Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


İFTİRA ATMAK GÜNAHTIR

İFTİRA ATMAK GÜNAHTIR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ye büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Müslümanlıkta birisine iftira atmak ve yalan söylemeye teşvik etmek günahtır. “Geziciler, çapulcular camide içki içtiler” deniliyor. Bu olay istismar edilerek birileri suçlanmaya çalışılıyor. Bu istismara dayanılarak birileri mağdur edilmek istendiği ortadadır. Adı geçen cami olayını biliyorsunuz. Bu caminin müezzini “ben camide içki içeni görmedin” dedi. Baskı yapıldı yani içki içildi demesi için. “ Ben din adamıyım. Yalan söyleyemem” dedi. Bu ifadeyi niçin söyledi. Yalan söylemeye teşvik edildiği için böyle söyledi. Diyanet olayı inceletmek için müfettişler gönderdi. Diyanet işleri başkanı “yakında açıklama yapacağız” dedi. Fakat açıklama yapılmadı. İktidarın AB den sorumlu bakanı, AB üyeleri toplantısında “üye ülkelerin temsilcilerine camide içki içildiğinin videosunu temsilcilere izlettim” dedi. Ülke temsilcileri “biz içki içeni görmedik” dediler. Oradan da bir neticeye varılamadı. Elimizde videokaseti var. “Haftaya Cuma günü açıklayacağız” dediler. Aradan aylar geçti. Hala o video meydana çıkmadı. Bu arada müezzin ve imam o camiden alınarak mağduriyet yaşayacakları başka bir camiye gönderildiler. MGK kararı ortaya çıkınca, cemaate yakınlığı ile bilinen bir gazete o camiye bira kutuları sonradan kondu diye itirafta bulundu. Başbakan bu içki olayını hemen hemen her mitinginde dile getirdi. Antalya’da mağduriyet senaryolarının içersine yine bu camide içki olayını sıkıştırıverdi. Bu birililerine iftira atmaktır. Bu iftira yüzünden birileri mağdur olduğunda, bu iftirayı atan günah işlemiş olacaktır.

Olmamış bir olay için birisine olmuş gibi anlattırmak için telkinde bulunmakta günahtır. Bu camide içki içildi söylemi. Gezi olaylarına katılanları ve destekleyenleri, Müslüman değillermiş gibi göstererek. Müslümanlardan oy devşirmek olarak kullanılıyor. Birde “türbanlı bacımızı yerlerde sürüklediler” deniyor. Bahsedilen olayda. Gezi olayı ile ilgili bir olaydır. Kabataş iskelesinde gerçekleşmiş. Sözde tabii! Bu olay iktidarın aşırı savunucusu olan bir bayan gazeteci sözde bu bayanla röportaj yapmış. Anlattığına göre Kabataş iskelesinde elinde çocuğu türbanlı genç bir bayan imiş. Tabi basından takıp ettiğim kadarı ile.  Bu türbanlı bayana bir gurup saldırmış. Dikkatinizi çekerim küçük çocuğu var. Dövmüşler yerlerde sürüklemişler. Genç bayan bayılmış. Orada öyle bırakıp gitmişler. Bayan kendisine geldiğinde her tarafı sidik kokuyormuş. Bu gazeteci bayanın röportajında anlattıklarıdır. Bu gazetenin bu röportajından sonra başbakan “ bir yakınımın türbanlı gelinine bunları bunları yapmışlar” diye verdi veriştirdi. Bunu da yine Antalya’daki mitinginde mağduriyet senaryolarının içersine sıkıştırdı.

Olayı bir inceleyelim. Bu olay türbanlılara karşı yapılmış bir saldırı olarak gündeme geldi. Olay Kabataş iskelesinde oluyor. Malumunuz iskele kalabalık olan bir yerdir. O kalabalık yerde. Bir gurup türbanlı bir elinde küçük çocuğu olan bir genç bayanı dövecek. Yerlerde sürükleyecek üzerine çiş yapacak. Oradaki kalabalık bu olaya müdahale etmeyecek. İnsanın düşmanı olsa bile böyle bir olayda mutlaka müdahale eder. Bu olay bana düzmece bir senaryo gibi geldi.

Olayın geçtiği yer bir iskele, görevliler var, halk var, ayrıca polis mutlaka vardır. Bunların gözlerinin önünde bu olay oluyor. Ayrıca her yerde kamera var. Neden bir tane görüntü çıkmadı ortaya. Bu iki olay insanları birbirlerine karşı kışkırtmaktır. Cami olayında gezi olaylarına katılanlar ve destekleyenler Müslüman değil diyerek inançlı kişileri bu olaylara katılanlara karşı kışkırtmaktır. Yani gezi parkı olaylarına katılanlar ve destekleyenler Müslüman değil. Bu olaylara katılmayanlar Müslüman. İkinci olayda türbanlılara karşı birileri saldırıyor. Diyerek türbanlıları türban kullanmayanlar karşı kışkırtmaktır.  Olmamış olayları olmuş gibi göstermek milleti ayırımcılığa sürüklemektir. Yukarıda bahsettiğim olay Müslümanlıkla kesinlikler bağdaşmamakta dadır. Bu gibi olayları mağduriyet senaryosuna çevirip siyasi malzeme yapmak yanlıştır. Türbanlı dayak yiyen bayanı ben anlatayım. Gezi olaylarına katılan türbanlı bir bayanın sırtında Türk bayrağı vardı. Polis kaldırımdaki bu bayanı copla öyle dövdü ki. Bundan hiç bahseden olmadı. Ne için? Çünkü bu türbanlı Bayan AKP’lilere göre kendilerinde değil. Kendilerinden olmayanların onlar için bir değeri yoktur.

Bir konuya daha değinmek istiyorum. İktidar gizli tanık kanunu çıkardı. Bu gizli tanıkların ifadelerine dayanılarak, yüzlerce kişi mahkûmiyet aldı. Bu gizli tanıklarının nerede ise hepsi PKK itirafçılarıdır. Bu olayda Müslümanlıkla bağdaşmayan bir olaydır. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

     NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!     

17 – 12 – 2013 Mustafa KOÇAL

 



  • Salı 14 ° / 2 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 15 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 11 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

28.01.2020

  • İMSAK 06:47
  • GÜNEŞ 08:13
  • ÖĞLE 13:26
  • İKİNDİ 16:05
  • AKŞAM 18:29
  • YATSI 19:50
  • BIST 100

    120.150%-1,63
  • DOLAR

    5,9458% 0,03
  • EURO

    6,5540% 0,05
  • GRAM ALTIN

    302,31% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    498,8115% 0,65