Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


KİM KİME TUZAK KURUYOR

KİM KİME TUZAK KURUYOR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

İnsanlarla iyi geçinenin ayıpları örtülür. Malınla cömert, sırrınla cimri ol ki, mal veren aziz, sır veren zelildir. Seni öven belki boğazlar. Sana ayıbını söyleyen nasihat eder. İnsanlara eziyet etmeyene kimse düşman olmaz. Senin hakkında iyi düşüce besleyeni doğru çıkar. İnsanlarla iyi geçinen selamet bulur. Kızgınlığına hâkim olan halimdir. Şehvetine sahip olan hâkimdir. İnsanlarla iyi geçinenin ayıpları örtülür. Halkın ayıplarını arayanın ayıpları duyulur. Öğüdü kabul eden, yüz karalığından kurtulur. Sana teveccüh edene yardım etmek gerekir. İnsanlar için kuyu kazan kedi düşer. Küçük musibeti büyük sayan, daha büyüğüne tutulur. Halka ihsan eden, haktan ihsan bulur. Bu insanlara nasihat eden paragraftan sonra konumuza geçelim. Bilhassa ülke yönetenlerin ibret alacağı bir öğüt.

 Bu günlerde bir tuzaktan bahsediliyor. Amma kimin kime tuzak kurduğu belli değil. Yolsuzluk operasyonu insanların fikir jimnastiği yapmasını geliştiriyor. Bakanın oğlunun evinde para kasaları, para sayma makinesi ve paralar bulunuyor. Para sayma makinesini “polisler getirdi” dendi. Paralar için bir hafta sonra “oğlumun villası satıldı. Tapuda sorun çıktığı için bankaya yatıramadık” denildi.

Halk bankası müdürünün evinde ayakkabı kutularının içersinde 4,5 milyon dolar bulundu. “bu paralar yardım paraları üniversite yaptırmak ve imam hatip okulu yaptırmak için toplanan paralar” denildi. Bu söylenenlerin hiçte inandırıcı yanı yok. Bu olayın üzerinin örtülmesi için büyük çaba harcanıyor. Adalet bakanı daha birkaç gün önce İstanbul Cumhuriyet başsavcısı ile makamında baş başa konuştu. Böyle olayların ortasında bu görüşme yadırgandı. Salı günü adalet bakanı başsavcının evinde yine baş başa görüşüyor. Adalet bakanı bir taraftan olayın üzerini örtmeye gayret ederken. Başbakan olayı başka taraflara götürme gayreti içersinde. “Bu işin içersinde dış ve iç güçler, faiz lobisi, İsrail ve çeteler var. Bize tuzak kuruyorlar. Nasıl gezi parkı olaylarını alt etti isek bu tuzakları kuranları da alt edeceğiz”  diyerek. Bu olayların içersinde olanları masum gösterme çabasında. Pakistan’dan dönüşünde halka konuştu bunları söyledi. Bir deniz kazasında sivil ve asker 10 evladımız şehit oldu. Bir ülkenin başbakanı önce bu kazada hayatlarını kaybedenlerin ailelerine bir taziyede bulunur. Bu 10 kişi bu ülkenin evladı değil mi? Mısırda ölenler için gözyaşı dökeceksin. 10 şehidi ağzına bile almayacaksın. Bu 10 şehidimize Allah rahmet eylesin. Ruhları şad mekânları cennet olsun. Bu deniz kuvvetleri personelinin moralsiz olduğunu, tecrübeli personelin kalmadığını bir göstergesidir.

Devlet içersinde devletten bahsediliyor. Çetelerden bahsediliyor. Başbakanın başdanışmanı “emniyet, yargı ve orduya kumpas kuruldu” diyor. Ayni danışman daha önce “ emniyeti cemaate verdik” diyen kendisi değil miydi?  Orduya kumpas kurulduğu zaman nerede idiniz? Orduyu yerle bir ettikten sonramı aklınız başınıza geldi. Şimdi oyun oynanıyor diyor. Emniyet 7 şiddetinde bir deprem geçiriyor. Her gün görevden almalar devam ediyor. Görevden alılanlar suçlu muamelesi görmüş oluyor mu?  Bu polisler değil miydi? Destan yazarak mükâfatlandırılanlar? Ayni polisler değil miydi?  kahraman olanlar? Dün destan yazanlar, kahraman olanlar. Bu gün çetemi oldular? Şimdi polisler bir birine şüphe ile bakacak. 1980 yıllarında polisleri sağcı solcu diye ikiye bölmüşlerdi. Bir birlerine operasyon yapıyorlardı. Şimdi o yıllara geri döndük. Bu işin içersinde nasıl çıkılır bilemiyorum. Açıkçası emniyette çalışanlar cemaatçiler ve devlet polisi olmak üzere ikiye ayrılmış oldu. Tuzakları kimler kuruyorsa açıklansın.

Başbakan “inlerine gireceğiz” diyor. Sanki büyük örgütlenme varmışta onların inlerine girilecekmiş gibi gösteriyor. Kandilin inlerine koskoca Türk ordusu ile girmeye cesaret edemediniz. Şimdi cemaatin inine girip de kahraman mı olacaksınız? Cemaatin emniyetteki kadrolarını zaten biliyordunuz. Başbakan “Abdestinden şüphesi olmayanın Namazından da şüphesi olmaz” diyor. Bunu bu yolsuzluk olaylarına karışanlar inanıyorum suçları yok demek istiyor. Benim onlara inancım sonsuz diyor. Abdestinizden şüpheniz yoksa hiçbir olaya karışmayın. Olay yargıda aydınlansın. Neden olaya müdahil olunuyor? Bu pilav daha çok su götürür. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

  NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!    

25 – 12 – 2013 Mustafa KOÇAL

 



  • Pazartesi 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Salı 17 ° / 10 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

18.11.2019

  • İMSAK 06:22
  • GÜNEŞ 07:48
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:35
  • AKŞAM 17:59
  • YATSI 19:20
  • BIST 100

    105.380%0,00
  • DOLAR

    5,7526% 0,17
  • EURO

    6,3645% 0,22
  • GRAM ALTIN

    271,01% 0,05
  • ÇEYREK ALTIN

    447,1665% 0,05