Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


KASAP ET DERDİNDE KOYUN CAN DERDİNDE

KASAP ET DERDİNDE KOYUN CAN DERDİNDE


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk!  Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Kasap et derdinde koyun can derdinde. Ülkede bir maden faciası yaşandı. 301 işçimiz şehit oldu. O kadar ocaklara ateş düşmüş, evlatsız kalan babalar, anneler, babasız kalan çocuklar, kocasını kaybeden kadınlar. Velhasıl kelam acılar tavan yapmış. Bunun üzerine bu faciayı protesto edenlere polisin müdahalesi neticesinde iki genç hayatını kaybetmiş. Yürekleri acı ile yanan binlerce kişinin olduğu bir ülkenin başbakanı Almanya’ya seçim mitingi yapmaya gidiyor. Bunu birçok ülke hiç hoş karşılamadı. Yanılmıyorsam İngiliz başbakanı idi. Amerika ziyaretinde iken ülkesinde bir olayda iki kişi öldürüldü diye ziyaretini yarıda bırakıp ülkesine dönmüştü. Öyle ya ölenlerin değerimi var? Ölmüşler gitmişler arkalarından ağlayıp duracak halimiz yok. Biliyorsunuz Berkini anma töreni düzenlenmiş. Soma faciasını protesto edenlerde o gurubun içersine karışmış. Polis müdahalesi olmuş. Bu müdahale sırasında iki genç hayatını kaybediyor. Başbakan bu olay için her zaman tören mi yapılacak. “Ölmüş gitmiş” demişti. Seven insanlar ölmüş olanlarını her zaman ana bilirler. Bunun kime zararı var. Yalnız bir şey var. Bu protestoları yapanlar AKP’li değil. 2010 senesinde İsrail’in saldırdığı Mavi Marmara gemisinde yaralanan bir vatandaşımız tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiş. Allah rahmet eylesin. Başbakan bu merhumun evine başsağlığına gidiyor. Fakat olaylarda ölen iki genç için başsağlığı bile dilemedi. Bu ayrımcılık değil de nedir?

Ne olursa olsun! İyi olsun kötü olsun bir ülkenin vatandaşı dış ülkede yuhalatılmaz. Başbakan Almanya başbakanının ismini söyleyince salondakiler yuh demeye başlayınca başbakan müdahale etti. Yuhalamayı engelledi. Olması gerekende budur. Fakat kendi ülkesindekileri yuhaladılar. Her nedense bunların yuhalanmasına ses çıkarmadı. Bu olay çok garibime gitti. Kendi vatandaşı yuhalanıyor. Ses çıkmıyor. Bu olay ayrımcılığın ve ülkenin bazı Toplumlarına beslenen kin ve nefretin göstergesidir. Geçmişe atıfta bulunarak “IMF’den borç almışlar. Bu borcu biz sıfırladık” diyor. Devlette devamlılık vardır. IMF’ye borcu ödemekle övündü. Merkez bankasında 130 milyar dolar rezervi olduğu ile övündü. Yaptıkları ile övündüler. Bunlar söylendiğinde yuh sesleri yükseldi. “Biz buyuz! Biz yaparız”! İktidarsınız elbette bazı şeyler yapacaksınız. Geçmiş iktidarlarda çok şeyler yaptı. O geçmiş iktidarlara teşekkür edileceği yerde. Yuhalanmalarına göz yumuluyor.

Yaptıkları ile övünmek haklarıdır. Fakat IMF’den aldıkları 18 milyar dolardan bahsedilmiyor. Borç yapanların yaptığı tesislerin satılmasından bahsedilmiyor. Yiğidi öldür! Amma hakkını da ver. 100 milyar dolarlık özelleştirmeyi nereleri satarak elde ettiniz? Onu da söyleyin. “Merkez bankasında 27,5 milyar dolar vardı. Biz bunu 130 milyar dolar yaptık. Biz buyuz! Biz çalışıyoruz” dendi. 2002 senesine gelene kadar bütün hükümetler 220 milyar dolar borç yapmış. Pekiyi şimdi ülkenin borcu iç ve dış borç olarak 600 milyar dolar olmuş. Bulardan bahsedilmiyor. Ayrıca cari açık hiç telaffuz edilmiyor.

Vatandaş borçlandırıldı. Fukaralık almış başını gidiyor. İşsizlik her geçen gün artıyor. Cinnet geçirenler ekonomik sıkıntılardan dolayı bu duruma düşmüşlerdir. Vatandaşın can güvenliği kalmamış. Nereden bir kör kuruş gelecek diye tedirginlik içersinde iken. Her şeyin tozpembe gösterilmesi insanları kandırmak değil midir? Millet bölüm bölüm bölünmüş. Hala bölünmeye çalışılıyor. Milleti bölerek iktidar sürdürülemez. İnsanlar aşağılanarak bir yere varılamaz. Ben CHP’nin avukatı değilim. Fakat CHP’nin aşağılanmaya çalışılması demek. CHP’ye oy verenlerinde aşağılanması demektir. Bu ülkenin sahibi biziz demek. Ülkenin geri kalanlarını aşağılamak demektir. AKP’ye oy verenler akıllı. Diğer partilere oy verenler aptal mı? Bu ülkede şimdiye kadar hiçbir toplum horlanmadı. Dışlamaya çalışanlarda olmadı. CHP’yi illegal örgütlerle birlikte hareket ediyor demek. Tehlikeli bir oyundur. CHP’de bütün vatandaşlar gibi polisin aşırı güç kullanmasından şikâyetçidir. Bu durum polis ile vatandaşı karşı karşıya getirmektir. Buda çok tehlikeli bir oyundur. Bir kadın “evde çocuğum var. Ne olur gaz sıkmayın” diye yalvarıyor. Polis “evin yansın. Çocuğun ölsün” diye cevap veriyor. İnsanlık öldü mü? Bunun insanlıkla bağdaşan bir tarafı var mı? Bu ne kindir? Bu ne nefrettir? Böyle olaylar yaşandıkça bu ülkede sükûneti sağlayamazsınız. Şiddet şiddeti getirir.  İktidarın daha itidalli hareket etmesi gerekir. Millet can derdinde! İktidar iktidarını sürdürmek derdindedir. % 43’çü bir arada tutulmak için çabalanıyor. Ölenler ölür geriye kalan sağlar bizimdir. Böyle bir şey olmamalıdır. “Mahalli seçimlerde 27 Aralıkta darbe yapanlar derslerini aldılar” demek yanlıştır.  “Ya eşek gibi rahat oturursunuz ya da def olup gidersiniz” demekte ne oluyor? Kimi kimin ülkesinde kovuyorsunuz? Artık böyle düşüncelere son verilmelidir. Bu söylemler kimseye fayda getirmez. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  26- 05 – 2014 Mustafa KOÇAL



  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazar 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

22.11.2019

  • İMSAK 06:26
  • GÜNEŞ 07:53
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:33
  • AKŞAM 17:56
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.588%-0,20
  • DOLAR

    5,7138% 0,25
  • EURO

    6,2975% -0,16
  • GRAM ALTIN

    268,73% 0,08
  • ÇEYREK ALTIN

    443,4045% 0,08