla mümkün değil.

                Peki, ne hakkında yazmayı planlıyorsanız?

Sevgi mi? Aşk mı? Aile mi? Dostluk mu? Nefret mi? Şiddet mi? Eğlence mi? Pişmanlık mı? Ayrılık mı? Ölüm mü? Hiçbir şeyinizi mi yoksa her şeyinizi mi yazacaksınız?

                Yalnızca kendinizi mutlu etmek için mi, yoksa başkalarını da mutlu etmek için de mi yazacaksınız? Belki de başkaları için ya da başkalarını yazıp kendimizi mutlu edecek misiniz?

                El yazımız nasıl olacak?

                Özenli ve düzgün mu? Yoksa gelişi güzel mi yazacaksınız? Kelimeleriniz ben buradayım dercesine okunaklı ve büyük mü olacak, yoksa titrek ve silik mi olacak? Cümleleriniz süslü ve ağır cümleler mi olacak, yoksa sade anlaşılır ve hafif mi?

                Peki ya defteriniz nasıl olacak? Çizgili mi, çizgisiz mi? Çizgiliyse satırların arasında boşluk bırakacak mısınız, yoksa hiç satır atlamadan alt alta mı yazacaksınız? Çizgisizse düz bir çizgi halinde yazabilecek misiniz? Ya da düz yazamamayı önemsemeyecek misiniz? Düşünecek ne kadar çok şey var değil mi?

                Şimdi size bir yaşam verildiğini iyice bir düşünün?

                Sonuç olarak kendi hayatınızın yazarı olun?

                Hayatınızın en mutlu gününü düşünün sonra da 365 gününüzü böyle geçirdiğinizi düşleyin.



  • Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu
  • Pazar 8 ° / 2 ° Bulutlu
  • Pazartesi 7 ° / 1 ° Bulutlu

Balıkesir

18.01.2020

  • İMSAK 06:52
  • GÜNEŞ 08:20
  • ÖĞLE 13:24
  • İKİNDİ 15:55
  • AKŞAM 18:18
  • YATSI 19:40
  • BIST 100

    121.475%0,39
  • DOLAR

    5,8884% 0,54
  • EURO

    6,5319% 0,03
  • GRAM ALTIN

    295,25% 0,90
  • ÇEYREK ALTIN

    487,1625% 0,90