Filmin Adı´Ölü Ozanlar Derneği´...
Filmin Adı´Ölü Ozanlar Derneği´...
Tarih: 30.4.2016 12:30:20
Zeyyat SAYGIN (ARADA BİR)

Eğitim içerikli filmleri severim... Geçenlerde internetin tuşları beni ´Ölü Ozanlar Derneği´ İsimli bir filimle tanıştırdı... Daha doğrusu ismi ilginç geldi bana... Başladım seyretmeye... Üstelik uzun bir filim... Tamı tamına 2 saat 12 dakika...

         Her şey okula idealist bir Edebiyat öğretmeninin atanmasıyla başlıyor... Okul ise ilkelerine bağlı ünlü bir okul... Böyle bir okulda kendi yöntemlerini harekete geçirmeye çalışan cesur bir öğretmen... Okul yatılı...

         Diğer öğretmenlerin özelliklerine filimde şöyle bir dokunulup geçiliyor... Daha ilk ders de verilen ödevler, notla korkutmalar... Bol tekrarlı düşünmeden seslendirmeler... Günümüzde böyle okulların kaldığına inanmıyorum...

´Yaşadığın Günü Kavra...´

         İdealist öğretmen pek cesur... Islık çalarak derse girecek, ´Yaşadığın Günü Kavra!´,  ´Aksi takdirde çiçeklere gübre olursun!´ diyecek kadar da hızlı... Tabi ki eğitim ve öğretim sınırları içinde...

´Kendin İçin Düşünmeyi Öğren!´

         Klasik tarz öğretmenler gibi ´şiirin amacı nasıl oluşur?  O amacın önemi nedir?´ şeklinde sorularla derse başlamıyor!... Edebiyat kitabının ezber kokan biyografi sayfalarını yırtacak kadar heyecanlı...  Dersinde şok cümleler kullanıyor... ´Kendin için düşünmeyi öğren´ ,  ´Sözcükler ve fikirler (olumlu yönde) dünyayı değiştire bilir!...´  gibi...

         İdealist öğretmen öğrencilere sır da veriyor...  ´İnsanın içinde coşkular vardır... Önemli olan o coşkuları dışarı çıkarmaktır´...´ ´Ben özgür düşünen beyinler peşindeyim...´ diyerek öğrencilerine şoklar gönderiyor... ´İnsanlar sadece hayallerinde özgür olur...´Alın size geniş bir yazar felsefesi... Hayal... Peki, hangi hayaller? Hayallerin derecesi!... İnsan sevgisi mi?... Filmi seyrederken bunları düşünüyorum...

         ´Şehir, bal damlası gibi dilimde ...´ derken öğrencilerini şiir yazmaya teşvik ediyor, idealist edebiyat öğretmeni...´Yenidünyalara açılmak için çok geç değil!´derken öğrencilerinin yelkenlerini gelecek adına adeta üflüyor...

´Öğrencilerin dünyasına girmek...´

         Öğrencilerin dünyasına giriyor... Onlarla maç bile yapıyor... Onların heyecanlarını bölüşüyor...  Filimde hele hele bir masa üstü sahnesi var ki!... Filmin en ideal karelerinden biri... Öğretmen dersin birinde sıraların üzerine çıkarak ´Dünya buradan farklı gözüküyor!....´ Beklentisi öğrencilerine herhangi bir konuda farklı bakış açılarını yakalatmaktır... İçindeki cevheri bulamayanları´ çoğu kişi sessiz bir çaresizlik yaşar...´ cümlesi ile tanımlar...Öğrencilerine ´Kendin için bir şiir yaz!...´ ödevini verir... Öğrencilerini cesaretlendirir bu konuda... ´Yeter ki yazdıklarınız sıradan olmasın!...´ diye de altını çizer...

´Öğrenciler yeteneklerine göre yönlendirilmeli...´

         Öğrencilerini yeteneklerine yönlendirir... Okulun en yaramaz çocuğu saksafon çalar... Okul birincisi olan öğrencisini babasının idealleriyle çatışmasına rağmen tiyatroyla buluşturur...

         Okulun müdürünü öğrencilerinin poposuna sopayla vurdurarak fiziksel cezanın sembolü olarak karşımıza çıkartır...

         ´Tiyatro benim için her şey´ diyen yetenekli öğrenci babasıyla kendi idealleri arasında sıkışmıştır... Babasından izin alır ve tiyatroda başrol oynar... Ne yazık ki baba kendi idealleri doğrultusunda oğlunu elinden kaçırmıştır baba çözümü oğlunu başka bir okula nakletme düşüncesinde bulur...

         Böyle bir filimde yetenekli çocuğun kendisini cezalandırma sahnesini iyi bulmadığımı söylemeliyim... Çocuk her şeye rağmen yaşamalıydı diye düşünüyorum... Herhalde senarist sonucun etkisini arttırmak için böyle bir yolu seçmiştir diyorum kendi kendime...

Etkili Bir Sahne ´Öğretmenin Veda Sahnesi´

         Bir de filimde veda sahnesi var.. Okuldan tahini çıkan Edebiyat Öğretmeni özel eşyalarını almak için sınıfa girer... Derste klasik, ezbere dayalı yöntemleri uygulayan okul müdürü vardır... Her bir çocuk sıraların üzerine çıkarak okuldan ayrılan edebiyat öğretmenini adeta duruşlarıyla alkışlarlar...

         Artık sıranın üstünde duranlar da idealist öğretmen gibi birer kaptandır... Her öğretmenin seyretmesi gereken bir filim diye düşünüyorum´ Ölü Ozanlar Derneği´ isimli filmi...

         Sanat dolu bir hafta geçirmeniz dileğiyle...    Zeyyat SAYGIN /ARADA BİR

Anahtar Kelimeler: Filmin, Ozanlar, Derneği
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Samsun galibiyetini yabana atmayın!.... (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
“Cuma akşamı…Nefis bir kar yağıyor…” (31 Aralık 2016 - Cumartesi)
Sivas yenilgisini hak etmedik…. (18 Aralık 2016 - Pazar)
Feyyaz Hoca Mucizesi…. (12 Aralık 2016 - Pazartesi)
Bandırmaspor´dan yine de umutluyum…. (04 Aralık 2016 - Pazar)
Hava puslu... Elimde Bernard Shaw…. (26 Kasım 2016 - Cumartesi)
Deyvid´in uyandırdığı maç…. (20 Kasım 2016 - Pazar)
Feyyaz Hoca´nın sihirli değneği… (08 Kasım 2016 - Salı)
“İmparator” gitti!... (01 Kasım 2016 - Salı)
Bandırmaspor´un Fincanları….. (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
“ŞAKŞAK ”Turizmin Yolcuları…. (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Masaya Edip Cansever´i koydum…. (02 Ekim 2016 - Pazar)
Kızın suratı neden asık? (10 Eylül 2016 - Cumartesi)
"Eylül´de Gel..." (04 Eylül 2016 - Pazar)
“Abi! İzmir´e hazır mısın?...” (28 Ağustos 2016 - Pazar)
Bandırmaspor´da telaşa gerek yok ama… (20 Ağustos 2016 - Cumartesi)
Amigo Yusuf´a Bordo Beyaz renkli çiçekler…. (13 Ağustos 2016 - Cumartesi)
Menajerden telefon var… (30 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Bize Bolu yolları gözüküyor… (16 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Ahmet Muhip Dranas ve “Fahriye Abla”… (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Sahi İzlanda Neresi? (02 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Sevdim be İsmail Hoca´yı… (25 Haziran 2016 - Cumartesi)
Çocukluğumuzdaki Eski Ramazanlar… (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
Susamışız Be Şampiyonluğa….. (22 Mayıs 2016 - Pazar)
Gerçek Bir Spor Lideri: Obradoviç…. (14 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Kaptan Kemal´in verdiği fotoğraflar… (07 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Donmamış Betonlar ve 23 Nisan. (24 Nisan 2016 - Pazar)
Adam siyah gözlükleri takmış… (16 Nisan 2016 - Cumartesi)
´´Baba Fahri´´den son bilet... (09 Nisan 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
DOLAR
3.8176
EURO
4.0684
ALTIN
0
BIST
0
 
Reklam

/resimler/2017-1/5/1837547287956.jpg

/resimler/2016-12/29/1449350602861.gif

kutlu creative

/resimler/2016-6/10/1711117476528.gif

/resimler/2016-6/13/1904120021641.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:35 08:16 13:30 16:06 18:26 19:55
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Denizi testiye doldursan, alabildiği kadar su alır. Gerisi kalır?

Mevlana
1522  Rodos`un Fethi.
1774 Sultan Üçüncü Mustafa`nın vefatı, Birinci Abdulhamit Han`ın tahta çıkışı
1774  Padişah 3. Mustafa`nın Ölümü ve 1.Abdulhamit`in Tahta Çıkışı.
1918 Gazi Ahmed Muhtar Paşa`nın vefatı
1946  İş ve İşçi Bulma Kurumu`nun Kuruluşu.
FACEBOOK`TA BİZ
Çorbanızı kısık ateşte pişirerek lezzetini artırabilirsiniz. Pişirme esnasında çorbanıza ekleyeceğiniz su mutlaka sıcak olsun. Çorbalarınızda tuzu fazla kaçırırsanız bir patatesin kabuklarını soyun ve dörde bölerek çorbanın içine atın. Patatesler yumuşa

Çorba Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları