Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


İSTANBUL SÖZLEŞMESİ…

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ…


                İstanbul Sözleşmesi ve Diğerleri!

                Türkiye’de aile yapısının, tek tek karı ve kocanın (eşlerin) ve çocukların bir tehdit ve tehlike altında olduğuna dair yaygın kanaat, ne yazık ki acı bir gerçektir…

                Peki, sıkıntıların kaynağı nedir?

                İstanbul Sözleşmesi..

                AK Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un bir televizyon mülakatında, bahse konu sözleşmenin imzalanmasının yanlış olduğunu belirtmesi ve usulüne uygun biçimde bu sözleşmeden çekilme hazırlıklarından bahsetmesi, haklı olarak muhafazakâr-dindar kesimi çok heyecanlandırdı. Zira 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe giren bu anlaşma, ta ilk günden beri tartışma konusuydu.

                Anlaşmanın muhtevasında, Türk milletinin inancıyla, kültürüyle asla bağdaşmayan ve aile yapısının temeline dinamit koyan hükümler vardı. 81 Maddelik anlaşmanın maksadı, 3. Madde’de; “KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ VE HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞI ÖNLEMEK” şeklinde derpiş (Önde olan, göz önünde bulunan.) edilmişti. Velakin kadına şiddeti önlemenin dışında, çok daha başka alanlarda;

belki de başlangıçta kimilerinin hiç fark etmediği, gayrimeşru ilişkilere ve eşcinsel evliliklere kadar uzanan yollar ve tuzaklar açılıyordu… Adı üstünde anlaşma, elbette doğrudan bir kanun statüsünde değildi. Ama Anayasa 90. Madde hükmüne göre, kanun hükmünde bir metin olarak, imzacı taraflara çeşitli yükümlülükler getiriyordu. Bu yönüyle İstanbul Sözleşmesi aslında bir yol haritası mahiyetindeydi…

                Bu arada, İstanbul Sözleşmesi öncesinde, Türk Hukuk sisteminde yapılan köklü değişiklikler; özellikle Aralık 2001 tarihinde yürürlüğe giren yeni Medeni Kanun…

En önemlisi de, 20 Mart 2012 tarihinde hayata geçirilen 6284 Sayılı “AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR” kanun, toplumsal hayatımızı derinden etkileyen yeni kavram ve hükümlerle, bugün hali hazırda yaşanan 2020 yılında dahi sıkıntıların doğmasında çok önemli bir rol oynadı.

                Kanunların ruhu, fert ve toplumların inanç ve kültür yapısına, yüzyıllar boyu yerleşmiş örf ve âdetlerine, teamüllere uyum göstermediği vakit sıkıntıların sonu asla gelmez…

Türk toplumu son bir asırda çok hızlı değişim ve dönüşümler geçirdi. Son kırk yılda da özellikle düzensiz göç ve yoğun şehirleşme ile birlikte, hayat tarzı bakımından büyük bir altüst oluş yaşadı. Üstüne üstlük, haberleşme teknolojisindeki baş döndürücü gelişmelerle, bu sayede küreselleşmenin etkilerine büsbütün açık hâle gelmesi, kozmopolit kültür saldırısının karşısında korumasız bıraktı.

                Milli kültürün şekillendirdiği örf-âdet, gelenek ve görenekler ile aile mahremiyeti, namus kavramı, haysiyet ve şeref anlayışı yerine; bütün bunları ters yüz eden, inkâr eden, temelinden dinamitleyen yoz bir anlayış ve “YENİ YAŞAM TARZI” diye sunulan ölçüsüz-değersiz davranış biçimi, beraberinde sosyal felaketi getirdi!

                Bu felaket aileyi temelinden çökertirken, aile fertlerini de derin psikolojik bunalımlara sürükledi!

                Bu “ÇAĞDAŞ FELAKET” ile mücadele için sunulan reçeteler ise hep eksik, gedik kaldı ve kimi zaman da maalesef tam tersine yarayı azdıran etkiler yaptı. KADINI ŞİDDETTEN KORUYALIM DERKEN, BU DEFA ERKEK EN BAŞINDAN VE DAİMÎ BİÇİMDE SUÇLU VE SANIK SADALYESİNE OTURTULDU… Neticede kaş yapalım derken göz çıkarıldı!..

                Kur’ân Ne Diyor?

                Allah-ü Teâlâ şöyle buyuruyor (meâlen): “Rabbini, içinden, yalvararak ve (azâbından) korkar olduğun hâlde (fakat) cehrî (aşikâre olmayan) bir sesle sabah ve akşam zikret ve (zikirden) gâfil olanlardan olma.” (7. A’râf Sûresi, Âyet/205



  • Perşembe 32 ° / 19 ° Güneşli
  • Cuma 38 ° / 23 ° Güneşli
  • Cumartesi 37 ° / 23 ° Güneşli

Balıkesir

13.08.2020

  • İMSAK 04:37
  • GÜNEŞ 06:12
  • ÖĞLE 13:18
  • İKİNDİ 17:07
  • AKŞAM 20:15
  • YATSI 21:43
  • BIST 100

    1.109%-0,47
  • DOLAR

    7,3488% 0,21
  • EURO

    8,7013% 0,69
  • GRAM ALTIN

    456,23% 0,92
  • Ç. ALTIN

    752,7795% 0,92