İKRA
İKRA
Tarih: 4.1.2019 19:09:38
Cevdet Ayan

İKRA

Üniversitemiz bölgemize ışık saçmaya devam ediyor. Daha 10-15 gün önce Dr. İhsan Şenocak için kapılarını önce açmaya sonra gelen tepkiler üzerine kapamaya karar veren 17 Eylül Üniversitesi şimdi Gönen´de aydınlatıcı bir etkinlik düzenliyor.

Öncelikle tek cümle ile şunu belirteyim. Her türlü düşünce, ideoloji ve yaşam biçimi tercihine saygı duyuyorum. Saygımın bittiği nokta dayatma, şiddet, ulusal kimlik bilincinin göz ardı edildiği yerdir. Bunun dışında herkes dilediği gibi düşünmekte ve düşüncelerini ifade etmekte özgürdür. Ancak devlet üniversiteleri katılımcı oldukları toplantıları dikkat etmek zorundadır. Çünkü üniversiteler Atatürk Cumhuriyetinin üniversiteleridir. Giderleri bu halkın ödediği vergilerle karşılanmaktadır. Üniversiteler bir tarikatın, rejim düşmanı bir derneğin çalışmalarında boy gösteremez.

Bu girişten sonra konumuza dönelim.

İkra Derneğinin organize ettiği Gönenli Mehmet Efendi´yi anma etkinliği 04.01.2019 tarihinde Gönen´de düzenlenecek. Bandırma 17 Eylül Üniversitesi de bu etkinliğin katılımcısı ve organizatörlerinden biri. Öyle olmasa üniversitenin web sitesinin ana sayfasında tanıtımı yapılmazdı.

Peki, kimdir bu İkra Derneği?

Öyle yirmi beş otuz yıl gerilere gitmeye gerek yok. Daha 2000´lerin başında domuz bağıyla öldürülen insanlar,  özellikle Batman,  diğer doğu ve Güneydoğu illerinde faili meçhul infazlar, toplu mezarlar ve sorgu odaları. Hatırladınız mı? Biraz daha ipucu verelim. Bir dönem PKK´ya karşı devlet tarafından desteklendiği söylenen, daha sonra kontrolden çıkan ve Öcalan´ın yakalanmasıyla operasyonların odağı olan örgüt. Hizbullah

Hizbullah İkra bağlantısı nereden gelmekte?

Hizbullah, kendini bağımsız bir örgüt olarak lanse etse de birçok kanlı eylemi bulunan El-Kaide ile ciddi irtibatı bulunuyordu. 2007´de Bingöl´de yapılan bir operasyonda Hizbullah militanı Muhammed Yaşar ve kendine bağlı bir ekibin El-Kaide ile ilişkisi ortaya çıkmıştı. Bingöl ve Kocaeli polisinin başarılı operasyonları sonucunda çok sayıda Hizbullah ve El-Kaide mensubu tutuklandı. Ekip birçok eylem ve bombalama planlamıştı. Hitabeti ve dinî bilgisi iyi olan Hizbullah militanlarının El-Kaide ile işbirliği yaptığı ve ortak hareket etmeye başladıkları, İstanbul´da Nisan 2008´de düzenlenen operasyonda daha da netleşti. Sadece İstanbul´da 33 Hizbullah ve El-Kaide mensubu yakalandı. Benzer şekilde Diyarbakır´da yapılan operasyonlarda yakalanan Hizbullah üyesi M. Fatih Yıldız´ın Afganistan´a gidip geldiği tespit edildi. Ardından 11 kişi silahlarla birlikte yakalandı. Ankara´da şehir sorumlusu Mehmet Şerif Onuk´un yakalanması da Hizbullah-El-Kaide işbirliğini bir kez daha deşifre etti. Raporlara göre, Hizbullah aynı zamanda El-Kaide için militan devşiren bir örgüttü.

17 Ocak 2000 yılında İstanbul Beykoz´daki bir villaya düzenlenen operasyon sonucu Hizbullah´ın lider kadrosu tasfiye edildi. Bu tarihten sonra bu örgüt ülke gündeminden düştü. Oysa örgüt bu operasyondan gerekli dersleri çıkararak faaliyetlerini aralıksız bir şekilde devam etti. Peygamber Sevdalıları Platformu adı altında toplanan ve sayıları yüzü geçen birbirinden bağımsız derneklerle örgütlenmelerine ve “ilmi” faaliyetlerine devam ettiler. Bu derneklerden bazıları; Mustazaf-Der, Batman Mustazaf-Der, Muhtaçlarla Dayanışma Derneği, Umut-Der, Bilge-Der, Toplumsal Dayanışma ve Şura Derneği, Anadolu İlim Derneği, Şefkat Eli Derneği, Sason Rahmet Pınarı Derneği, Beşiri Hizmet Derneği, İkra Eğitim Derneği, Semere-Der, Sevgi-Der, Hür-Der, Akid-Der, İlim-Der, Sahabe-Der, Cami-Der, Köy-Der, Sağ-Çev-Der. Yani bunlar Hizbullah´ın ‘İlim Kolu´.

Bu dernek web sitesinde tarihçesini şöyle açıklıyor; 1997 yılında bir grup gönüllünün İslamî bilgilerini artırmak için başlattığı kitap okuma faaliyeti derneğimizin temelini oluşturmuştur. Bu amaçla dört sınıf halinde oluşturulan kitap listesi Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Mahmut Toptaş, Prof Dr. Mehmet Erdoğan, Doç. Dr. Mustafa Karataş, Emin Saraç, Abdurrahman Dilipak ve Nureddin Yıldız gibi ilim adamı, yazar ve akademisyenlerden oluşan seçkin bir topluluğa sunulmuş ve onların görüş ve önerileri alınmıştır. Böylece kitap okuma eksenli bir dernek faaliyeti başlamış oldu. Zamanla derneğimizin hedef kitlesi genişledi ve faaliyetlerindeki çeşitlilik arttı. Önce FAKYAD ve EYDOST dernekleriyle bu faaliyetler yürütüldü. Daha sonra bu faaliyetler 2007 yılında kurulan İKRA (İlim, Kültür ve Rahmet) Derneği bünyesinde devam etti.

Yine derneğin kendi web sitesinde Dernek olarak toplumumuzdaki din öğretimi ve din eğitimi konusundaki yetersizliklerin farkındayız. Görüş, cemaat, meşreb ve mezheb farklılıklarından dolayı insanları ötekileştirici tavırları benimsemiyor; birlik, beraberlik ve İslam kardeşliğinin önemine inanıyoruz denmektedir.

Buraya kadar her şey masumane kabul edilebilir. Ancak Hizbullah dosyası incelendiğinde önderlerinin ve avukatlarının demeçleri okunduğunda sayıları yüzlere bulan bu derneklerin masum birer dini cemaat olduğuna inanmak için saf olmak veya kandırılmak gerekir.

İkra Derneğinin, Milli Eğitim Bakanlığından izinli ilköğretim öğrencilerine yönelik SİYER adında bir de sınavı var. Bu sınavda dereceye giren öğrencilere dizüstü bilgisayardan kol saatine kadar, bisikletten satranç takımına kadar hediyeler verilmekte. En büyük hediye de Umre ziyareti.

ÖSYM´nin Bandırma´da bir tane bürosu ve temsilciliği bulunurken İkra Derneğinin Siyer Sınavı başvuru merkezi veya temsilciliği adı altında üç tane merkezi bulunmakta.

Neresinden bakarsanız bakın Türkiye cemaatler ve şeyhler cennetine dönüşmekte. Adı geçen dernek ülkemizin Afganistan, Pakistan, Mısır, Cezayir ve Suriye gibi olmaması için faaliyet gösterdiğini ve okuma etkinlikleri temelinde çalıştığını söylese de sözü edilen ülkeler önce ABD emperyalizmiyle ılımlı İslam´ın kucağına itilmiş sonra da radikal İslamcıların arzuladığı ortam oluşmuştur. Nitekim Hizbullah davası avukatları ‘Hizbullah silahları gömdü mü, yoksa bıraktı mı´ sorusuna siyasetle elde edebileceğimiz kazanımları siyasetle elde edeceğiz. Diğer konuda zaman her şeye gebedir. Bekleyip göreceğiz´ yanıtını vermektedir.

Bir kez daha kandırılmamak için, bir kez daha acılar yaşamamak için emperyalizmin kirli oyunlarına alet olmamak, bir eli dinde, bir eli siyasette göbeği dış güçlerin elinde olan bu melek yüzlü şeytanlara karşı uyanık olmak zorundayız.

Yoksa dün Fetö, yarın başka isimli taşeron örgütler kutsal değerleri kullanmaya devam edecek ve her fırsatta gerçek yüzünü ortaya koyacaklardır.

Bizden söylemesi….  

Anahtar Kelimeler: İKRA
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
DOLAR
5.2601
EURO
5.9335
Reklamlar

/resimler/2018-9/26/1034213116671.jpg

/resimler/2018-9/30/1528469501556.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:37 08:20 13:21 15:46 18:04 19:35
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Çoban uyudu mu kurt emin olur.

Mevlana
1918 Tatvan`ın kurtuluşu.
1937 Naylonun ABD`de ilk üretimi.
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. -Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın) -İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. -Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırı

İlginç Bilgiler 2