Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


GÜNDEMDE ÜÇ KONU VAR

GÜNDEMDE ÜÇ KONU VAR


Bugünlerde gündemi meşgul eden üç konu var. 1- Anayasa mahkemesinin verdiği karar. 2- HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması. 3- Vizenin kaldırılması. Bu üç konuyu inceleyelim.1- Anayasa mahkemesinin verdiği karar. Ne idi bu karar? İki gazeteci Can Dündar ve Erdem Gülün tutuklu yargılanmasının kaldırılmasıdır. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan´ın ben ?mahkemenin bu kararını tanımıyorum. Ve saygıda duymuyorum? demesi ile iktidarın bütün yöneticiler. Anayasa mahkemesini hedef aldılar. Neden efendim mahkeme tutuksuz yargılansınlar karar vermiş. Bütün mesele tutuksuz yargılanmalarıdır. İstiyorlar ki tutuklu yargılansınlar. Anayasa mahkemesi sanki berat kararı vermiş gibi eleştiri yapılıyor. Mahkeme devam ediyor. Anayasa mahkemesi yalnız tutuksuz yargılanmalarına karar verdi. Yargılamayı yapan mahkemede eleştiriliyor. Neden bu karara direnmedi? Diye o mahkemede eleştirilerden nasibini alıyor. Ne imiş? Bu gazetecilerin tutuklanmalarına bu mahkeme karar vermiş. O zaman neden tutuklama kararı vermişte. Şimdi neden direnmiyormuş?   O zaman iktidara bir soruda biz soralım. Bu anayasa mahkemesinin kararından sonra hemen bu mahkemenin hâkimleri HSYK tarafından görevden alındı. Yerlerine başka hâkimler atandı. Sebep bu mahkemenin hâkimleri iki üç mahkemeye bakmışlar yorulmuşlar. Omun için hâkim değişikliğine gidilmiş. Anayasa mahkemesinin kararından önce neden bu değişiklik yapılmadı da? Anayasa mahkemesinin kararından sonra hâkim değişikliğine gidildi? İktidar bu iki gazeteciyi kafaya takmış. Devlet vatandaşına böyle davranamaz. İlahi tutuklu olmalarını istenmesi vatandaşları tedirgin eder. Devlet beni böyle zamanda korumayacak ne zaman koruyacak diye tedirgin olurlar. Anayasa mahkemesi beraat kararı vermiş olsaydı. O zaman neden yargılanmaları bitmeden bu kararı verdiniz diye eleştirile bilinirdi? Yargılanma devam ederken mahkemeye telkinde bulunmak ve müdahale anlamında davranmak. Anayasanın 138 maddesine aykırıdır. Cumhurbaşkanı konuşmadan önce AKP gurubu bu anayasa mahkemesinin kararını olumlu karşılamıştı. Cumhurbaşkanı konuştuktan sonra hemen çark etiler. Eleştiriye geçiş yaptılar. Anayasa mahkemesi kapatılsın diyenler oldu. Anayasayı param parça edeceğiz diyen mi ararsınız? Anaysa mahkemesi boyundan büyük işler yapıyor gibi eleştiriler gırla gidiyor. Kaç gündür olay dönüyor dolaşıyor. Anayasa mahkemesine kilitleniyor. Devlet kendisine karşı haksızlık yapanı af edebiliyor. Yalnız bireylere karşı işlenen suçları af edemiyor. Siz devletsiniz! Bırakın tutuksuz yargılansınlar? Bu iki gazetecinin tutuklu yargılanması iler ülkede istikrar mı sağlanacak?

2- HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına: Terör örgütüne yardım etmek, terör örgütüne destek vermek, canlı bombacının ailesine taziye ye gitmek gibi suçlardan dolayı dokunulmazlıklarının kaldırılmasını isteği olan fezleke meclis başkanlığına gönderildi. İyi güzel de! Bunların bu sıfatlarını terör destekçisi olduklarını yeni mi öğrendiniz? Bunlar değimliydi kandil de gelen teröristleri davul zurna ile karşılayanlar? Bunlar değil miydi? Emniyet müdürüne tokat atan? Bunlar değil miydi? Teröristlerle buluşup sarmaş dolaş hasret giderenler? Bunlar değil miydi? Kandili komşu kapısına çevirenler? Bunlar şimdi ne iseler. O zamanda ayni idiler. Öcalan´ın mektuplarını kandile götüren bunlar değil miydi? Hem de iktidarın bilgisi altında kandile gidenler. HDP o zamanda ayni idi, hiçbir değişiklik olmadı. Barış süreci diye hem PKK hem de yandaşlarının her yaptığını görmezlikten ve duymazlıktan gelen iktidar değil miydi? Bunlarla pazarlık masasına oturan iktidar değil miydi? Bunların terörist olduklarını iktidar yeni mi öğrendi? Mitinglerde vatandaşlar mecliste terörist istemiyoruz diye slogan atarlarken. Milletin isteği değil miydi? Şimdi millet istiyor diyerek milletin üzerine atıyorsunuz. Millet şimdi istiyor değil. Oldum olası istiyordu. Dokunulmazlıkları tek bir madde ile kaldırmak yanlıştır. Şimdi AKP kendi kendisini yargıya teslim ediyor. Çünkü hazırlanan fezlekede Diyarbakır da Öcalan´ın mektubunun okunması da varmış. Bu mektubunun okunmasına iktidarla birlikte karar verilmedi mi? O mektup o meydan da okunurken TRT canlı yayın yapmadı mı? Dolma bahçe mutabakatı birlikte hazırlanıp birlikte basın önünde okunmadı mı? Böylelikle AKP de yargılanmaya dâhil olacak demektir.

Avrupa birliği (AB) ile mülteci sorunun halledilmesi için. Toplantı yapıldı. Çünkü Türkiye tampon bölge gibi kullanılacaktı. AB bu konuda kararlı idi. Buna karşılık bizde vizelerin kaldırılmasını araya sıkıştırıverdik. Siz mültecileri bize yıkmak istiyorsunuz. Buna karşılık bizde vizelerin kalmasını istiyoruz dedik. Hiçbir karar verilmeden başbakan ?Haziranda vizeler kalkıyor? dedi. AB de vizelerin kaldırılması için şartlar ileri sürdü. Bu şartlarılar sanki yerine getirilmiş gibi. Hemen Haziranda vizeler kalkıyor diye sevinmeye başladık. Şimdi sanki şaka gibi gelen şu söyleme bakın. AB´den sorumlu bakan ?vizeler kalkarsa Avrupa´dan Türkiye ye çok gelen olacak. Belki biz vize uygulama durumunda kalacağız? demiş. Hakikaten ya şaka olsun diye söylemiştir. Ya da bu milleti aptal yerine koymuştur.  İşte gündemde tutula bu üç konu terör olaylarını dahi unutturdu iktidarın ağzında terörle ilgili hiçbir şey duydunuz mu? Varsa yoksa bu üç konu. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  12-03- 2016 Mustafa KOÇAL         



  • Pazartesi 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Salı 17 ° / 10 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

18.11.2019

  • İMSAK 06:22
  • GÜNEŞ 07:48
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:35
  • AKŞAM 17:59
  • YATSI 19:20
  • BIST 100

    105.380%1,54
  • DOLAR

    5,7491% 0,11
  • EURO

    6,3580% 0,12
  • GRAM ALTIN

    270,98% -0,31
  • ÇEYREK ALTIN

    447,117% -0,31