Melisa GÖNEN-GENÇ KALEM


Kadınların günleri

Kadınların günleri


Hatırlamak bir güne sığdırılamayacak kadar büyük bir eylemdir. Hatırlamak, hayata ait ne varsa fark etmek, yaşamı daha iyi hale getirmek için yapılabileceklerin farkına varmaktır. 8 Mart, yaşam mücadelesinin gereklerinden olan iş hayatında bulunma ve emeğini özgürce ortaya koyma hakkının savunulmasıdır. Kadınların emeklerinin hiçe sayılması, başarılarının ve haklarının göz ardı edilmesine göz yummamaktır. Ancak kadınlar sadece 8 Mart’ta değil her gün farklı alanlarda haklarını savunarak mücadele etmektedir. Üstelik, dünyada çeşitli sıfatların haricinde “birey” olarak var olan kadınları hakları için mücadele etmek durumunda bırakanlar,  saygının ve adaletin varlığından bir haber olanlardır. Kadınlar anne, abla, kardeş, eş olmaktan öte bu dünyayı paylaşan bireylerdir.

8 Mart’ta emekçi kadınların haklı mücadelelerini saygıyla anmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki, mücadele hayatın her anında hak, özgürlük ve saygı arayışıdır. Bu yazıyı 8 Mart’ta değil de herhangi bir günde okuyorsanız bilin ki kadınlar gününden ziyade kadınların her daim varlıklarını güçlendirmeye çalıştığı “günler”i vardır.

Kadınların eğitim hayatında var olmak için zaten sahip oldukları- doğdukları anda -eğitim haklarını talep ettiği günleri vardır.

Hem kadınların eğitimine destek olmayan hem de kadın doktor arayan insanlarla mücadelesi vardır mesela.

Başına bir şey gelse kıyafetine, dışarda olduğu saate bakarak bahane üretenlerle,

Başına örttüğü veya örtmediği örtüye göre yargılayanlarla,

Kendi bedeninden memnun olsa da başkalarının yargılamalarına ve bakışlarına maruz kalmakla, Zayıf, şişman, kısa, uzun… Bu sıfatları kendi kötülüğüne kılıf dikmiş insanlarla,

Evliliği ya da çocuk sahibi olmayı bir zorunluluk görenlerle,

Evini geçindirenin sadece erkekler olabileceği ve onlara iş hayatında öncelik verilmesi gerektiğini düşünen işverenlerle,

Emeğini sömürenlerle, duygusal ve fiziksel şiddette bulunanlarla ve gücünü ya da başarılarını hiçe sayanlarla,

BİR GÜN DEĞİL, HER GÜN MÜCADELESİ VARDIR KADININ!

Biz kimsenin sözünden çıkamaz değiliz, gece geç saatlerde dışarıda bulunamaz da değiliz. Kimsenin “bizi beğendiği kadar “ güzel değiliz. Tüm bunların farkındalığıyla birlikte kadınların da birbirine destek olması gerektiğini yaşadıkça daha da yakından görüyoruz. Bir kadın yaşamdaki  haklarının farkına varmadan kendisi için iyi olanı bilemez. 8 Mart kadınların birbirine olan desteğiyle hatırlanır bir gün haline geldi. Ancak hiçbir kadının hayatını kaybetmeden hatırlanır hale geldiği ve saygı gördüğü günler olmalı. Bu bir dilek değil, bir gerekliliktir ve mücadelenin nihai sonucunun ifadesidir.

Hayat değişim ve dönüşümün eseridir. Victoria Dönemi’nde kadınlar çok zor şartlarda yaşıyorlardı. Bu şartlar insanın köhne düşüncesinin eseriydi. Çünkü dünya boş bir tuvalken onu hangi renk ile boyayacağımız ya da üzerine ne çizeceğimiz bizim elimizdeydi/elimizdedir. Victoria Dönemi’nde yazarlık yapmak ve bu sayede yaşamlarındaki zorlukları dile getirmek isteyen kadınlar, erkek takma isimlerini kullanarak yazarlık yapmaya çalışıyorlardı. Şimdi ise onları bir yazı ile kendi ismimle  anabiliyor ve sizlerle paylaşabiliyor olmak, işte bu değişimin bir göstergesidir.  Değişimin var olduğu bilinciyle yaşamak ise umudu daima canlı tutacaktır.

  Melisa GÖNEN  10 MART 2020



  • Pazar 14 ° / 7 ° Fırtına
  • Pazartesi 15 ° / 7 ° Fırtına
  • Salı 19 ° / 6 ° Fırtına

Balıkesir

29.03.2020

  • İMSAK 05:26
  • GÜNEŞ 06:50
  • ÖĞLE 13:18
  • İKİNDİ 16:50
  • AKŞAM 19:36
  • YATSI 20:55
  • BIST 100

    88.125%-3,72
  • DOLAR

    6,4520% 0,88
  • EURO

    7,2041% 2,04
  • GRAM ALTIN

    336,61% 0,33
  • ÇEYREK ALTIN

    555,4065% 0,33