Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


İTTİFAK ARANIYOR

İTTİFAK ARANIYOR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

İktidar ittifak yapabileceği bir kurum arıyor. İktidarın cemaatle ittifak yaptığı son olaylarla dan sonra ortaya çıktı. Devlet içersinde paralel devletin anlamı budur. Bu ittifak bozulduğu için bu olaylar son sürat dibe vurmak üzere. Bu yüzden devlet kurumları ikiye bölündü. Emniyetin şube müdürlerinin nerede ise yarısının yerleri değiştirildi. Sebep cemaatin şube müdürü olmaktan dolayıdır. Keza polislerde ayni durumdadır. Devletin polisleri cemaatin polisleri olmak üzere ikiye bölünmüş durumda. Savcılar ve hâkimlerde devletin savcıları ve hâkimleri. Devletin savcı ve hâkimleri olarak bölündüler. Yargıdaki ve emniyetteki bu bölünme ortaya çıkınca iktidar kendisini yalnız hissetmeye başladı. Benim polisim, benim savcım, benim hâkimim söylemleri tarihe karıştı.

Artık bu bölünmüşlük, bunlarla bir ittifak yapılamayacağını göstermiştir. Artık cemaatle ittifak bozulduğuna göre. Cemaatle tekrar ittifak yapılması mümkün değildir. Menfaate en uygun ittifak yapılacak kurumlar bölündüğü için bu kurumlarla da ittifak mümkün olamayacaktır. Menfaate en uygun ittifak yapılacak kurum silahlı kuvvetlerdir.

İktidar silahlı kuvvetlerle ittifak yapma eğilimi gösteriyor. Ergenekon ve balyoz davalarında mahkûm olanların tekrar yargılanmasına sıcak bakılmasının tek sebebi ittifak yapmaktır. Emekli eski genelkurmay başkanı İlker Başbuğ tutuklanalı iki seneyi geçti. Başbakan şimdi “günahsız çok kişi hapiste, İlker başbuğ terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlaması ile hapiste” diyor.

Başbakanın 2009 Nisan ayındaki tutukmalar hakkındaki beyanına bakalım. “Eğer bugün hâkimlerimiz, savcılarımız hiçbir baskı ve tehdide boyun eğmeden görevini yapabiliyorsa güven verici bir gelişmedir. Bundan kim neden rahatsız olabilir? Bunu kim neden engellemeye çalışabilir? Bakınız ortada son derece ağır son derece vahim iddia var. Anayasamıza, yasalarımıza göre suç teşkil eden ithamlar var. Bırakın yargı işlesin, bırakın hukuk işlesin, bırakın ak ile kara ortaya çıksın. Süreci bulandırarak hâkimleri ve savcıları tehdit ederek hiç kimse bir yere varamaz’ demişti.

Bu bir nevi tutuklananların suçlu olduğu kanaatini ortaya koymaktı. Hatta “kanunlar herkese için eşittir” demişti. Bu Ergenekon ve balyozdan yargılananların çoğu dijital verilere dayanılarak suçlandılar. Devlet bu davalarda gizli tanık kullandırdı. Bu gizli tanıkların çoğu PKK itirafçıları idi. Bu olaylar yaşanırken kimsenin sesi çıkmadı. Başbakan “ ben bu davaların savcısıyım “ demişti. Son zamanlarda bazı gerçekler ortaya çıktı.

Başbakanın başdanışmanı “orduya kumpas kuruldu” dedi. Bunu cemaati suçlama amacı ile söylenmişti. Fakat bu söylemin buraya geleceğini tahmin etmemişti. Başdanışman bunu söylediğine göre bu orduya kurulan kumpasın iktidar tarafından bilindiğini gösteriyor. Çünkü cemaat ile iktidar ittifak içersinde oldukları için ses çıkarılmamıştır. Şimdi günahsızlardan bahsediliyor.

Neden bu söylemler o zaman söylenmedi de şimdi gündeme geldi? İktidar cemaat ile ittifak içersinde idi. Polis benim polisim deniliyordu. Yargı iktidarın arzuladığı şekilde işliyordu. Bu iki kurumun cemaatin ve devletin olmak üzere ikiye bölünmesi iktidarı yalnızlığa götürdü. Bu durumda TSK ile ittifak yapmanın doğru olacağı kanaati hâsıl olmuş olmalı ki. “Günahsız kişiler hapiste yatıyor.

İlker Başbuğ terör örgütü kurmak ve yönetmekten yargılandı” deniliyor. Tekrar yargılanmaya bunun için sıcak bakılıyor. Tekrar yargılanma yapıldığında dijital veriler dikkate alınmayacaktır. Yargılanma döneminde sanıkların getirildiği önemli tanıklar dinlenmedi.

Yargılananlar her ne olursa olsun cezaya çarptırılacaklardı. Tekrar yargılanmada bu önemli tanıkların dinlenmesi gerçekleşecektir. Yargılananların cezalarının düşmesi söz konusudur. Çünkü “milli ordumuza kumpas kuruldu” söylemi bu mahkemenin çökmesine yeterli olacaktır. Her ne kadar genelkurmay başkanının ben hükümetin memuruyum diyerek iktidara bağlılığını beyan etmiş olsa da. Ordu personelinin iktidara karşı kırgınlığı bellidir.

Bu tekrar yargılanmanın ordu personelinin kırgınlığını gidererek, ordu ile ittifak yapma arayışı ağır basmakta dadır. Fakat ordu personelinin bu saatten sonra böyle bir ittifaka sıcak bakacağını tahmin etmiyorum. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

   NE MUTKU TÜRKÜM DİYENE !   

13 – 01 – 2014     Mustafa KOÇAL

 



  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

20.11.2019

  • İMSAK 06:24
  • GÜNEŞ 07:51
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:19
  • BIST 100

    107.529%0,64
  • DOLAR

    5,7102% 0,23
  • EURO

    6,3302% 0,28
  • GRAM ALTIN

    269,78% -0,67
  • ÇEYREK ALTIN

    445,137% -0,67