FANATİZM ÜZERİNE TESPİTLER
FANATİZM ÜZERİNE TESPİTLER
Tarih: 7.11.2017 01:07:18
ARDA ERTAN - SPORTİF BAKIŞ

Bundan yaklaşık 25 yıl önceydi… ŞMG´ de lise 2. sınıfta görmekte olduğum Psikoloji dersinden dönem ödevi olarak ‘sporda fanatizm´ konusunu vermişti öğretmenim bana. O yıllarda da sporla ilgili olduğumu fark eden öğretmenim, sanıyorum bende farklı bir bakış açısı geliştirmeyi, bu konu hakkında detaylı araştırmalar yapıp, daha da bilinçlenmemi, ve çevremdeki yaşıtlarımı da olumlu yönde etkilememi hedeflemişti. Nitekim bu ödev çalışması amacına ulaştı… Fanatizm üzerine o yıllardaki kısıtlı imkanlarla ( internetin ve Google Amca´nın henüz icat edilmediği 90´larda, Bandırma İlçe Kütüphanesini, gazete ve dergi sayfalarını taramıştım haftalarca ) yaptığım araştırma sonucunda, arkadaşlarım üzerindeki etkisini tam olarak ölçemesem de, kendimde sportif düşünce ve tutum anlamında önemli değişiklikler meydana geldiğini açıkça hissetmiştim. Bu sebeple bu yazımı ‘sporda fanatizm´ konusu üzerine kurarak bir nostalji yapmak istedim. Çok derin ve detaylı işlenebilecek bu başlığı kısaca anlatmaya çalışalım şimdi…

/resimler/2017-11/7/0108553724510.jpg

FANATİZM NEDİR, FANATİK KİMDİR?

Fransızca kökenli ‘Fanatizme´ kelimesinden Türkçe´mize geçmiş olan Fanatizm, bir durum, bir düşünce, bir kişi veya kuruma karşı gereğinden fazla destek çıkmak, onu takıntı haline getirmek,  gerekli görüldüğünde de desteklenen o şey uğruna aşırı eylemlerde bulunmak şeklinde tanımlanabilir. Bu aşırılık duygularını yaşayan ve davranışlarına döken kişilere de ‘Fanatik´ adı verilmektedir. Ülkemizi baz alırsak, fanatizmi özellikle spor ve siyaset alanında gözlemleriz ve çokça örneklerini görürüz. Tabii ki bizim burada üzerinde duracağımız kısım, spordaki fanatizmdir. Toplumun bazı kesimlerince hoş karşılanmayan fanatizm, kimi çevrelerce de takdir edilmekte, hatta bir ayrıcalık, övünç kaynağı olarak görülmektedir…

/resimler/2017-11/7/0109411381608.jpg

SPORDAKİ FANATİZMİN PSİKOLOJİK KÖKENLERİ

Sportif etkinlikler dünya genelinde sürdürülen büyük organizasyonlardır ve bunlara bağlı olarak gerçekleştirilen ligler, kupalar, müsabakalar her zaman rekabet ve kazanma duygusunu ön plana çıkarır. Futbol da dünya çapında en popüler spor olduğundan, özellikle futbol maçlarındaki fanatizm yıllardır araştırma konusu olmaktadır. Ancak sporun, futbolun doğasında yer alan ‘kazanma isteği´ fanatizmi ortaya çıkaran tek ve asıl neden değildir. Kazanma duygusunu fanatizme dönüştüren, karşı karşıya gelen iki takım sempatizanlarının-taraftarlarının, kazanmaya aşırı odaklanması ve bunu olmazsa olmaz, hatta ölüm-kalım meselesi haline getiren takıntılı düşünce sistemidir...

 Takım tutmak, ilgi duyulan, sevilen bir kulübün yandaşı olmak, onun başarılarını istemektir. Bir takıma sempati duyan bir taraftarın başarılı sonuçlara sevinmesi, başarısızlık durumunda ise makul bir üzüntü hissetmesi doğal ve kabul edilebilir bir durumdur. Ancak ortaya çıkan bu üzüntü ve sevinçlerin abartılması, duyguların uç noktalarda yaşanmaya başlanması fanatizme işarettir. Ortaya çıkan bu fanatizm, spordan keyif alınmasını güçleştirip, izleyenlere stres, gerilim, öfke duyguları yüklemektedir. Hele ki beklentisi yerine gelmemiş, müsabakadan istediği sonucu alamamış fanatik bir taraftarın, rakiplerine karşı kontrolsüzce hakaretler edip tehditler savurduğunu, daha da ileri gidip vurup-kırıp-döktüğünü tribünlerde, salonlarda, stat önlerinde, hatta şehirlerin cadde ve sokaklarında sıklıkla görebiliriz. Fanatik bireyler istemedikleri bir durum karşısında ortaya çıkan durumu kabullenmek yerine kendilerini bir cezalandırıcı olarak görme eğilimindedirler. Onların isteği dışında oluşan skor karşısındaki aşırı tepkilerini bazen ‘‘büyük bir aşkla! ‘´ bağlı oldukları kendi kulüplerine ve hayranlıkla takip ettikleri oyuncularına karşı dahi göstermekten çekinmezler.

 Taraftarların bu noktaya gelmesinde kendileri dışında bazen sorumsuzca hareket eden medya kuruluşlarının da etkisi olmaktadır. Önemli müsabakalar öncesi ortamı geren, bireyleri dolduruşa getiren sorumsuzca yayınlar yapan yazılı ve görsel basın, bilerek veya bilmeyerek fanatizmi körükleyip, tehlikeli boyutlara getirmektedir…

Fanatik bireylerin profilleri incelendiğinde çok farklı sosyal statüden ve yaşlardan insanların fanatizm belirtileri gösterdiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla fakir olsun zengin olsun, genç olsun yaşlı olsun, evli olsun bekar olsun, hatta bay olsun bayan olsun her gruptan fanatik insanlara rastlamak mümkündür.

Bununla birlikte, fanatik taraftara ait ortak bazı özellikler  de vardır. Yapılan sosyolojik araştırmalar bu bireylerin özsaygılarını yükseltmek veya daima yüksek tutmak için genellikle başarı ihtimali yüksek takımları destekledikleri, üst üste başarısız sonuçlar alan takımlardan zamanla uzaklaştıkları, sporu bir sosyalleşme aracı olarak gördükleri ve müsabakalarda hiç tanımadıkları diğer insanlarla kaynaşıp maç temelli sohbetler ettiklerinde kendilerini bu sayede daha saygın, daha mutlu hissettikleri gibi verileri de ortaya çıkarmıştır.

/resimler/2017-11/7/0110181538600.jpg

FANATİZMDE SON NOKTA: HOLİGANİZM !

Fanatizmin en uç, en tehlikeli seviyesi bir Holigan haline dönüşmektir. Holiganlık ciddi bir davranış bozukluğu olarak da tanımlanmakta ve holiganlık üzerine tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Özellikle bu sorundan çok çekmiş olan İngiltere´de holiganizm ile mücadele yıllardır devlet eliyle sistemli bir şekilde yürütülmektedir. Holiganlık fanatizmin doğrudan davranışsal, fiili boyutudur ve karşıdaki rakibe fiziksel zarar verme hedefi güder. Holigan taraftarlar Psikopat, Sosyopat, Antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bireylerle aynı davranış örüntülerine sahip olduklarından kesinlikle taviz verilmemesi gereken, toplum için tehlike yaratacak, sporun ruhuna gölge düşürebilecek bireylerdir.

/resimler/2017-11/7/0110451226539.jpg

ÖZETLE…

Hangi branşta olursa olsun, sportif mücadeleler seyir zevki olan, her yaştan insanın eşiyle ve çocuklarıyla da takip edebildiği,  hayatımıza renk ve heyecan katan güzel toplumsal etkinliklerdir. Sonuca odaklı olmadan, duygularımızı kontrol altında tutup sevincimizi ve üzüntümüzü abartmadan, ve en önemlisi başarı için ter döken sporcuları ve diğer sporseverleri rencide etmeden, kimseyi kırıp üzmeden taraftarlık yapabilmeliyiz. Bir şekilde bu olgunluğa ulaşabilmeliyiz. Küfür, hakaret, kavga, şiddet, yaralama spor sahalarında asla görmek istemediğimiz şeylerdir. Herkes değişime kendinden başlarsa ve bir sporsever olarak olumsuz yönlerini törpülerse çok daha keyifli sportif etkinlikler izleyebileceğimizi düşünüyorum.

Haftaya görüşmek dileğiyle, hoşça kalın.

Anahtar Kelimeler: FANATİZM, ÜZERİNE, TESPİTLER
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
“HOŞÇAKAL CEP HERKÜLÜ!” (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
ŞU YABANCI MESELESİ (14 Kasım 2017 - Salı)
YA SPOR OLMASAYDI? (31 Ekim 2017 - Salı)
Sayfa:
Reklam

/resimler/2017-11/13/0916421674863.jpg

/resimler/2017-8/19/1427030074988.jpg

avşa adası otelleri

kutlu creative

/resimler/2017-1/24/1114325571192.jpg 

studio neo

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:09 07:50 13:04 15:40 18:00 19:29
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar