Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


İŞLER İYİCE KARIŞTI

İŞLER İYİCE KARIŞTI


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

İktidar panik içersinde, önüne gelene saldırıyor. Türk sanayicileri ve işadamları derneği (TÜSİAD) başkanı Muharrem Yılmaz “hukukun üstünlüğüne riayet edilmeyen, vergi cezaları veya başka türlü yollarla şirketlerin üzerinde baskı kurulan böyle bir ülkeye yabancı sermaye gelmez” diye konuşuyor. Bu söylem çok yerinde bir söylemdir. TÜSİAD başkanı olarak. Ülkesinde yaşanan olaylar karşısında duyarlı bir eleştiri yapmış. Bu eleştirinin dikkate alınması gerekirken, vatana ihanet etmekle suçlanıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan “ bizimle bir işiniz olursa sakın ola ki yanımıza gelmeyin! Bir daha bize hangi yüzle geleceksiniz? Bizi karşınızda bulacaksınız. Yaptığınız vatana ihanettir!” diye cevap veriyor. Bu vatana ihanet etmek bu kadar basite indirgemek yanlıştır. TÜSİAD bu ülkenin işadamlarından kurulmuş bir kurumdur. Ülkede olan bitenden dış ülkelerin haberi yok mu? Son zamanlardaki olaylar yüzünden dış ülkeler tarafından saniye saniye izlendiğini zannediyorum. Bilhassa AB (Avrupa birliği) her şeyden haberdardır. Çünkü yapılan yanlışları devamlı bir rapor halinde iktidara iletiyor. Hatırlarsanız bir meselede bir rapor gönderdiler. Burhan Kuzu “ bu raporu çöpe atıyorum” demişti. Yine HSYK için eleştiride bulundular. Bu eleştiriye cevap olarak başbakan “ devletin içersine sızmış çeteler ve devlet içersinde devlet olanlar var” diye şikâyet etmişti.

Başbakan belki ülkede ilk defa olan bir toplantı gerçekleştirdi. Diyaneti devreye sokarak imam, müezzin ve cami hocaları ile toplantı yaptı. Diyanet yapılacak toplantıya personelin katılması için gerekli yerlere yardımcı olunmasını bildirmiş. Yalnız İstanbul’dan 2.500 imam, müezzin ve cami hocalarının katılmasını sağlamıştır. Milli eğitimde yüzlerce öğretmen ve okul müdürü var. Bunlarla bir toplantı yapılıyor mu? İktidar çıkmaza girdi. Onun için çıkış yolu arıyor. Yardımlaşacağı bir imamlar, müezzinler ve cami hocaları kaldı. Birer ikişer yandaşlar iktidardan uzaklaşmaya başladı.

Balyoz davasında en önemli delil olarak bilinen 5 nolu CD’ye sonradan bazı belgelerin yüklendiği ortaya çıktı. TÜBİTAK 2008 de hard diske işlem yapıldığını raporda belirtmiş.

Böylelikle balyoz davası çökmüş oluyor. Şimdi adaletin yerini bulması için nelerin yapılması gerekiyor. Yargıtay’ın vermiş olduğu karara cumhuriyet başsavcısının itiraz etmesi gerekir. Böyle bir itirazı yapan savcıya adalet bakanı ne diyecek? Bir zamanlar dalga dalga operasyonlar yapılırken ülke çetelerden temizleniyor, diyenler ne diyecekler? Kozmik odalara kadar girilmesine ne diyecekler?

Yolsuzluk ve rüşvet olayları iktidarın başını ağrıtırken, şimdi birde TÜBİTAK raporu çıktı ortaya. Daha önce ayni TÜBİTAK “5 nolu CD’ye Yükleme yapılmamıştır” demişti. Ne oldu sonradan kararını değiştirdi?  Bazı kişiler işin vahametini anladılar. Bunların davranışları millete bir mesajdır. Kayseri Cumhuriyet savcısı görevden alındı. Sebebi bizim savcımız ola denilmiş. Savcı “ben devletin savcısıyım” dediği için görevden alınmış. Ayrıca İzmir Cumhuriyet Başsavcısı görevden alınıp başka bir yere sürgün gideceğini bile bile adalet bakanlığı müsteşarının tehdidine rağmen isteneni yapmamış. İğrenç teklifi yapan müsteşarın isteklerini yerine getirmeyerek. Yapılan teklifi resmi tutanak haline getirerek HSYK göndermiştir. Neticesinde samsuna mahkemesi dahi kurulmamış varlığı olmayan bir bölüme verilmiştir. Bu savcıların yaptıkları bir özveridir. Bu özveriyi milletin uykudan uyanması için yapmışlardır.

İşler iyice karıştığı için. İktidar varlığını sürdürebilme telaşına düşmüştür. Ülkede olan olayların sözü dahi edilmiyor. Sınıra asker sevkiyatı yapılırken, konvoyun geçtiği yerleşim biriminde, BDP’nin eylemi varmış. Askeri konvoy geçerken konvoya BDP flamaları, PKK paçavrası ile Öcalan posterleri sallayıp. Öcalan lehine sloganlar atmışlar. Askeri tahrik etmeye çalışmışlar. Bu ne demektir bilir misiniz? Askeri aşağılamak ve meydan okumaktır. Bu cüreti nereden alıyorlar? Aman barışa zarar verecek bir hareket yapmayın diye. İktidarın askere verdiği emirden alıyorlar. Karakol yapılmasını istemiyoruz, dediler. İsteklerini yerine getirmek için karakol yapımı durduruldu. Karakollarda asker istemiyoruz, Dediler. Karakollardaki askerler kışlaya çekildi. Arama tarama yapılmasını istemiyoruz, dediler. Askere arama tarama yaptırılmaktan vazgeçildi. Böyle olunca da her türlü melaneti diledikleri gibi yapıyorlar. Biliyorum askeri konvoydaki askerler kahrından saçlarını başlarını yolmuşlardır. Askerin onuru ile oynanmış kimsenin umurunda değil. Tek düşünceleri iktidarlarını koruyabilmektir. Bindik alamete gidiyoruz kıyamete Allah sonumuzu hayır eyleye. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 27 -01 – 2014 Mustafa KOÇAL

 



  • Pazar 14 ° / 3 ° Fırtına
  • Pazartesi 16 ° / 6 ° Bulutlu
  • Salı 13 ° / 3 ° Sağanak

Balıkesir

08.12.2019

  • İMSAK 06:40
  • GÜNEŞ 08:09
  • ÖĞLE 13:05
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.869%0,19
  • DOLAR

    5,7886% 0,66
  • EURO

    6,4034% 0,20
  • GRAM ALTIN

    271,56% -0,49
  • ÇEYREK ALTIN

    448,074% -0,49