Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


İÇİME SİNDİREMİYORUM -2-

İÇİME SİNDİREMİYORUM -2-


Balyoz davasını da olanları içime sindiremiyorum. Balyoz davası için tutuklamalar başlayınca ortaya atılan ve TV’lerde konuşulanları dehşetle dinledim. Camiyi bombalayacaklardı! Kendi uçağımızı düşüreceklerdi! Ordudan namaz kılanları atılar gibi söylemleri üzüntü ile dinliyordum.

Cami bombalanmasını neden gündeme getirdiler? Kendilerine göre inançlı insanları orduya karlı kışkırtmak amacı güdülmüştür. Bu iddiayı ortaya atanlar ve destekleyenler inançlı. Diğer kesimi inançsız görmeleridir. Kimin inançlı kimin inançsız olduğunu Allah bilir. Ayrıca ordu personeli bunlara göre inançsıdır. Onun için camiyi de bombalarlar. Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz. Cami ne zaman bombalanır? Bir şehir düşman tarafından istila edilir. Camiyi karargâh olarak kullanırlar. İşte o zaman bu yol tercih edilir. Onun için camiyi bombalayacaklardı iddiası kocaman bir yalandır. Egede kendi uçağımızı düşüreceklerdi.

Neden Akdeniz değil de ege? Çünkü ege denizinde yunan uçakları ile bizim uçaklar. Sık sık it dalaşına girerlerdi. Onun içi ege demişler. Hiçbir pilot defalarca birlikte kol uçuşu yaptığı bir pilot arkadaşını vuramaz. Bir pilotumuz şehit olduğunda o üssün personelinin günlerce gözyaşı döktüğünü biliyorlar mı? Bilemezler onlar ancak çamur at izi kalsın derler. Bunları ancak yaşayanlar bilir. Bekâra karı boşamak kolaydır. Kıbrıs olaylarında Cengiz Topel’i şehit verdik ne acılar çektiğimizi nasıl hırsa kapıldığımızı Allah bilir.

Ordudan namaz kılanları attılar denildi. Orduda doğru dürüst namaz kılana kimse bir şey demez. Bazı namaz kılanlar vardı. Harp olsa ben tek kurşun atmam diyen tarikat mensupları vardı. Ayrıca namazı gösteriş için kılarlardı. Öğle tatilinde namazını kılmazlar. Mesai başladığında namaz kılmaya giderlerdi. İşte bunları orduda tutmak istemezlerdi. Ben orduda 17 sene namaz kıldım. Beni neden ordudan atmadılar? Bu iddiaları benim kabullenmem mümkün değildir. Şimdi gelem tutuklananlara atılan iftiralara, tutuklananları ne ile suçladılar.

Terör örgütü üyesi olmak ve iktidarı görev yaptırmamak, iktidarı iktidarda indirmek olarak suçlanmadılar mı? Başka birilerini incelemeye hiç gerek yok. İlker Başbuğ paşayı örnek alalım. 700 bin kişilik  bir ordu emrinde iken darbe yapmıyor. Deniz kuvvetleri, kara kuvvetleri, hava kuvvetleri topu ile tüfeği ile emrinde iken darbe yapmıyor. Emekli olduktan sonra şahsi tabancasından başka hiçbir şeyi olmayan ve birbirlerini dahi tutuklandıktan sonra tanıdıkları kişilerle mi darbe yapacak? Bu iddiayı bir çocuğa anlatın emin olun çocuk bile bu iddiaya inanmaz. Ayrıca bu davalarda devletin gizli tanık kanunu çıkararak PKK itirafçılarının gizli tanık yapılması insanın içini acıtıyor. PKK örgütü yetkililerinin “ Türkleri yendik! Devletini masaya oturttuk! Ergenekon dediler! Tanıkları biz gönderdik! Ordusunu hapse koydurduk! Demeleri kabul edilebilecek olaylar değil. Bu olayları da içime sindiremiyorum.

Terör örgütü ile masaya oturup. Bazı tavizler verilerek. Bu tavizlerin getirdiği rahatlıkla PKK’nın eylem yapmamasını ileri sürerek, bakın şu kadar zamandır şehit gelmiyor. Bunu istemeyenler var. Bunlar şehit gelsin analar ağlasın istiyorlar demelerini içime sindiremiyorum. Referandumdan önce Öcalan’ı aracı kullanarak örgütün eylem yapmamasının sağlandığını bilmiyor muyuz?  Ne karşılığında eylem yapmadıklarını neden söylemiyorlar? AKP’nin kongresine şeref misafiri olarak Barzani’nin çağrılıp, ondan sonrada “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganı atılmasını içine sindirenlere bir şey demiyorum.  Barzani ile Diyarbakır’da buluşan başbakanın Kürdistan halkına selam göndermesini ben içime sindiremiyorum. Sindirenler sindirsin ben hazmedemiyorum.

Barış süreci diye diye örgüte taviz verilmesi kabul edilecek olay değildir. Doğuda olan olaylar basına aksettirilmiyor. Hakkâri de görev yapan kamu personeline lokantada yemek servisi yapmıyorlarmış. Hiçbir yeden alışveriş yapamıyorlarmış. Bu barış sürecinin bir gereğimidir? Orada görev yapanlara Allah kolaylık versin. Devlet bir şey yapmıyorsa bizim elimizden şimdilik bir şey gelmiyor. Bu olaylar benim içimi acıtıyor.

Ülke yasaklar ülkesi oldu. Yeni çıkarılan yasalar ülkenin nereye götürülmek istendiğinin açık bir göstergesidir. HSYK yasası, MİT yasası tek yetkili iki kişi oluyor. Başbakan ve adalet bakanı bütün yetkileri ellerine geçiriyorlar. Rüşvet ve yolsuzluk olaylarının üzerinin örtülmeye çalışılması olacak iş değildir. Artık rüşvet ve yolsuzluk meşrulaştırılıyor.  Mahalli seçilmeden sonra BDP özerklik ilan edeceklerini bu günlerde devamlı dillendiriyorlar.  İktidar ne yapıyor? Başörtülü bacımızı şöyle yaptılar böyle yaptılar diye mağduriyet senaryosu ile oy peşinde. İktidar olduklarından beri kol kola oldukları cemaatle kavga ediyorlar. Meclis deseniz bir felaket kaba kuvvetle kanun çıkarıyorlar. Artık demokrasiyi unutun. Yakında benim demokratik hakkım diyemeyeceksiniz. Her şey tek kişinin iki dudağı arasından çıkacak sözlere bağlı olacak. Daha anlatılacak çok şeyler var. Bazılarını zaman içersinde anlatırım. Bu anlattığım olayları içime sindiremediğim için oyumun nereye gideceğini tahmin etmişsinizdir. Daha seçime epey süre var. Daha sizlerle çok şey paylaşılırız. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 23- 02- 2014 Mustafa KOÇAL

 



  • Çarşamba 17 °C / 9 °C Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 °C / 10 °C Bulutlu
  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli

Balıkesir

13.11.2019

  • İMSAK 06:17
  • GÜNEŞ 07:43
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:38
  • AKŞAM 18:03
  • YATSI 19:23
  • BIST 100

    104.110%0,13
  • DOLAR

    5,7647% -0,24
  • EURO

    6,3484% -0,25
  • GRAM ALTIN

    270,55% -0,15
  • ÇEYREK ALTIN

    446,4075% -0,15