Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


İKİ BAŞLI YÖNETİM

İKİ BAŞLI YÖNETİM


29 Ekim 2012 Cumhuriyet bayramını ilk meclisin açıldığı Ankara ulus meydanında kutlamak isteyen vatandaşlar. Ülkenin birçok şehirlerinden Ankara'ya gitmek için hazırlandı. Başbakanın emri ile Ankara valisi cumhuriyet bayramının ulusta kutlanmasına izin vermedi. Başka şehirlerden gelecek olanların gidişleri engellendi. Arabalara çıkış izni verilmedi. Ankara'ya girebilenler ve Ankara halkı ulusa akın etti. Polis bariyerlerini aşmak için direndi. Cumhurbaşkanı Abdullah gül polise bariyerleri kaldırma emri verdi. Vatandaşlar ulus meydanına girdiler. Burada bayram kutlaması yapıldıktan sonra anıtkabire gidilecekti. Anıtkabire gidişte engellenmişti. Cumhurbaşkanının verdiği emirle anıtkabire gidiş yasağı da kaldırıldı. İşte o zaman başbakan Tayyip Erdoğan bu olaya çok kızmıştı. Polis görevini yapmadı. Biz bu ülkeyi çift başlılıklar buralar getirmedik” diyerek cumhurbaşkanının polise bariyerleri kaldırlımasına emir veren cumhurbaşkanı Abdullah güle sitem etmişti. Bizim işimize neden karışıyorsun anlamına gelen bir sitemde bulunmuştu.

Şimdi sayın cumhurbaşkanı kendisi hükümetin işine karışıyor. Böyle olunca da cumhurbaşkanın ile hükümet arasında hoşnutsuzluk yaşanıyor. Dolmabahçe de hükümet ile HDP arasında yapılan toplantıdan sonra yapılan açıklamayı. Günler sonra cumhurbaşkanın yanlış olduğunu ileri sürüyor. HDP'nin isteği olan izleme komisyonunu Yalçın Akdoğan tarafından 6 kişi olarak açıklandı. Fakat kimler olduğu açıklanmadı. Sonra basında üç kişinin ismi açıklandı. Bunların üçü de bir zamanlar akil adamlar heyetinden olduğu görüldü. Cumhurbaşkanı bundan benim haberim yok” dedi. Ve akil adamların o zaman yaptıkları üç aylık çalışmanın hiçbir faydasının olmadığını açıkladı. İktidar bu akiller heyeti ile toplantı yapıp çalışmaları için hazırladıkları raporu almadı mı? Akillerin verdikleri rapor doğrultusunda bazı konuları iktidar gündeme getirmedi mi?

O zaman bu akiller ile bizzat başbakan olarak Tayyip Erdoğan ilgilenmedi mi? Şimdi bunlardan seçilen izleme komisyonuna karşı çıkıyor. Cumhurbaşkanının bundan haberi olmaması mümkün değil. Şimdi cumhurbaşkanı silahların gölgesinde barış olmaz diyor.  Öcalan'ın bildirisini eleştiriyor. Şimdiye kadar yapılan görüşmeler silahların gölgesinde yapılmadı mı? Hükümetin hem barış sürecine hem de izleme komisyonuna bakış açısı. İleriden beri gelen tutumun devamıdır. Yeni bir şey yoktur. Öcalan ile belirlenen yol haritası o zaman ne ise şimdide aynidir. Değişen bir şey yoktur. Bazı kişilerin rolleri değişmiştir. Hükümetin tutumu ileriden beri gelen ne ise yine aynidir. Bu seçimler için yapılan bir senaryodur. Cumhurbaşkanı milliyetçi oyları kazana bilmek için. Bunlara karşı gözükmekte dedir. Ben bunun için sizlerden 400 milletvekili istiyorum. Diyerek AKP'ye 400 milletvekili vermelerini söyleyecektir.

PKK'nın silah bırakacağını zannetmiyorum. Çünkü onların geçim kaynağı silaha dayanmakta dadır. Silah olmadan kaçakçılık yapmaları mümkün değildir. Silah olmadan haraç almaları da mümkün olmaz. Onun için PKK silah bırakmaz. Bir ihtimal istediklerini alırlarsa o zaman silahlı militanlarını Kobaniye gönderirler PYD gurupları ile çalışırlar. Bir gurup militanı da silahları ile teslim ederler. Türkiye'yi yine kandırırlar. Barış süreci başladığında ki ilk şart sınırı dışına çekilmek idi, bir gurubu çıkardılar. Fakat gerisi gelmemişti. Bu süreç sayesinde güçlerini artırdılar. Olacağı da yine aynidir.

Zamanında cumhurbaşkanı Abdullah Güle biz bu ülkeyi iki başlılıkla bu duruma getirmedik. Diye eleştiren cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan şimdi iki başlılığı eleştiriyor. Eleştirmesinin tek nedeni başkanlık sistemine geçişi sağlamak içindir. Kendi aralarında bir anlaşmazlık olduğunu tahmin etmiyorum. Kendi partilerini gündemde tutarak, muhalefetin gündem yaratacak bir şeyler araştırmasına meydan bırakmıyorlar. Böylelikle muhalefet gündeme gelmiyor. Bu konunun teferruatına daha sonra değineceğim.

Çiğlide iki eğitim uçağının iniş takım kabloları kesilmiş. Bu kabloların kesilmiş olduğunu bulan iki astsubay gözaltına alınmış. Her uçağın bir makinisti vardır. Bu makinistlerin görevi uçaklarını uçuşa hazırlamaktır. Uçuş öncesi bakımını yapmaktır. Bu uçuş öncesi bakımı yaparlarken bakacakları yerler bellidir. Bu bakım esnasında iniş takım kablolarını kesik olduğunu görmüşlerdir. Bu astsubaylar gözaltına alınıyor. Bir makinistin böyle bir şey yapması kesinlikle düşünülemez. Bu astsubay zümresinin içersine girmeyen bunları bilemez. Bu işin faili aranmıyor. Böyle bir olayı ortaya çıkaranlar gözaltına alınıyor. Bu nasıl iştir anlamak mümkün değil. Sonuç ne olacak bekleyip göreceğiz. Gözaltına alıp da iki astsubayı zan altında bırakmak doğru değildir. İnsanları zan altına sokmak kolaydır. Fakat onlarda yaratacağı psikolojik yıkıntıyı tamir etmek zordur. Saygılarımla.

                                                                24 – 03 – 2015 Mustafa KOÇAL

 



  • Salı 13 ° / 3 ° Sağanak
  • Çarşamba 16 ° / 2 ° Bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Bulutlu

Balıkesir

10.12.2019

  • İMSAK 06:41
  • GÜNEŞ 08:11
  • ÖĞLE 13:06
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.786%0,00
  • DOLAR

    5,8112% 0,03
  • EURO

    6,4349% 0,08
  • GRAM ALTIN

    272,81% 0,37
  • ÇEYREK ALTIN

    450,1365% 0,37