Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


HALA SEÇİMLE MEŞGULÜZ

HALA SEÇİMLE MEŞGULÜZ


Seçim geçeli 50 günü oldu. Bu 50 günde ülkenin hiçbir sorunu ile ilgilenilmedi. Seçimle yattık, seçimle kalktık. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin yenilenmesine karar verdi. Bu karar verileli 10 günü geçti. Gerekçeli karar daha açıklanmadı. Ülkenin hiçbir sorunu yokmuş gibi? Olayı ciddiye alan yok. Cumhur ittifakının işine geliyor. Çünkü üç valiz dolusu itiraz ile ilgili evrak iktidar tarafından YSK ya teslim edildi.

Bunlar inceleniyor. İki ittifak birbirlerini alabildiğine eleştiriyor. Bazı sorulara cevap aranıyor. Bazı bilgiler çeşitli yollardan iktidarın eline geçmiş. Cumhur ittifakı oyları çalmışlar, hırsızlara telim etmeyeceğiz diyor. Oylar nasıl çalınmış, kimler tarafından çalınmış, ne kadar oy çalınmış bu soruların cevabı yok. Muhalefet de cumhur ittifakını gizli bilgileri çalmakla itham ediyor. Sandık kurulu başkanlarının isimleri, özürlü vatandaşların isimleri, oy kullanmayanların isimleri. Bu bilgiler hiçbir partiye verilmez iken bu bilgiler iktidarın elinde bulunuyor.

İkinci bir kozmik oda skandalı yaşanmış. Cumhur ittifakının yalnız büyük şehir belediye başkanı seçiminin yenilenmesini istemesinin nedeni nedir? Kazandığı belediyeleri kaybetme korkusudur. Elde ettiği belediye meclis üyelikleri ile mecliste çoğunluğu elinde bulunduruyor. Bunu bir koz olarak kumlanma amacındalar. Onun için seçimin komple yenilenmesini istemiyorlar. Yalnız büyük şehrin yenilenmesini cumhur ittifak istiyor. Birde bunlar gibi düşünen ve ittifakın isteği doğrultusunda kara veren YSK var. Hepsinin yenilenmesini muhalefet istiyor.

İşin esası da hepsinin yenilenmesidir. Bunu vatandaşlarda istiyor. Adalet tesis edilecek ise vatandaşında istediği gibi olması gerekirdi. Hani bir söz vardır? Minareyi çalan kılıfını da hazırlar derler. Kılıf hazırlanmaya çalışılıyor. YSK bu kararla kendi itibarını ayaklar altına almıştır. Hiç kimsenin artık YSK ya güveni kalmamıştır. Bu karar ile YSK tamamen siyasallaşmıştır. Böyle olduğunu YSK bu karar ile itiraf etmiştir. Bu olay tamamen adaletsizliktir. Adaletin olmadığı yerde huzur olmaz. Meclisin duvarında. Adalet mülkün temelidir yazıyor.

Adalet bir devletin temel direğidir. Cumhur ittifakı hırsızlık yapılmış diyor. Bunun ispatını ortaya koyamıyor. Bir zarfta kullanılan oyların üçü geçerli sayılıyor. Birisi geçersiz sayılıyor. Bunun nasıl gerçekleştiğini kimse açıklayamıyor. Cumhurbaşkanı dahi bunun nasıl olduğunu vatandaşa açıklamalıyız diyor. Fakat açıklama olmuyor. 23 Haziranda seçim yapılacak. Fakat nasıl güvenli bir seçim yapılacağı açıklanmıyor. Sosyal medyada bir iddia dolaşıyor.

23 Haziranda ülkenin çeşitli yerlerinden İstanbul´a 100 bin polisin getirileceği bunların oy kullanacağı iddiası dolaşıyor. Cumhurbaşkanı teşkilatları ile yaptığı toplantıda. ?Çalışmamanız, umursamadınız, yan gelip yatmanız bize nelere mal olduğunu görüyor musunuz? diyor. Bu seçimi kaybettiklerinin bir kanıtıdır. Hırsızlar oyları çalmış deniliyor. Fakat kimler çalmış belli değil. Fakat arife tarif gerekmez. Kimlerin ima edildiği bellidir.

Devlet yönetenlere bu itham yakışmıyor. İma edilenlerde bu ülkeyi yönetmeye talip olanlardır. Bunlar hırsız ise bunlara oy verenlerde hırsız demektir. Siyaset o kadar kirlendi ki? Bir muhterem bakın ne diyor. ?Ben öbür tarafa gittim geldim. Bana oylarınızı AKP ye verin dediler? diyor. Bundan daha çok çirkinlik olamaz. Müslüman bir ülkenin vatandaşı bunu söylüyorsa sözün bittiği yere gelinmiş demektir. Şimdiye kadar öbür tarafa kim gidip gelmiş duyan bilen var mı? Allah aşkına! Milletin aklı ile dalga geçiyorlar. Böyle Müslümanlık olmaz.

Menfaat için milletin inançları ile dalga geçilmez. İslamiyet´in kural ve kaideleri yerle bir ediliyor. Bunlar insanı Allah korusun dinden ederler. Ben diyanet işleri başkanlığının ne yaptığını merak etmeye başladım. Diyanetin görevi İslam dinini korumak kollamak değimlidir. Dini Hurafelerden ve gerçek olmayan söylemlerde arındırmak değil midir? Bu kişi öbür tarafa gidip geldiğini ve oyunuzu AKP ye verin dediler diyorsa? Diyanet işleri başkanlığının bu kişiye müdahale etmesi gerekmez mi? Diğer kurumlar siyasallaştığı için güven kaybına uğradı ise. Diyanette bu gerçek dışı söylemlere müdahale etmiyorsa?

Diyanete siyasallaşmış demektir. Böyle olayların en çok görüldüğü ülkeler Arap ülkeleridir. Bunlarda bizi Araplaştırmaya çalışıyorlar. Ne için? Kendi menfaatleri için. Dini kendi menfaatleri için kullanıyorlar. Siyasiler muhalefeti oy çalmakla ve hırsızlıkla itham ediyor. Dinci geçinenlerde dindeki hurafeler ile milleti kandırmaya çalışıyor. İktidarı çokları kandırdı. ?Bizi kandırdılar. Allah ve millet bizi af etsin? demediler mi? Artık millet uyandı. Milletti ne siyasetçiler. Ne de dinciler kandıramayacak. Maymunun gözü açıldı. Kurdukları tuzaklara bu sefer düşmeyecekler. Her şey daha güzel olacak. Saygılarımla.

Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

18-05- 2019 Mustafa KOÇAL



  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

20.11.2019

  • İMSAK 06:24
  • GÜNEŞ 07:51
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:19
  • BIST 100

    107.247%-0,26
  • DOLAR

    5,7007% 0,06
  • EURO

    6,3046% -0,13
  • GRAM ALTIN

    269,86% 0,06
  • ÇEYREK ALTIN

    445,269% 0,06