Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


İÇİME SİNDİREMİYORUM

İÇİME SİNDİREMİYORUM


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Bazı olayları içime sindiremiyorum. Bunun içinde oyumu kullanırken bunları göz önüne alacağım. Benim dedelerim, babam, annem Türk olarak yaşadılar. Türk olarak öldüler. Bende Türk olarak bu yaşa kadar yaşadım. Birileri kalkıyor, Türk ırkı diye bir ırk yok diyor. Bunu bilerek mi söylüyorlar? Yoksa bilmeyerek mi söylüyorlar? Ben bunun bilerek söylendiğine inanıyorum. Söyleyenlere bir bakalım. Burhan Kuzu, Ömer Dinçer, Bülent Arınç, Merkez karar yönetim kurulu üyesi Prof, Tayyip Erdoğan, İstanbul il başkanı, Mehmet Metiner bunların hepsi AKP’de üst düzey yönetici. Demek oluyor ki AKP’nin politikası Türklüğü yok etme üzerine inşa edilmiş. Türk soyu NUH peygamberin torunlarına kadar dayanmakta dadır. Hadi bunu araştırıp öğrenmediniz. Hiç tarihte mi okumadınız? Devletler kurmuş, devletler yıkmış bir ırkı tarihte hiç mi okumadılar. Ayrıca Türkler Müslümanlığı kabul ettikten sonra Müslümanlığa çok hizmet etmiştir. Bir Müslüman olarak bunu da mı göremiyorlar? Türkler Müslümanlıkla anılır. Müslümanlıkta Türklerle anılır. Bunu dış ülkelere gidenler çok iyi biliyor. Namaz kılan birisini gördüklerinde ilk sordukları Türkmüsün oluyormuş. Böyle bir ırk nasıl oluyor da yok sayılmaya çalışılıyor. Ayrıca bu ülkede 50 milyon Türk var. En yakın nüfusa sahip olanlarda 9 milyon 600 bin ile Kürtlerdir. Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa kabinede hiç türkün olmadığı bir dönemdir. Son atama ile iki Türk kabineye girmiştir. Bunun tesadüf olduğuna mı inanalım? Türk ırkının yok edilmesini içime sindiremiyorum.

Yazılarıma andımız kaldırıldığı günden beri andımızla başlıyorum. Atatürk, Cumhuriyet, Türk milleti ve NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ile bitiriyorum. Bu benim manevi değerlerimize ve cumhuriyete duyduğum saygıdır. Atatürkçü, maneviyatçı, cumhuriyetçi ve milliyetçi olduğumu her halde anlamışsınızdır. Bunlara yapılan saygısızlığı içime sindiremiyorum. Bunları tek tek inceleyeceğim. Çünkü bunlar oy kullanmamda etkili olacak olaylar. Atatürk’ün itibarsızlaştırılmasını kabullenmem mümkün değildir. Kurtuluş savaşının muzaffer komutanı ve Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’e saygısızlık yapılmasını içime sindirmem mümkün değildir. Çünkü ismim Türk ismi ise, anam babam belli ise bunu Atatürk’e borçlu olduğumun bilincindeyim. Bugün camilerimizde ibadetimizi özgürce yapabiliyorsak, minarelerimizde ezan sesi dalga dalga yurt sathına yayılıyorsa bunu Atatürk’e borçluyuz.

Bir yabancı âlim şöyle diyor. “Allah Atatürk’ü, Atatürk’te Türkiye Cumhuriyetini yarattı” diyor. Dünyanın saygısına mahzar olmuş bir dehanın ülkesinde itibarsızlaştırılmaya çalışılması çok çirkin bir olaydır. Diktatördü, ayyaştı, dinsizdi diyenlerde hiç utanma arlanma kalmamış. Kurduğu Cumhuriyet dahi kaldırmaya çalışılıyor. Milli bayramları kutlamak nerede ise suç olacak. Kutlama yapılmıyor denilmesin diye coşkusuz isteksiz bir kutlama yapılıyor. Nerede eski devirde ki kutlamalar. 10 Kasımda vatandaş olarak Atatürk büstüne bir çiçek dahi koyamıyorum. Bumudur bu ülkenin kurucusuna saygı sevgi. Biz kimseye Atatürk’ü sevin demiyoruz. Hüseyin Çelik’in dediği gibi “Atatürk’ü zorla kimseye sevdiremezsiniz” demişti. Yalnız sevenlere saygı gösterin yeter.

Atatürk Türk milletine Allahın bir lütfüdür. Kurtuluş savaşına karar verdiği zaman. Ordu yok! Demişler. Kurulur demiş! Para yok! Demişler. Bulunur demiş! Düşman çok demişler. Yeniler demiş. Yeri gelmişken Atatürk’ü arkadaşlarını ve bütün şehitlerimizi minnetle anıyorum. Ruhları şad mekânları cennet olsun. Kurtuluş savaşı şehitlerimizi dahi inkâr eden bir zihniyet tarafından yönetildiğimizi unutmayalım. AKP milletvekili ihsan şenel “ savaşın geçti denilen yerleri gezdik. Oralardaki şehitliklerin hepsi temsili” diyor. İnsan pes artık demeden edemiyor.

Bir ülkenin ordusu ne kadar güçlü kuvvetli olursa o ülkeye itibar eden çok olur. Bir iktidar her fırsatta ordusunu güçlendirmeye çalışır. Gelin görün ki bizde orduyu güçsüzleştirmek için her yola başvuruldu. Bakın Mehmet Metiner ne diyor? “Ergenekon olaylarında toprağa gömülü silah ve mühimmat konusunda bizi kandırdılar”. Diyor. O olayın ilk başından beri yanlış olduğu belli idi bulunan el bombalarının üzerinden numaraları silinmişti. Bir yerde Ergenekon olayının bilgileri dâhilinde yapıldığını itiraf ediyor. Haham başı olduğunu söyleyen ülkeyi karıştırdıktan sonra Kanada’ya giden, Tuncay Güneyin beyanları ile ordu mensuplarının ilim adamlarının, gazetecilerin yargılanmasını kabullenemiyorum. Bu zat bir açıklama yaptı. “Devlet, beni işkence yaptırarak konuşturdu. O bir senaryo idi. Geldi geçti Ergenekon davasından içeride olanların hepsi serbest bırakılmalıdır” dedi. Senaryoyu kim yazdı ise editörlük Tuncay Güneye yaptırılmış. Nasıl şimdi kumpastan bahsediliyorsa, bu kumpası bildikleri gibi Ergenekon senaryosunu da biliyorlarmış. Bunları da içime sindiremiyorum. Saygılarımla.                          Devamı yarın.

                                                                                             23 – 02 – 2014   Mustafa KOÇAL

 



  • Çarşamba 17 °C / 9 °C Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 °C / 10 °C Bulutlu
  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli

Balıkesir

13.11.2019

  • İMSAK 06:17
  • GÜNEŞ 07:43
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:38
  • AKŞAM 18:03
  • YATSI 19:23
  • BIST 100

    104.431%0,44
  • DOLAR

    5,7644% -0,24
  • EURO

    6,3515% -0,20
  • GRAM ALTIN

    271,30% 0,13
  • ÇEYREK ALTIN

    447,645% 0,13