Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


GEÇMİŞE ŞÖYE BİR BAKALIM

GEÇMİŞE ŞÖYE BİR BAKALIM


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

İktidar devamlı geçmişi kötüleyerek, kendi icraatlarını ön plana çıkarmaya çalışmıştır. Geçmişte rejim tartışması hiç gündeme gelmemiştir. Irkçılık ve mezhepçilik tartışılmamıştır. Terör örgütü ile müzakere söz konusu dahi olmamıştır. Hiçbir zaman biz olalım demediler. Kişisel menfaatler hiçbir zaman ülke ve millet menfaatinin önünde tutulmadı. Sadaka kültürü hiçbir zaman ön plana çıkarılmadı. Millete balık yemek değil. Balık tutmak öğretildi. Ülkenin kalkınması ve işsizliği önlemek için fabrikalar inşa edildi. Komşularımız ile sorunlu hale gelinmedi. Ülkenin birliği bütünlüğü hiçbir zaman tehlike arz etmedi. Daima milletin karnının tok. Sırtının pek olması ön planda tutuldu. Ordu peygamber ocağı olarak görüldü. Orduya gerekli ihtimam gösterildi. Manevi değerlerimiz yok edilmeye çalışılmadı. Kurtuluş savaşının komutanı ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk hiçbir zaman itibarsızlaştırılmaya çalışılmadı. Milli bayramların kutlanması erozyona uğratılmadı. Ülke bu kadar faiz öder duruma düşürülmedi. Ülke bu kadar hızlı borçlanmaya girmedi. Hükümetler hiçbir zaman denetimden kaçmadı. Ülkenin emniyet güçleri birbirine düşürülmedi. Vatandaş bu kadar borç batağına sürüklenmedi. Ülkenin itibarı devamlı korundu. Terör örgütüne terör örgütü diyemeyen hiçbir hükümet olmadı. Ülkenin tek çakıl taşını vermeyiz diyenler oldu da. Bölünmeye göz kırpanlar hiç olmadı. Yolsuzluğa ve rüşvete bulaşan olmadı. Böyle olaylara karışanlar hiçbir zaman koruma altına alınmadı. Birilerine taviz verip de menfaat sağlanmadı. Milletine küfür eden iş adamına ihale verilmedi.  Hiçbir hükümet vatandaşını ayrıştırma teşebbüsünde bulunmadı. Kendi iktidarlarını korumak için. Özel kanunlar çıkarılmadı. Kişiye özel kanunlar çıkarılmadı. Kendisini dev aynasında gören olmadı. Hep ben olacağım diyen olmadı. Vatandaşa tepeden bakan olmadı. Mütevazi bir hayat yaşadılar. Baba oldular! Ana oldular! Fakat hiç zaman kendilerinin Peygamber ve Allahın vasıflarını üzerinde taşıyan olmadılar. Yukarıda belirttiğim konuların hepsini bu günkü iktidar görmek mümkün değildir.

Tayyip Erdoğan % 51 ile cumhurbaşkanı seçildi. Seçildi de bu durumu beğenmedi. Ne diyor Tayyip Erdoğan?  “Peygamber efendimize de muhalefet edenler olmuştur” diyor. Bunu kabul ediyorsunuz da? Muhalefeti neden şer güçler olarak görüyorsunuz? Peygamber efendimize Allah (C.C) tarafından İslamiyet’i yayma görevi verilmiştir. Bu görev yalnız Peygamber efendimize verilmiştir. İktidar görevi ise halkın seçtiği kişilere verilmiştir. Peygamber efendimiz insanları ikna ederek İslamiyet’i anlatmış. Böylelikler taraftar toplamıştır. Tabi ilk defa böyle bir olayla karşılaşanların içersinden muhalefet edenler olmuştur. Onlarda ikna edilerek İslamiyet’e kazandırılmıştır. İslamiyet’e kazandırılmak için hiç kimseye ulufe dağıtılmamıştır.

Bu gün ülkenin yönetimini elde edebilmek için. Seçimlerde neler yapılmıyor ki? Makamlar vaat ediliyor, tavizler veriliyor, kutsal olan vatan toprakları üzerinde pazarlıklar yapılıyor. Sadaka kültürü ile milletten oy isteniyor. Sandıklarda olmayacak şeyler yapılıyor. İnsanların dini duyguları ile oy isteniyor. Allah bize yeter! Millet bize yeter deniliyor. Hangi milletin yeteceği belirtilmiyor? Yalnız oy verenler mi? Yoksa bütün millet mi? Bütün milletten bahsediliyorsa? Neden? Muhalif olanlar şer güç oluyor? Şer ayni zamanda Allahın hoşuna gitmeyen demektir. Kendilerine oy verenler Allahın sevgili kulu olacak. Oy vermeyenle Allahın sevgili kulu olmayacak. Böyle bir çelişki olur mu?

Ondan sonrada “Peygamber efendimize de muhalefet edenler olmuştur” diyerek kendinize muhalefet edenleri Peygamber efendimize muhalefet edenlerle eş değerde göreceksiniz. Peygamber efendimiz tek başına İslamiyet’i yaymaya çalışmıştır. İktidarlar kurulu bir düzenin üzerinde ülkeyi yönetmeye talip olmuşlardır. Geçmişte iktidar olanlardan böyle bir görüşe sahip olanı hiç gördünüz mü? Hiç birisinden böyle söylemler duyulmamıştır. Din hiçbir zaman siyasete alet edilmemiştir. Böyle söylemler yalnız bu iktidara mahsustur. Ne diyor içişleri bakanı “Peygamber hata yapmıştır. Biz hata yapmadık” diyor. Düzce milletvekili “ Allahın bütün vasıflarını üzerinde taşıyan bir dünya liderimiz var” diyor. Bu şirklerin en büyüğüdür. Bunu kabullenmekte şirke ortak olmaktır. Allah bizleri böyle şirklerden korusun. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

Yaşasın Atatürk milliyetçiliği!

Yaşasın Türk milleti!

Yaşasın Atatürk’ün askerleri!

Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  18 – 08 – 2014 Mustafa KOÇAL

 



  • Salı 13 ° / 3 ° Sağanak
  • Çarşamba 16 ° / 2 ° Bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Bulutlu

Balıkesir

10.12.2019

  • İMSAK 06:41
  • GÜNEŞ 08:11
  • ÖĞLE 13:06
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.786%0,00
  • DOLAR

    5,8119% 0,04
  • EURO

    6,4355% 0,09
  • GRAM ALTIN

    272,81% 0,37
  • ÇEYREK ALTIN

    450,1365% 0,37