Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


FERYATLARI DUYAN YOK

FERYATLARI DUYAN YOK


Vatandaşın feryadını duyan yok. Her gün gelen şehitler ülkeyi yasa boğdu. Şehit yakınlarının feryatları milletin yüreklerini parçalıyor. Artık milletin dayanacak gücü kalmadı. Milletin içi kan ağlıyor. Kalleşçe şehit edilen evlatlarımız hayatlarının baharında toprağa veriliyor. Ocaklar sönüyor! Babasına doyamayan çocuklar yetim kalıyor. Analar, babalar evlat acısı ile yaşayan ölüye döndüler. Bunların feryatlarını duyan, yaşadıkları acıları gören yok. Tuzu kurular zevki sefa içerisinde. Dünya yansa el kadar hasırları yanmıyor. Şehit cenazelerine katılanların sayısı her gün artıyor. Kalleşlik, alçaklık, şerefsizlik diz boyu olmuş. Olay yerine yaralılara yardıma giden sağlık ekibine bile saldırılıyor. İnsanlıktan nasibini almamış olan namussuzlar. Ülkede kol geziyor. Birileri de bu olan olayları sessiz sedasız izliyor. Onların derdi iktidarda kalabilmekten başka bir şey değil. İktidarda kalmak uğruna böyle hareket etmeleri, insanı geleceğimiz için endişeye sevk ediyor. Nereye gidiyoruz? Ülkenin bu hali ne olacak endişesi insanları kara kara düşünmeye sevk ediyor. Çünkü her geçen gün insanların özgürlükleri kısıtlanıyor. Can güvenlikleri tehlikeli duruma geliyor. Olaylar bu boyuta nasıl geldi? Ve neden geldi? Sorusunu herkes birbirine sormaya başladı. Daha şubat ayında terör örgütü temsilcileri ile dolma bahçe sarayında bir araya gelen iktidar. 10 maddelik bir mutabakata imza atıyor. Ve bu mutabakat metni yayınlanıyor. Daha önce Diyarbakır da hükümet erkânının da hazır bulunduğu bir şov yapılıyor. Kürtçe türküler eşliğinde halaylar çekiliyor. Dönemin başbakanı konuşmasında  ?dağdakilerin eve döndüğünü hapistekilerin aramızda olduğunu, yeni Türkiye hep birlikte yaşayacağız? diyor. Öcalan ile hem iktidar. Hem HDP´liler devamlı görüşüyor. Öcalan´ın mesajını HDP´lilerin kandile götürmesine ses çıkarılmıyor. İktidar ile örgütün temsilcileri devamlı görüşüyor. Aralarından su sızmaz durumda iken. Birden bunlar unutulup. Sanki bunlar hiç yaşanmamış gibi masalar devrildi. Yayınlanan mutabakat tanınmaz duruma getirildi. Terör örgütü ile müzakere yapılmaz mücadele edilir diyenleri vatan haini ilan edenler. Terör örgütü ile müzakereden vazgeçip. Mücadele etmeye karar veriyor. Ne oldu da? Tutumlarından vazgeçip mücadele etme kararı verdiler. Bu kararı vermelerinin yegâne sebebi 7 Haziran seçiminin sonuçlarıdır. AKP tek başına iktidar olma şansını kaybedince. Bunu içlerine sindiremediler. Bunun sebebini AKP den kaçan milliyetçi oyar olduğu kanısına vardılar. Bu oyları geri getirmenin yolunun terör örgütü ile mücadele etmekten geçeceğini düşünerek örgütle aralarını derhal bozdular. Seçimlerden önce PKK´nın yaptığı olaylara ses çıkarılmıyordu. Hâlbuki barış sürecini bozacak birçok olaylar oldu.  Günlerce devletin karayolları trafiğe kapatıldı. Yollara hendekler kazıldı. Vatandaşların arabaları yakıldı. Korucular pusuya düşürülüp şehit edildi. Diyarbakır da ikinci hava taktik komutanlığı binası önünde ki bayrak direğinden Türk bayrağı PKK militanı tarafından indirildi. Barış sürecine zarar verilmesin diye. Bayrağı indiren militana müdahale dahi edilmedi. Bunlar barış sürecini bozacak önemli olaylardı. Bunlar görmezlikten gelindi. Sebep analar ağlamasın, şehitler gelmesin idi. Şimdi ne oldu? Tek başlarına iktidar olama imkânları ortadan kalkınca. Tekrar tek başlarına iktidar olmak şansını elde edebilmek için. Bu günlere geldik. O kadar yapılanlar terörle mücadeleyi gerektirmedi. Amma iktidarı kaybetmek terörle mücadeleyi getirdi. Şimdi anaların ağlamasını bırakın. Anlarla birlikte! Babalarda ağlıyor! Millette ağlıyor! Ağlayanların feryatları milletin yüreklerini parçalıyor. Şehit cenazelerinde aileler ile birlikte cenazeye katılanların ağladığı gibi. Akşam haberlerinde şehit haberlerinin verilmesi ile millet evlerinde ağlıyor. Her ev cenaze evine döndü. Sofrada yemek yiyenlerin lokmalar boğazlarına düğümleniyor. Millete bu acılar bir ikbal uğruna yaşatılıyor.  Bu şehit cenazeleri bir gerçeği ortaya çıkardı. Zenginin çocuğu askere de gitmez. Şehitte olmaz! Fakirin çocuğu hem askere gider. Hem de şehit olur. Söylemleri başladı. Ben çocuğumu askere vatanın bölünmez bütünlüğünü koruması için gönderiyorum. Birilerinin iktidar olası için göndermiyorum diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bu tutum devam ederse askere gidecek kimse bulunamayacaktır. Bu ülkeye yazık ediliyor. Bize bu ülkeyi kanlarını canlarını ortaya koyup da bırakan ecdadımızın kemikleri sızlatılıyor. Şu anda ülke saldım çayıra Mevla´m kayıra düşüncesi ile yönetiliyor. Bindik alamete gidiyoruz kıyamete. Allah sonumuzu hayır eyleye. Milletin feryatlarını duymalarını diliyorum. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 03 ? 09 -2015 Mustafa KOÇAL



  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

20.11.2019

  • İMSAK 06:24
  • GÜNEŞ 07:51
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:19
  • BIST 100

    107.101%-0,40
  • DOLAR

    5,7049% 0,13
  • EURO

    6,3100% -0,04
  • GRAM ALTIN

    269,64% -0,02
  • ÇEYREK ALTIN

    444,906% -0,02