Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


ERMENİ SORUNLARI ÜZERİNE (6)…

Belgelerle Ermeni Mezâlimi..


Belgelerle Ermeni Mezâlimi..

                Ermeni Madam “M. Tatiana Karameli” anlatıyor:

Söylediklerim tamamen doğrudur. 8 Ağustos 1917’de Bayburt’a geldim. Görevim, yetim Türk çocuklarına bakmaktı. Bir ara köy köy dolaşmaya başladım. Ermeniler Türk evlerini ablukaya alarak para, eşya, erzak ve ne varsa alıyorlardı; zavallı kadınları, ihtiyar ve gençleri dövüyorlardı. Güzel kız ve kadınların namuslarına taaruz ettiler. Üç köyde bunlar oldu, Çoruh ve Ersinek taraflarındaki köyde de aynı mezalim yaşandı.

                Ermeniler Türkleri yollarda öldürüyorlardı. Yollar Ermenilerce tutulmuştu. Bahtsız Türkler Kadınlara, çocuklara varıncaya kadar kesiliyordu. Türk köyleri her gece baskına uğruyor, soyuluyor ve gençler imha ediliyordu. Oysa Türklere karşı yaptıkları hıyanetten dolayı harbin ilk devirlerinde Rusya’ya göç eden ve âlicenar Türkler tarafından göç esnasında korunan Ermeni erkek/kadın ve kızları tamamen yerlerine dönmüştü. Bu nankörler de yazık ki çirkin bu mezalime iştirak ettiler.

                Türk köylüler çağrılıp mahzenlere dolduruldu. Onlardan bir daha haber alınamadı. 15 Şubat gecesi korkunç çığlıklar işittim. Benim yetimhaneden çocuk feryatları geliyordu. Hemen giyinip oraya koştum. Çocuklar hançerlenerek öldürülmüştü. Bir kısmı yaralı olarak sokaklara fırlatılmıştı. Etraftan devamlı silah sesleri geliyordu. Sabah olduğunda her tarafta Türk kadın çocuk ve erkek cesetleri gördüm. Ermeniler Bayburt’tan çekilirken 150 kadar Türk çocuğunu götürdü ve vahşice katlettiler.“ (Arşiv Belgelerine Göre Kafkaslar’da ve Anadolu’da Ermeni Mezâlimi, Cilt. 1.)

                Ermeni Zulmü..

                Osmanlı topraklarında yaşayan saygın vatandaşlar iken ve hatta Osmanlı yönetimi tarafından kendilerine “TEB’A-YI SÂDIK” denilen Ermeniler Rusların oyununa geldi. 1914 senesinde başlayan Birinci Cihan Savaşı’yla birlikte Ruslar, Doğu Vilâyetlerimizi işgale başladılar. Ermenileri kullanarak silahlandırdılar. Yüzyıllardır birlikte yaşadıkları Müslümanların üzerine sürdüler Van’da bu vahşeti bizzat yaşayan devrin en büyük İslâm alîmi Seyyid Abdülhakim Efendinin tesbitleri kısaca şöyledir:

                “… Hızla silâhlanan Ermeniler, Müslümanların mallarını yağma etmeye koyuldular… Mayıs ayında düşman kasabamıza bir saatlik mesafeye yaklaştığından hükümet tahliye emri verdi. Dağlara ve çöllere düştük. Evlerimizi, çarşılarımızı, okullarımızı, camilerimizi tamamiyle yakıp kül ettiklerini haber aldık. Bu vaziyette zaten geri dönemezdik! Düşman, istilâsına devam ederek, Van, Şafak ve Nurduz’u ele geçirmişti: Ermenilerle Keldanî aşiretlerine mensup olanlar, görülmedik zulüm ve vahşete yol açtılar! Eli silâh tutanların hemen hepsi Erzurum taraflarında ve cephede bulunuyordu. Tamamen müdafaasız kimselerden meydana gelen göç topluluğu bir ana-baba günü manzarası ile yol alıyordu. Ermeni fedailer ise, genç kız ve kadınları esir edip büyük bir kısmını şehit ettiler. Zaho’nun dağ ve çöllerinde muhacirlerin %70’i açlıktan can verip hayvanlara ve kuşlara yem oldular…

                Bizimle beraber 29 köyün ihtiyarları, kadınları ve çocukları ıssız çöl ve dağlarda elimize ne geçerse yiyip, bin bir türlü meşakkat ve zahmetle Haziran’ın ilk gecesi Revandız’a girdik… Oradan Musul, Adana, Konya üzerinden Eskişehir’e nihayet 1918 senesinin Nisan ayının ortalarında İstanbul’a vasıl olduk. Bizim aile 150 kişiden 20 kişi kaldık…

                Ermeni İsyanı..

                1890’dan sonra başlayan onlarca isyan ve hemen ardından gelen Ermeni katliamları karşısında Osmanlı Hükümeti, Ermeni Patriği, Ermeni milletvekilleri, komiteler ve Ermeni cemaatinin önde gelenlerine yeni karışıklıklar çıkarması durumunda; “ÜLKE SAVUNMASINI SAĞLAMAK AMACIYLA SERT TEDBİRLER ALMAK ZORUNDA KALINACAĞI.” anlatılmıştır.

                Osmanlının bütün iyi niyetli ikazlarına rağmen, daha Ruslarla Savaş başlamadan önce her türlü isyan hazırlığına girişmiş olan Ermeni İsyanları özellikle Doğu Anadolu’dan başlayarak diğer vilayetlere yayılmıştır. Erzurum ve çevresinde Rus işgalinin genişlemesiyle Ermeniler, Kafkas Cephesindeki bozgundan sonra, Ermenilerin Müslüman halka karşı baskıları, askerden firarları, asker ve jandarmaya saldırıları, silahlı ve mühimmatla yakalanmaları, Fransızca, Rusça ve Ermenice şifre gruplarının ele geçirilmesi gibi gelişmeler, ülke çapında bir karışıklık çıkaracaklarını gösteren en önemli deliller olmuştur!

                Bir ilk olan, Van Ermenileri İsyanı şöyledir:

                Çevredeki Ermeniler, Osmanlı Devleti’nin savaşa girdiği tarihlerde Van’da toplandılar ve silahlanarak Rusların iyice yaklaşmasını beklediler. 17 Nisan 1915’de başlayan isyan, bütün vilayeti sarmış 20 Nisan’da da Van şehri ve köylerindeki Ermeniler ile ÇÖLEMERİK (HAKKARİ) Nasturileri ayaklandırmışlardır. Ermeni Kotagikosu V. Kevork, 10.000 silahlı çetecinin bu isyana katıldığını bildirmiştir.

                Bunun üzerine Ermeni Komiteleri Teşkilâtı 24 Nisan 1915 tarihinde kapatılarak yöneticilerinden 2345 kişi devlet aleyhine faaliyette bulunmak suçundan tutuklanmıştır. Dışarıdaki Ermenilerin her yıl; “ERMENİ SOYKIRIMININ YILDÖNÜMÜ” diye andıkları 24 Nisan işte bu 2345 komitecinin tutuklandığı tarihtir ve TEHCİRLE hiç uzaktan ve yakından alâkalı değildir… (*) (Kaynak; Ermeni Dosyası – Kamuran Gürün S: 210-211)

                “Harp zorunlu ve kaçınılmaz olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye karşı karşıya kalmadıkça harp bir cinayettir.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk



  • Cumartesi 14 ° / 2 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 14 ° / 3 ° Fırtına
  • Pazartesi 16 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

07.12.2019

  • İMSAK 06:39
  • GÜNEŞ 08:08
  • ÖĞLE 13:05
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.869%0,19
  • DOLAR

    5,7886% 0,66
  • EURO

    6,4034% 0,20
  • GRAM ALTIN

    271,56% -0,49
  • ÇEYREK ALTIN

    448,074% -0,49