Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


KANUN DEĞİŞİKLİĞİNE MAZERET

KANUN DEĞİŞİKLİĞİNE MAZERET


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Hâkimler, savcılar yüksek kurulu “HSYK” kanununda yapılacak değişikliğe. Muhalefet ve bazı kesimler den bu kanun değişikliğine tekiler geliyordu. Çünkü bu kanun değişikliği ile adalet bakanına olağan üstü yetkiler verilecektir. Bu kanun değişikliğinin ne kadar gerekli olduğuna mazereti buldular. 2 bin 400 kişinin dinlenildiği bilgilerine ulaşmışlar. Onun için bu HSYK kanununun değişikliğinin ne kadar yerinde olduğunu. Bakanlar kurulu toplantısından sonra Bülent Arınç böyle açıkladı. Hem de 3-5 seneden beri dinleme yapıldığını söyledi. Bu dilemeler biliniyordu. Herkes dinlenildiğin söylüyordu. O zaman neden? Tedbir alınmadı? Şikâyet edenlere “telefonla konuşmazsanız, dileyende olmaz” diyerek milletle alay ettiler. Bu dinlemeler yüzünden çok kişinin başı yandı. O zaman çuvaldızı millete batırıp, iğneyi kendinize batırdınız. Şimdi çuvaldız iktidara batmaya başlayınca kıyameti koparıyorlar. Dilemeler yapılırken iktidarın sesi neden çıkmadı? Çünkü bu dilemeler iktidarın aleyhine değildi. Bilakis iktidarın lehine gelişiyordu. Muhalefetin belediyeleri dinleniyor. Belediyelere baskınlar düzenleniyor. Tutuklamalar oluyordu. Bu da iktidara siyasi malzeme oluyordu. Ne zaman iktidarın cemaatle arası açıldı. Telefon dinlemeleri iktidarın aleyhine olmaya başladı. 17 Aralık rüşvet yolsuzluk olayları bu dinlemeler sayesinde ortaya çıkmadı mı? Başbakanın telefonla TV yayınlarına sansür uygulattığı dinlemelerle ortaya çıkmadı mı? Başkaları dinlenirken kimsenin sesi sedası çıkmıyordu. Amma kirli çamaşırlar ortaya dökülünce çareyi dinlemelerin önlenmesi için tedbir almaya çalışılıyorlar. Bu HSYK ve MİT kanununda yapılacak değişiklikten sonra.  Bazı olayları yayınlamak, yazmak, yayınlatmak yasaklanıyor. Gazetecilerin haber kaynağını açıklamak mecburiyeti getiriyor. Açıklamamakta direneler için hapis cezası getiriliyor. Gazetesin de bazı haberlerin yayınlanmasına müsaade eden gazete patronları hakkında da hapis cezası getiriliyor. Bunun adına da ileri demokrasi diyeceğiz.

Çıkarılacak bu yasalar için Arap ülkelerinde bile eleştiri alan bir ülke duruma geldik. Basın özürlüğün de Afrika ülkelerinin bile gerisine düştük. Ülkede iktidarın aleyhine gelişen her şey cemaate bağlanıyor. Düşüne biliyor musunuz? Demokrasinin önünde en büyük engel cemaat gösterildi. Başbakan “son çetede tarihe karıştıktan sonra inanın demokrasinin önünde hiçbir engel kalmayacak” diyor. İktidar demokrasinin gelişmesi için adımlar atıyormuş. Cemaat bu adımların atılmasını engelliyormuş. Böyle bir söylemin ortaya atılması dahi iktidarın ayıbıdır. Kaset olayları ortaya çıktığında, o kasetler siyasi malzeme olarak kullanıldı. Deniz Baykal ile ilgili kaset bile Kılıçtaroğlunu kötülemek için siyasi malzeme olarak daha düne gelinceye kadar kullanılmadı mı? Şimdi “o kasetleri yayından biz kaldırttık” deniliyor. Suçluyu bulmak yerine yayından kıldırttırılmış.

Şimdi aklıma geldi. Bu değişiklik yapılacak kanunlarla bir şey daha getiriliyor. İmzasız, isimsiz, adressiz ihbar mektupları dikkate alınmayacak. O Ergenekon ve balyozdan çeşitli cezaevlerinde yatanların çoğu isimsiz ve imzasız mektuplar yüzünden bu cezalar verilmedi mi?  Bunun hukuksuz bir uygulama olduğu bilinmiyor muydu? O zaman bu ihbarlar değerli delil olarak kullanıldı. Şimdi böyle ihbarın değeri kalmadı mı? Neden şimdi böyle ihbarlar uygulanmaya konmayacak? Çünkü son zamandaki olaylar içinde savcılara imzasız, isimsiz ihbarlar gelmiştir. Bu ihbar mektupları belki de 17 Aralık operasyonları ile ilgili ihbar mektuplarıdır. Son zamanlarda iktidar kendisini kurtarmak için. Söyledikleri ve yaptıkları ile Ergenekon ve balyoz davalarını geçersiz duruma düşürmüştür. Hiç zaman geçirmeden bu mahkemelerin düşmesi için gerekli girişimleri iktidar olarak yapmalıdır. Orduya kumpas kurulduğunu söyleyen iktidardır. Ergenekon davasında topraklara gömülü bulunan mühimmat için bizi kandırdılar diyen iktidar mensupları değil mi? İsimsiz, imzasız ve adressiz ihbarların geçerli olmayacağını kanunla kaldırmak için çalışan iktidar değil mi? Bu davalardan ceza alanların nerede ise hepsi sahte belgeler ve ihbarlar yüzünden bu cezaları almadılar mı? O zaman bu günahsız kişilerin daha fazla ıstırap çekmemeleri için girişim yapılmalıdır. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 25-02- 2014 Mustafa KOÇAL

 

 

                                                                                                         



  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazar 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

22.11.2019

  • İMSAK 06:26
  • GÜNEŞ 07:53
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:33
  • AKŞAM 17:56
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.805%0,02
  • DOLAR

    5,6965% -0,06
  • EURO

    6,3064% -0,02
  • GRAM ALTIN

    268,40% -0,53
  • ÇEYREK ALTIN

    442,86% -0,53