Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


İNANAN FARKLI FARKLI OLAN AYDINLAR…

İNANAN FARKLI FARKLI OLAN AYDINLAR…


Hakikati insanların ölçüleriyle değil, insanları hakikatin ölçüleriyle tanı.

                                                                                      Hazret-i Ali (r.a)

İNANAN FARKLI FARKLI OLAN AYDINLAR…

                İleri Demokrasi Masalına İnanan Farlı Farklı Aydınlar!

                Manzara –i Umumiye..

                Günümüzdeki görünüm; siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik olarak korkunçtur.

Türkiye; On kûsur yılı aşkındır, emperyalizmin gönüllü tutsağı devlet yönetimi şirket yönetimiyle karıştıran, ulusal çıkarları ve yurt değerlerini pazarlık konusu yapabilen bir iktidarın boyunduruğu altındadır.

                İktidar, Gazi Atatürk ilke ve devrimlerinin uygarlığa, çağdaşlığa, bağımsızlığa, aydınlanmaya yaptığı bütün vurguları toplum hayatından silme uğraşındadır; sıra bu konuların Anayasa’dan kazınmasına gelmiştir. Başta yüksek yargı organları olmak üzere, temel görevleri Cumhuriyet değerlerini ve Laikliği korumak olan tüm Cumhuriyet Kurumları bir bakıma iğdiş edilmiştir!

                İktidarın ekonomik hiçbir başarımı yoktur. Ülke ekonomisi bütün makyaj faaliyetlerine karşın çok büyük bir yıkım eşiğindedir; HAYATİYETİNİ BORÇLANARAK SÜRDÜRMEKTEDİR!

                En ufak bir muhalefete dahi tahammülü olmayan ve yaptıkları yanına kâr kalan iktidar tarafından ülke bir polis ve gardiyan devletine çevrilmiştir!

                Ülke menfaatlerini kollamak bir yana ABD, ve AB, ve de İSRAİL’in tam güdümünde bir dış politika izlenmiş, ülkenin bağımsızlığını yok etmek pahasına dış ülke ve kuruluşlarla anlaşmalar yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası toplum içinde (cahil ve çaresiz bazı Arap toplumlarının teveccûhû dışında) tarihin en prestijsiz dönemini acıda olsa yaşamaktadır.

                Kıbrıs’taki haklı dava çürütülmüş, sözüm ona dostluk ve barış peşinde koşularak Ermenistan’ın bir aralar işi Anadolu’da toprak ve tazminat taleplerine kadar vardırması sağlanırken ezeli dost Azerbaycan küstürülmüştür. Davul zurna çalarak gelen ve Fransa meclisince kabul edilen ‘SOYKIRIM İNKÂR YASASI’ konusunda esip gürlemekle yetinilmiştir.

                Uzak yakın tüm komşularla ilişkiler sertleşirken Suriye ve İrak ile düşmanlık aşamasına gelinmiştir. İsrail ile girişilen itiş kalkış’ta ‘YAPTIRIMI OLMAYAN’ tehditler savrularak ülkemizin onuru ve gururu ayaklar altına alınmıştır.

ABD’nin, AKP İktidarının candan işbirliğiyle Türkiye topraklarına yerleştirdiği ‘FÜZE KALKANI’ radarları ve insansız casus uçakları (Predatörler), bundan böyle kuşkusuz Türk ordusunun yurt düzeyindeki tüm harekatını en üst düzeyde mükemmel izlemeye de yarayacaktır ve sonuçta da yaramıştır!

                Kontrolü tamamen ABD ve İsrail elinde olan bu araçlar, Türkiye’nin savaşa sokulmak istendiği iki komşu İran ve Suriye ile birlikte Rusya da tepeden tırnağa izlemek durumundadır. İran ve Rusya’nın, Füze kalkanı dolayısıyla, Türkiye’yi uyaran açıklamalarına bir zamanlar ancak bön bön bir bakışla karşılık verilmekteydi!

                2002’ye kadar gelinen süreçte gücü kırılıp eylem yapabilirliği en aza indirilmiş bölücü terör örgütü PKK, mevcut AKP İktidarları döneminde canlandırılıp ülkenin başına püsküllü bela haline getirilmiştir; Güneydoğu bölgesinde BDP yönetimindeki belediyeler işi fiili (!) ÖZERKLİĞE KADAR VARDIRMIŞLARDIR!

                Aydınlar..

                Cumhuriyet değerlerine sahip çıkıp, halkın gerçekleri öğrenmesine çalışan aydınlar baskıyla sindirilip susturulmaya çalışılmaktadır. Yüzlerce Cumhuriyetçi aydın –özellikle kamuoyunu etkileme/aydınlatma gücü en fazla olan: gazeteciler, parlamento dışı muhalif parti başkanları ve üyeleri, sivil toplum örgütlerinin başkan ve üyeleri, komutanlar, üniversite rektörleri, öğretim üyeleri –gerçekliği kanıtlanmamış bir terör örgütü üyeliği iddiası ile süresi belirsiz tutukluluklarla ceza evlerine kapatılmışlardır. Özel yetkili savcılar eliyle başlatılıp şimdiden dünyanın en büyük hukuk skandalına dönüşmüş bulunan yurtsever avlayıcı ve susturucu bu dava, iktidar tarafından her türlü tutum ve söylemle desteklenmektedir…

                Suskun Aydınlar..

                Yurdumuzun başına gelmekte olan felaketi herkesten iyi gördükleri ve bu felaketin altında kendilerinin de kalacaklarını bilmeleri gerektiği halde; “Ön Planda Gözükmeyeyim!”, ”Başıma Bir Şey Gelmesin!”, “Çözüm Bana Mı Kaldı?”, “Ben Ne Yapabilirim Ki?” ve benzeri düşüncelerle suskun kalan ya da yeterli ölçüde sesini çıkarma cesaretini gösteremeyen aydınlarımız da çok vardır.

                Yurt severler, sahte kanıt ve suçlamalarla süresi belirsiz olan tutukluluklarla göstermelik mahkemelerde, “KARGALARIN BİLE GÜLECEĞİ TARZDA” YARGILANIR GİBİ (!) yapılırken buna ses çıkaramayan anlı şanlı hukukçular, Hukuk Fakülteleri Hocaları…

Üniversiteler bir ortaçağ zihniyeti tarafından birer birer teslim alınırken ses çıkaramayan üniversite üyeleri… Sanata, sanatçıya en büyük saldırılar yapılır, anıt heykeller yıktırılırken; yurdumuzda çağdaş sanatın en hacimli ve donanımlı merkezi konumundaki akım tamamen ortadan kaldırılmak üzere çürümeye terk edilir.

                Ve opera, bale, tiyatro, orkestra sanatçıları kendilerine başka binalar, sahneler tahsis edilme gereği bile duyulmadan sokağa atılırken sessiz kalan sanat insanları… TÜBİTAK, TAEK, TÛBA gibi bilim kurumlarının idari/bilimsel özellikleri ortadan kaldırılıp HÛKÛMETE BAĞLI BASİT BİRER KURUMA DÖNÜŞTÜRÜLÜRKEN YETERLİ MUHALEFET GÖSTERMEYEN BİLİM İNSANLARI…

                İşbirlikçi Aydınlar..

                İşbirlikçi sözde aydınlar da vardır: Bencil ve zavallı çıkarlarının esiri olarak yurt ve yurttaşlık duygusuna yabancılaşmış, sahip oldukları ekonomik refahı ve sosyal statûleri borçlu oldukları toplumlara ihanet içinde bulunan aydın müsveddeleri… Birer dünya vatandaşı (!) olarak Cumhuriyet’in kuruluşunu antidemokratik bulup karalayarak Türkiye üzerine ahkam kesen, bugünkü tüm anti demokratik uygulamaları ise göz ardı edip esenliğe kavuşmayı şeraitçi kadrolardan bekleyen zavallı aydınlanamamışlar…

                Türkiye Kas Hastalıkları Derneği kurucu başkanı Prof. Dr. Çoşkun Özdemir, sözde aydınlara isyanını şöyle dile getirmektedir. “Ben ülkemin bu hale gelebileceğini, bütün bu olup bitenlere böyle sessizce boyun eğileceğini ve Türkiye’nin bu kadar ikiyüzlü, bu kadar kalleş, bu kadar dönek böylesine kaypak, bu denli çıkarcı, uşak ruhlu, tetikçi okur yazar ve aydın müsveddesi yetiştireceğini hiçbir şekilde düşünemezdim…

                Kur’ân Ne Diyor?

                “Nerede olursanız olun, ölüm sizi yakalar. Sağlam yapılmış kalelerde bulunsanız bile.” (4. Nisâ Sûresi, Âyet/ 78)



  • Perşembe 6 ° / -1 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 11 ° / 1 ° Sağanak
  • Cumartesi 10 ° / 1 ° Bulutlu
  • BIST 100

    1.467%0,00
  • DOLAR

    7,4029% -0,15
  • EURO

    8,9755% -0,03
  • GRAM ALTIN

    438,72% 0,37
  • Ç. ALTIN

    723,888% 0,37