Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


ERMENİ SORUNLARI ÜZERİNE (7)…

Ermeniler ile Türkler Arasındaki İlişkiler..


Ermeniler ile Türkler Arasındaki İlişkiler..

                Ermeniler ile Türkler arasındaki ilişkiler Türkler ile Grekler arasındaki ilişkilerden biraz daha değişiktir. Konya’da Ermenilerin yaşadığı ve hatta burada onların gittiği bir meyhanenin bile olduğu bilinmektedir. Fakat Ermeniler çoğunlukla Sultanların yaşamadığı Doğu Anadolu yöresinde toplanmışlardı. Onları destekleyen herhangi bir siyasal güç yoktu, bu nedenle de Ermeniler Selçuklu siyasal yaşamındaki rolü Greklere oranla önemsizdi.

                Aynı nedenlerden Ermenilerin karşılaştıkları güçlükler de daha azdı. Genellikle Kapadokya’dan olmak üzere, Kilikya’ya yapılan göçlere karşılık, Doğu Anadolu’daki Ermeniler orada yaşamaya devam etmişlerdir. Erzincan büyük bir Ermeni kenti olarak kalmıştır. Ermeniler hemen hemen her zaman Türk Sultanlara sadakat göstermişlerdir ve kendilerine iyi bir şekilde davranıldığını düşünerek yalnızca ölen kralları için yas tutmakla yetinmişlerdir. Burada da, daha sonraki tarihlerle ilgili olarak öne sürülen duyguları o çağlara aktarmamak gerekir.

                Ermeni Kilisesi üzerine pek etraflı bir bilgi edinemiyoruz. Ama merkezlerinin ya da giderek özgürlüğünü kazanmakta olan Kilikya’daki küçük Ermeni Devleti’nde ya da başka bir kilisesi ve dili olmasına karşın, 13. yüzyılda Gürcülerin Hıristiyan Krallığı’nın sınırlarının içinde kalan Kuzeydoğu Azerbeycan’da olduğu kesinlikle bilinmektedir. Ama gene de Ermeni hiyerarşisi Türk Anadolusu’nda yaşamlarını sürdürmüştürler.

                Kilise toplantılarından Kayseri, Malatya, Sivas, Niksar ve Gölesun’de Ermeni piskoposlarının bulunduğu bilinmektedir. (Gerçi Gölesun zaman zaman Kilikya Ermenilerinin eline geçmekteydi). Bu kez, piskoposların o kentlerde oturmadıklarını düşünmek için bir neden yok, çünkü bunlardan Kilikya tarihinde söz edilmemektedir. Hatta bu piskoposlar, örneğin Sultan Keyhüsrev tarafından desteklenmişlerdir. Ve zaman zaman ondan yardım istemişlerdir. Ayrıca günümüze kadar ulaşmış bazı belgelerde, bu piskoposların yazıları ve bazen de resimleri, Erzincan, Erzurum ve daha başka yerlerde de hâlâ Ermenilerin bazı kültür merkezlerinin bulunduğuna tanıklık etmektedirler.

                Moğol döneminde Sivas’ta yazılmış bir VAKAYİ-NAME (Tarih, Bir olay üzerine yazılmış eser.) vardır. Bir Ermeni doktorun, Malatya’nın kuzeyinde günümüze kadar gelmiş bir kervansarayın temellerini attırmasıyla ilgili Arapça, Süryanice ve Ermenice kayıtlar mevcut bulunmuştur. Erzincan’ın ve oradaki piskoposların Moğollar döneminde taşıdığı önem çok büyüktür.

                Selçuklu ve Danişmendli topraklarında en az monofizitlerle (Hıristiyanlıkta, Hz. İsa’nın tek bir doğası bulunduğunu savunanlara verilen ad.) karşılaşıyoruz. Monofizitler, Hıristiyanlar arasında en çok Araplaşmış olanlardı ve soydaşları çoğunlukla Arap ülkelerinde yaşamaktaydı. Monofizitler, toplumsal yapıda alçak gönüllü bir yer tutmaları, hiçbir siyasal özlemleri ve anıları olmaması, dayanacakları herhangi bir devletin de bulunmaması yönünden ötekilerden ayrılıyorlardı. Hiçbir güçlük çıkarmıyorlardı ve onları ezmek çok kolay olabilecekken, bunu gerçekleştirmek için herhangi bir neden de yaratmıyorlardı. Daha önceleri de Arapların ve Müslümanların Bizanslılar karşısında kazanmış oldukları yenilgiler onları memnun etmişti. Ermeniler gibi büyüklük taslamadıkları içinde, Türk hâkimleriyle daha yakın ve iyi ilişkiler içinde yaşıyorlardı.

                Ünlü Patrikleri Suriyeli Mihael’in vakayi-namesinde baştan başa bu duyguları görmek mümkündür. İskenderiye’deki Kopt Patrikliğine bağlı ve ‘RUM’ ile ilgili bilgileri bu kaynağa ulaşan bir tarihçinin, I. Mesud üzerine yaptığı açıklamalarında bunlar açıkça vurgulanmaktadır. Bu tarihçi şöyle der: ‘RUM’DAKİ I. SULTAN MESUD’UN UYRUKLARININ BÜYÜK BÖLÜMÜ GREKLERDİR. DÜRÜSTLÜĞÜ VE HÜKÜMET’İNİN DÜZENLİLİĞİ NEDENİYLE ONUN YÖNETİMİ ALTINDA YAŞAMAYI YEĞ TUTUYORLAR.’

                Suriyeli Mihael’e göre, “TÜRKLER KUTSAL GİZLİLİKLERE ÖNEM VERMEDİKLERİNDEN, BİR KİMSENİN NASIL İBADET ETTİĞİNİ ARAŞTIRMAK VE BU NEDENLERLE BİR KİMSEYİ CEZALANDIRMAK ONLARA TERS GELEN BİR ŞEYDİR. BU YÖNDEN HAİN VE YOBAZ KİMSELER OLAN GREKLERİN TAM KARŞITIDIRLAR.”

                Patrikliğin başlıca konutu olan MAR BAR-SAUMA MANASTIRI, Torosların en doğu uçundaki dağlardaydı. Bu yöre uzun yıllar boyunca Urfa’daki Franklar ve Ermeniler, daha sonra da onların yerine geçen Halep’teki ARTUK MÜSLÜMANLARI ile Malatya’yı elinde bulunduran DANİŞMEND’liler ya da SELÇUKLU’lar arasında bir çatışma söz konusu olmuştur. Buradaki piskoposların çoğu siyasal açıdan sık sık değişik kimselerin boyunduruğuna girmişlerdir.

                Tam anlamıyla Selçuklu ya da Danişmend topraklarında Malatya, Arga, Elbistan, Tzamandos ve Kayseri’de piskoposlukların bulunmuş olduğunu gösteren birçok tarihi belgeler vardır.

                Suriyeli Mihael, II. Kılıç Arslan ile çok yakın bir kişisel ilişki içindeydi. Kılıç Arslan onu ziyarete gelir, Mihael onun bilgin kişileriyle din üzerinde konuşur ve onlardan mektuplar alırdı.

Mihael bundan, Türklerin Bizanslara karşı kazandıkları zaferlerden duyduğu memnunluk gibi bir memnunluk duyardı. Suriyeli Mihael’in çağının en kültürlü kişilerinden biri ve başka kiliselere oranla en çok Hıristiyanlığı birleştirme yanlısı olduğu dikkate alınırsa, bütün bunlar daha da ilginç oluyor.

                Mihael, Mar Bar-Sauma Manastırı’nı ve Malatya Katedrali’ni baştan başa onartmayı başarmıştı. Bu arada kendisi için çok yararlı bir vergi affını da sağlamıştı. Malatya ve Mar Bar-Sauma Manastırı uzun süre Süryani Manastır kültürünü yaşatan merkezler olmuşlardır.

                Michael’den önce Denis Bar Salibhi burada yaşamış, daha sonra da Ortaçağ Monofizit bilginlerinin en büyüğü ve sonuncusu olan Bar Hebralus bir süre burada yaşamıştır.

1200 yıllarında Malatya’da yazılmış resimli bir Süryani İncili elimizde bulunmaktadır. Sistematik bir incelemenin sonucunda, pek çok Süryani yazılarının, Bazı Ermeni yazılarının da olduğu gibi, Selçuklu Anadolusu’nda yazılmış olduğunu ortaya koyacağından hiçbir kuşku yoktur.”



  • Salı 17 ° / 10 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

19.11.2019

  • İMSAK 06:23
  • GÜNEŞ 07:50
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:35
  • AKŞAM 17:58
  • YATSI 19:19
  • BIST 100

    107.529%0,64
  • DOLAR

    5,7047% -0,61
  • EURO

    6,3229% -0,56
  • GRAM ALTIN

    269,86% -0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    445,269% -0,65