KIRIM
RUS TUZAĞI ve TÜRK-TATAR GERÇEĞİ
Tarih: 7.6.2015 10:46:04
Hedef (GÜNDEM)

 

/resimler/2015-6/7/1047301849043.jpg

Ruslar tüm tarihleri boyunca Türklerin ezeli düşmanıdır. Onun içindir ki, Pantürkizm kelimesi ve Türk Birliği fikri Rusların korkulu rüyasıdır. Türklerin bir araya gelerek birleşmesi tek yürek, tek yumruk olarak Ruslara karşı ayaklanması onlar için bir son, Türkler içinse bir başlangıçtır. Türk Birliği fikrinin yayılmasından ateşten korkarcasına korkan Ruslar, benliğinde bu fikri barındıran insanlardan kurtulmanın çeşitli yollarını aramıştır tüm tarih boyunca. Devir ve dönemler değişse bile Rusların Türklere karşı yürüttüğü mücadelesi ancak şekil değiştirmiştir. Çarlık Rusya’sı ve SSCB döneminde milliyetçiler yargılanmış, idam edilmiş, hapsedilmiş ve sürgüne gönderilmiştir. Bu günümüzde de değişmeyen bir gerçektir. Ruslar için milliyetçi demek, terörist, bölücü demektir. Onun için Rusların ilk hedefi milliyetçilerin kökünü kazmaktır. Deli Petro’nun bayrağını kendine bayrak yapan Putin’in Rusya’sı Petro’nun gizli vasiyetini yerine getirmekle mükelleftir. Korkunç İvan’ın “kahraman”, diktatör Stalin’in “büyük siyaset adamı”, Deli Petro’nun “dahi” olduğu Rusya’da, Ruslardan başka milletlere yer yoktur.

/resimler/2015-6/7/1047508099813.jpg

Rus olmayan milletleri yok etme siyaseti yürüten Ruslar, amaçlarına ulaşmak için çeşitli yollara başvurmaktadır. Rusya Anayasası kanunlarına eklemeler, çıkarmalar yaparak Rus olmayan milletlerin gelişiminin önünü kesen yasalara imza atan Putin, bu yolda adım adım ilerleyerek devam etmektedir. Rusya Federasyonu’ndaki tüm halklar ana dillerinde yazarken Kiril alfabesi kullanılmalıdır, şeklindeki kanun gereği Latin alfabesinin yasaklanması, 309 nolu kanun gereği, milli dillerde eğitimin yasaklanması, lise mezuniyet ve üniversite giriş sınavlarının Rusça yapılması bunlardan bazılarıdır. Hani, kurbağayı sıcak suya atarsan hemen zıplayıp geri çıkar, soğuk suya koyup suyu yavaş yavaş ısıtırsan kurbağa hissetmez haşlandığını ve akabinde öldüğünü… Putin, tüm bu kanunları tıpkı “kurbağa deneyindeki” gibi yavaş yavaş birer birer faaliyete geçirmiş ve geçirmeye devam etmektedir. 2014 yılının Mart’ında Rusya’nın Kırım’ı ilhakı sonucu tüm dünya Rusya’ya karşı tavır almıştır. Ekonomik bakımdan zor günler geçiren Rusya, uluslararası kanunları ihlal ettiği gerekçesiyle dünyanın gözünden düşmüş ve buna tepki olarak gerçekleşen toplantılara davet edilmemiştir. Bu durum karşısında çaresiz kalan Rusya, çareyi Türk Dünyası’nı yanına çekmekte bulmuştur. Şöyle ki son aylarda ister Tataristan’da, ister yurt dışında olsun Türklerle ilgili birçok uluslararası toplantı, etkinlik, sergi vs yapılmıştır. Söz konusu faaliyetlerde Rusya propagandası ön plana çıkmakta, toplantı ve etkinliklerde Rus bayrağı dalgalanmakta ve Rusya’daki tüm milletlerin barış, huzur ve refah içinde dostane ilişkiler içerisinde yaşadığı vurgulanmaktadır.

/resimler/2015-6/7/1048093724802.jpg

2015 yılının Mayıs ayı içerisinde Tataristan’da gerçekleşen toplantılara ve toplantıların konu ve içeriklerine, alınan kararlara bir göz atalım. Yapılan toplantıların hepsinin bir göstermelik olduğunu, ne Kazan Tatar Türklerine ne de Türk Dünyasına bir yararı olduğunu söylemek mümkündür. Toplantıların şiarlarının çarpıcı ancak içeriğinin boş olduğunu görmek için 16 Mayıs 2015 tarihinde Kazan’da düzenlenen 3. Tatar Kadınları Forumu’na bakmak yeterlidir. 17 ülkeden 72, Rusya’nın 42 bölgesinden 231, Tataristan’dan 199 delegenin katılımıyla gerçekleşen bu forum Möhlise Bubıy’nın “Ey, Tatar kadınları! En kutsal göreviniz – ana dilini korumaktır.” şiarı altında yapılmıştır. Ancak gelin görün ki ele alınan konuların forumun adıyla yakından uzaktan alakası yoktur. Forum’da, mendil, havlu işleme, çilek toplama, milli kıyafet, süpürge yapma vs gibi gündem dışı konuların ele alınması, günümüz Tatarları için önemli olan gelenekleri yaşatma, dili, milleti koruma gibi konuların konuşulmaması toplantının göstermelik olduğunun bir kanıtıdır. 26–29 Mayıs 2015 tarihinde düzenlenen Türk Dünyası Gazetecilerinin 2. Kurultayına 22 ülkeden 100 civarında gazeteci katılmıştır. Kurultayın sonunda 14 maddeden oluşan karar kabul edilmiştir. Bu kararlar hayata geçer geçmez ayrı konu, ancak kararlar arasında en ilginç olanı “ortak alfabe kullanma” kararıdır. Malum, Rusya’da Kiril alfabesi dışında alfabe kullanmak yasak, buna yeltenen olursa da cezalandırılma söz konusudur. Onun için bu karar Rusya’daki gazeteciler için yok hükmündedir ki, Tataristan’da böyle bir Kurultay’ın yapılması, Rusya’nın ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramaz. Türk Dünyası gazetecilerinin Rusya’da bir araya getirilmesi, Türk Birliği ve Türk düşmanı olan Rus’un oyunundan başka bir şey değildir.

/resimler/2015-6/7/1048248881399.jpg

Ayrıca Mayıs 2015’te Tataristan’da bizzat Tataristan ile ilgili toplantılar da yapılmıştır. “Hayırdır!” demek geliyor içimden. Bugüne kadar pek dile getirilmeyen, ele alınmayan yıldönümleri neden bu yıl yapılıyor? Yoksa Rusların başına taş mı düşmüş? 30 Mayıs 2015 tarihinde Tataristan Parlamentosu Kuruluşu’nun 25. yılı kutlanmıştır. Bu kutlamaya Moskova’dan da katılım sağlanmıştır. Kazan’ın yeni tarihinde parlamentarizm önemi vurgulanan konuşmalar yapılmıştır. Tarihin yenisi eskisi olmaz, tarih bir bütündür. 1990 yılında kurulan Tataristan Parlamentosu başlangıçta büyük adımlar atarak Kazan Tatarları yararına çalışmış, 1990 yılında Tataristan’ın bağımsızlığını ilan etmiş, 1991 yılında SSCB’nin çöküşünden sonra 1992 yılında Tataristan’ın bağımsızlığını onaylatmak için Mart ayında referanduma gitme kararı almış, halk oylaması sonucunda 1992 yılının Kasım ayında Tataristan Anayasası’nı kabul etmiştir. Hızla yükselen Tataristan Parlamentosu, sonraki yıllarda tamamen Rusların emri altına girmiş, kendi Anayasasını savunamaz hale gelmiştir. Rusya’nın, Tataristan Parlamentosu Kuruluşu’nun 25. yılını kutlamasına izin vermesi de emri altındakileri kontrolünde tutmak için yapılmıştır. “Bakınız biz Tataristan Parlamentosu’na saygılıyız” imajını yaratarak, demokrat olduğunu göstermek için yapılan bu Rus oyununa kapılmamak gerekir. Oysa Rusya, Rus olmayan milletlere nefes aldırmıyor, bunu tüm dünya biliyor.

/resimler/2015-6/7/1049022788297.jpg

Rusya diğer milletleri yok etmek için elinden geleni yapmaktadır. Bir milleti yok etmek için onu dilsiz bırakmak gerek. Dil, tarih ve kültürünü bilmeyen insan ulusal kimliğinden uzaklaşır, içinde bulunduğu topluma yabacılaşır, yani mankurt olur. Mankurtları yönetmek daha kolaydır, zira onlar neyin ne olduğunu bilmezler, ancak emirleri yerine getirir. Putin da Rusya’daki Rus olmayan milletleri mankurtlaştırmak için okul, üniversite gibi bilim yuvalarını ele geçirmiş durumdadır. Okullarda ana dilde eğitim yasak olduğu Rusya’da tarih de tekrar yazılmaktadır. Sipariş üzerine yazılan bu tarih kitaplarında, “Türkler barbar, yamyam, pis, vahşi” olarak nitelendirilmekte, Ruslar ise “Türklere medeniyet getiren, Türkleri Moğol boyunduruğundan kurtaranlar”, medeniyetli kurtarıcı olarak tanımlanmaktadır. Diktatörler her daim gerçek tarihten korkmuş ve tarihi kendi istekleri üzerine yazdırmıştır. Tıpkı, Aslanlar kendi tarihçilerini ortaya çıkartmadıkları sürece, tarih avcıların kahramanlık hikâyelerinden oluşmaya devam edecektir, şeklindeki Afrika atasözündeki gibi. 28–30 Mayıs 2015 tarihlerinde Kazan’da ünlü Tatar aydını, yazar ve siyasetçi Galimcan İbrahimov’un adını taşıyan Dil, Edebiyat ve Sanat Enstitüsü’nün kuruluşunun 75.yılı kutlanmıştır. Enstitünün adı eskiden, Dil, Edebiyat ve Tarih Enstitüsü idi. Sonradan “Tarih” kelimesi çıkartılıp yerine “Sanat” kelimesi getirilmiştir. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önce ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyetleri, kendi iç sorunlarını inceleyen bilime “tarih” denir. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatıma “sanat” denir. Sözcüklerin anlamına baktığımızda “tarih” ve “sanat” kelimeleri arasında dağlar kadar fark olduğunu görmek mümkündür. Kelime oyunu yaparak Kazan Tatarlarını küçümseyen, yok sayan bu davranış karşısında sessiz kalmak suçtur. “Susma, sustukça sıra sana gelecek”, derler ya, Kazan Tatarları sustukça Ruslar daha fazlasını yapacağı aşikârdır. Ayrıca söz bilim yuvalarından açılmışken, Kazan Devlet Üniversitesi’nin adı Kazan (İdil Boyu) Federal Üniversite olarak değiştirilerek Moskova’ya bağlandığını söylemekte yarar vardır.

/resimler/2015-6/7/1049233109542.jpg

Rusların kelime oyunlarının Türkiye’de de yaşandığının altını çizmek gerekir. ATO’da 29 Mayıs 2015 tarihinde Tataristan Sanat Gecesi düzenlendi. Günler öncesinde başlanan tanıtımda Tataristan Kültür Günleri şeklinde duyurulan program bir anda Tataristan Sanat Gecesi oluverdi. Rusların “sanat” kelimesini ne kadar sevdiğini bir kez daha görmüş olduk. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekine “kültür” denir. Ruslar, Kazan Tatarlarının ne kültürü ne de tarihi vara getiriyorlar. Yazık, oysa Kazan Tatar Türkleri Ruslardan çok daha önce tarih yazmış, medeniyetler yaratmış bir millettir. Rus tarihçi, Stalin Devri kurbanı Mihail Hudyakov (1894–1936), Rusların devletçilik ilkesini Tatarlardan aldığını yazmıştır. Şimdi ise durumun tam tersi iddia ediliyor. 29 Mayısta yapılan programın adının değişmesini fark eden var mıdır, bilmiyorum. Ama gelenlerin büyük çoğunluğunun şuursuz olduklarını söylemek gerekir. Şöyle ki, konser salonuna girişte Türkiye, Tataristan ve Rusya olmak üzere üç tane bayrak dağıtılmış katılımcılara. Rus bayrağını almayanlar, tepki gösterenler olmuş tek tük. Ancak salonun büyük çoğunluğu Rus bayrağını göklere çıkararak büyük bir zevkle sallıyordu. Katılımcıların çoğunluğu Türklerdi. Konserin yapıldığı günlerde Ermeni Soykırımı konusu gündemdeydi. Ve birkaç gün önce Rusya başkanı Putin “Türkler Ermenilere Soykırım Uygulamıştır” açıklamasını yapmıştı. Buna rağmen, tepki gösterecek yere Rus bayrağına sarılmak abesti doğrusu. Ayrıca Türkiye’de gerçekleşen tüm Tataristan konserlerinde olduğu gibi Rus milli şarkıları, milli danslarına uzun uzun yer verildi ve her zaman olduğu gibi bu durum karşısında kimse tepki göstermedi. Büyük bir sevinçle gittiğim ve hüzün, hayal kırıklığıyla döndüğüm bir konser böyle geçivermişti. Ruslar, Rusya’da milletler barış, huzur ve refah içinde dostane ilişkiler içerisinde yaşadığını iddia ediyorlar, ancak ben bir Rus konserinde Tatarca şarkı söylendiğini ne gördüm ne de duydum. Örneğin, Kızıl Ordu Korosu Türkiye’ye sıkça gelmekte ve konser vermektedir. Ancak Rus milli şarkıları dışında, bazen Türklere şirin görünmek için birer Tarkan şarkısı okuduklarını biliyorum. Burada bir soru geliyor akla, Kızıl Ordu sadece Ruslardan mı ibaret, diğer milletler yok muydu bu orduda? Kızıl Ordu Korosu neden sadece Rus milli şarkılarını söylüyor? İşte bu soruların yanıtı bile Rusların kim olduklarını görmeye yeterlidir. Her şey Ruslar için, kendi tabirleriyle “Rusya Ruslar için”, başka milletlere Rusya’da yer yoktur. Türkiye’de Rusya propagandasının bir diğer “sözcüsü” de Türksoy adı altındaki Türk Kültürü Teşkilatıdır. 1993 yılında kurulan Türksoy’un (Türk Kültür Sanat Ortak Yönetimi) amacı Türk Dünyası’nın kültürünü, saygın şahsiyetlerini, onların eserlerini tanıtmaktır. Resmi dili de Türkçedir. Fakat gelin görün ki Türksoy amacının dışında Türklerle yakından uzaktan alakası olmayan Rus Kültürünü tanıtmakla meşguldür. Türksoy 2011 yılını “Abdullah Tukay Yılı” ilan etmiş ve 26 Mart 2011’de Ankara’da “Tukay’ı Anma Gecesi” düzenlemişti. Tukay şiirlerine bestelenen şarkıların söyleneceği duyurulan gecede yine Rus milli şarkıları okunmuş ve böylece ünlü Tatar şairi Tukay’ın arkasına sığınarak konserde Rus propagandası yapılmıştı.

/resimler/2015-6/7/1049583258135.jpg

1990’lı yıllardan sonra Türkiye’de neredeyse her yıl Tatar milli bayramı Saban Tuy (Karasaban Toyu) yapılmaktadır. Bu etkinliğin düzenleme işini bazen Türksoy, bazen Tataristan’ın Türkiye Temsilciliği ve Kazan Tatar Dernekleri üstlenmektedir. Yüzyıllardır Kazan Tatarları tarafından kutlana gelen bu milli bayram da Türkiye’de Rus Toyu’na dönüştürülmüştür. Rus bayrağının dalgalandığı, açış konuşmalarının Rusça yapıldığı, Rus şarkılarının söylendiği Saban Tuyu’nda Rus büyükelçi, konsoloslar kırmızı masalarda masa başında oturtulmakta, içkiler ikram edilerek ziyafet çekmektedir. Sanki Saban Tuy onlar için yapılmış! Tepkisiz kalan bu tavır ve davranışlar her yıl tekrarlanmakta ve Tatar milli bayramı içkili Rus Toyu olmaktan öteye gitmemektedir.

/resimler/2015-6/7/1050191852352.jpg

Türksoy teşkilatının ısrarla hata üstüne hata yapması artık yanlış olmaktan çıkıp kasıt haline gelmiştir. Önceki yıllarda yapılan hatalarını telefonla arayıp bizzat belirtmeme rağmen yanlışların düzeltilmemesi onların kime çalıştığının bir göstergesidir. Örneğin, 2015 yılı için hazırlanan Türksoy takvimindeki hataları görünce yine telefonla arayıp uyardım. Takvimdeki ilk hata, Başkurt şairi Şeyhzade Babiç’in Doğumunun 120.yıldönümü şeklindeki ibaredir. Şeyhzade Babiç Tatar-Başkurt Türklerinin ortak şairidir, şiirlerini hem Başkurt hem de Tatar dillerinde yazmıştır. İkinci yanlış ise, Tatar yazar Kayyum Nasiri’nin Doğumunun 190.yıldönümü şeklinde yazılmasıdır. Kazan Tatar ulusal uyanışı ve bilimsel aydınlanmasının simgesi olan Kayyum Nasiri’nin sırf bir yazar olarak tanıtılarak basitleştirilmesi affedilir bir şey değildir. Kayyum Nasiri, bir muallim, ders kitapları yazarı, çevirmen, filozof, filolog, tarihçi, etnograf, folklorcu ve ilk Tatar ansiklopedicidir. Bilmediğini bilmeyen insanlarla konuşmak, onlara bir şeyler anlatmak zordur. Söz anlayana söylenir. Türksoy çalışanlarının, çalışma alanları ile yakından uzaktan ilgisi olmayan insanlar olduğu bir gerçektir.

/resimler/2015-6/7/1050446852842.jpg

Rus tuzakları ile dolu olan Türk Dünyası’nda bazen gerçeği yalandan, doğruyu yanlıştan ayırt etmek güçtür. Ancak insanları aptal yerine koymasınlar, durumun farkındayız. Kelime oyunu yaparak, sahte tarih yazarak, Türk-Tatar konserlerinde Rus şarkıları okutarak Ruslar bir yere varamazlar. Türkiye’de Rusların hizmetinde olan insanlar da az değildir, bunu da biliyoruz. “Kazan Tatarları yönetilen değil yöneten milletmiş”, “Türk Birliği Ütopya” şeklinde ifadelerde bulunan satılık sözde tarihçiler, insanlarda bir algı oluşturmaya çalışıyor. Alkış şaşırtır, övgü unutturur, kutsamak mahveder, derler. Bu sözde               

Roza Kurban

 

Anahtar Kelimeler: KIRIM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ey İnsan (06 Temmuz 2018 - Cuma)
HEKİMLERİN SESSİZ ÇIĞLIĞI (12 Nisan 2018 - Perşembe)
AZILI KORNEA HIRSIZI: (12 Nisan 2018 - Perşembe)
DEĞERLİ ARKADAŞLARIM, (09 Nisan 2018 - Pazartesi)
ÇOK AMA ÇOK ÖNEMLİ... (16 Şubat 2018 - Cuma)
İcra İflas Kanunu Madde 82/4 (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
Cehalet psikolojisi (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
O´nun Hiçbir Zorunluluğu Yoktu… (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Güne dair seçmeler (05 Aralık 2017 - Salı)
Tarihten Özel Bir Anı !.. (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
TEOG GİDİYOR, YERİNE NE GELİYOR? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Merve Kavakçı Büyükelçi oldu. (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Bir Öğretmenin Ağlatan Hatası (04 Haziran 2017 - Pazar)
KOMPLO TEORİLERİ (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kumpas timi sinyal verdi (01 Haziran 2017 - Perşembe)
KURTDERELİ MEHMET PEHLİVAN (18 Mayıs 2017 - Perşembe)
Vatan sağolsun (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Çanakkale´nin gayrimüslim şehitleri (27 Şubat 2017 - Pazartesi)
Japon Gelenekleri (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Değerini anlayan bilir.. (15 Ocak 2017 - Pazar)
"Suikastçıyı tanıyorum" (23 Aralık 2016 - Cuma)
Rus casuslarının peşindeki iksir: Kefir (15 Aralık 2016 - Perşembe)
30 Ağustos Zafer Bayramı (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
Yaralı Kuş (02 Ağustos 2016 - Salı)
ALDATAN PUT (31 Temmuz 2016 - Pazar)
Ahlaksızlara kapak olsun (02 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Kim bu adam? (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
"27 Mayıs darbeyse, 4 Mayıs ne?"... (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
VE TANRI KADINI YARATTI... (22 Nisan 2016 - Cuma)
İNSANLIĞIN ÖLDÜĞÜ GÜN... (18 Nisan 2016 - Pazartesi)
Bilmemek ayıp değil (13 Mart 2016 - Pazar)
resimdeki kadını hatırladınız mı? (07 Mart 2016 - Pazartesi)
“Tatlıya Bağlayalım“ (21 Şubat 2016 - Pazar)
Gökçe Fırat´tan tarihi hatırlatma (05 Şubat 2016 - Cuma)
OSMANLININ 444 YIL SÜREN AŞAĞILIK YAŞAMI (04 Şubat 2016 - Perşembe)
İRANLI BİR GAZETECİNİN UYARILARI. (25 Ocak 2016 - Pazartesi)
Cebinizdeki 50 tl (12 Ocak 2016 - Salı)
Ve insan (30 Aralık 2015 - Çarşamba)
KAZI BAĞIRTMADAN YOLMAK (29 Aralık 2015 - Salı)
Elebaşı Seyit Rıza (17 Kasım 2015 - Salı)
*PARİS´TE BİR İSTİHBARAT ÖRGÜTÜ* (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
SAHTE ALKOL VE İÇKİ ZEHİRLENMELERİ (04 Kasım 2015 - Çarşamba)
REŞİT GALİP (24 Ekim 2015 - Cumartesi)
*BAŞKA ÇÖZÜM YOK* (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
TERÖRÜN BELİ KIRILDI MI? (08 Ekim 2015 - Perşembe)
OKUMAYA DEĞER ...Paradigma.. (06 Ekim 2015 - Salı)
*NEREYE* (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
İhanet ettiler (02 Ekim 2015 - Cuma)
Milletim Uyan! (01 Ekim 2015 - Perşembe)
SUSKUNUM (27 Eylül 2015 - Pazar)
Tükendim (26 Eylül 2015 - Cumartesi)
YENİ DİNİ MERKEZ (20 Eylül 2015 - Pazar)
BİLİYOR MUSUNUZ? (18 Eylül 2015 - Cuma)
Herşey vatan için (11 Eylül 2015 - Cuma)
BUNU MU İSTİYORSUNUZ? (07 Eylül 2015 - Pazartesi)
BAGFAŞ (29 Ağustos 2015 - Cumartesi)
Hikâyenin adı 600 Milyar Dolar (29 Ağustos 2015 - Cumartesi)
Dayamışsın sırtını Devlete… (28 Ağustos 2015 - Cuma)
TÜRKLERİ SEVMEYEN OSMANLI (25 Ağustos 2015 - Salı)
65 TÜRKLERİ SEVMEYEN OSMANLI… (22 Ağustos 2015 - Cumartesi)
KAÇAN DELİLER! (15 Ağustos 2015 - Cumartesi)
Neden boğularak ölünür (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
İNSAN SUDA NEDEN BOĞULUR.. (04 Ağustos 2015 - Salı)
Evet Kürt kardeş!... (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Ay Vurunca Yüzüme (19 Temmuz 2015 - Pazar)
ON YUMURTA KAÇ ÖĞRETMEN EDER? (Alıntı) (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Onkolog kanser olursa (11 Temmuz 2015 - Cumartesi)
“KARDEŞ KARDEŞE BORÇ VERMEZ” (10 Temmuz 2015 - Cuma)
*BİLİNEN TARİHİN BİLİNMEYEN YANLARI* (08 Temmuz 2015 - Çarşamba)
İsim koyarken aklınızda bulunsun (07 Temmuz 2015 - Salı)
Malatyalı Şeker imam (05 Temmuz 2015 - Pazar)
Barış Manço (05 Temmuz 2015 - Pazar)
*TÜRKİYE´Yİ ATEŞE ATMAK…* (30 Haziran 2015 - Salı)
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR (30 Haziran 2015 - Salı)
Çayın Faydaları Nelerdir? (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
BALKAN KAHRAMANI ENVER BEY-1 (28 Haziran 2015 - Pazar)
*HAFTANIN İĞNELERİ* (27 Haziran 2015 - Cumartesi)
Bu oyun halen devam ediyor mu? (25 Haziran 2015 - Perşembe)
HAYATA DAİR ÖĞÜTLER (24 Haziran 2015 - Çarşamba)
Vatana Aşklarını Feda Edenler (23 Haziran 2015 - Salı)
*TİMSAH GÖZYAŞLARI…* (21 Haziran 2015 - Pazar)
*YENİ TÜRKİYE´NİN SAVAŞI* (20 Haziran 2015 - Cumartesi)
YAZIKLAR OLSUN! (20 Haziran 2015 - Cumartesi)
HAYATLAR... (19 Haziran 2015 - Cuma)
SANA MEKTUP (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
KIZMAK YOK (16 Haziran 2015 - Salı)
Dahi, deli, Albert Einstein (09 Haziran 2015 - Salı)
SEÇİMDEN SONRA NE OLACAK? (06 Haziran 2015 - Cumartesi)
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE deVAR MIYDI? (05 Haziran 2015 - Cuma)
Emniyet’ten ziyade TSK’da etkinler (02 Haziran 2015 - Salı)
ÇEVRE FELAKETİ YAŞIYORUZ (30 Mayıs 2015 - Cumartesi)
*ŞEYTAN AMERİKA* (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
" PİL YİYİN! Daha Faydalı!... (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Varsın gülmesin... (31 Mart 2015 - Salı)
BİZİM ÖLÜMÜZDE VATAN KURTULUR (21 Mart 2015 - Cumartesi)
Nazım Hikmet`in Necip Fazıl`a mektubu: (14 Mart 2015 - Cumartesi)
Ömer Hayyam (13 Mart 2015 - Cuma)
BETER geldi geçti... (09 Mart 2015 - Pazartesi)
ZEYTİNYAĞI (27 Şubat 2015 - Cuma)
BÜYÜK İSKENDER`İN 3 İSTEĞİ (10 Şubat 2015 - Salı)
Yakıştım.. (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
İBB Pankartı (26 Aralık 2014 - Cuma)
Sarıkamış... (23 Aralık 2014 - Salı)
Mezar taşı... (11 Aralık 2014 - Perşembe)
Açlık (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
Nokta... (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
BASIN ARKA KAPIDAN!.. (02 Aralık 2014 - Salı)
BİR PİRİNÇ TANESİ ... ( ! ) (27 Kasım 2014 - Perşembe)
Soyguncu (18 Kasım 2014 - Salı)
Hayvan oğlu hayvan gazi (04 Kasım 2014 - Salı)
“KARDEŞ KARDEŞE BORÇ VERMEZ” (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ (25 Ekim 2014 - Cumartesi)
HERKES SEYREDİYOR (07 Ekim 2014 - Salı)
Parasız seyahat (04 Ekim 2014 - Cumartesi)
Kürtaj (02 Ekim 2014 - Perşembe)
Fareler (28 Eylül 2014 - Pazar)
26 Eylül Türk Dil Bayramı (26 Eylül 2014 - Cuma)
Anahtar (15 Eylül 2014 - Pazartesi)
Kadın (07 Eylül 2014 - Pazar)
O.... çocukları (25 Ağustos 2014 - Pazartesi)
BAYRAM TEBRİĞİ ( AZİZ NESİN) (29 Temmuz 2014 - Salı)
Diş Teli Kullananlar Bayramda Neler Yapmalı? (28 Temmuz 2014 - Pazartesi)
Zeytin öyküsü (26 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Sonsuz Sifa, Kuva-i Milliye Mustafa ile birlikte (23 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Üç adayın ortak noktası...! (21 Temmuz 2014 - Pazartesi)
Hasan Fahri Polat` tanıyalım: (14 Temmuz 2014 - Pazartesi)
``Ülke bölünüyor`` (13 Temmuz 2014 - Pazar)
Ders (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
Cemaat ve Barzani (16 Haziran 2014 - Pazartesi)
LAFIN BİTTİĞİ YER.... (16 Haziran 2014 - Pazartesi)
BİR ŞEHRİN YERLİSİ OLMAYI GÖZE ALMAK (14 Haziran 2014 - Cumartesi)
Kızılbaş (27 Mayıs 2014 - Salı)
*İYİ HAFIZ!* (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
*SOMA’DA KARA ÖLÜM* (20 Mayıs 2014 - Salı)
DEVRİM Mİ? İHTİLAL Mİ..? (18 Mayıs 2014 - Pazar)
Kim Kime? (17 Mayıs 2014 - Cumartesi)
*14.MAYIS.2014 - BASIN BÜLTENİ* (16 Mayıs 2014 - Cuma)
YAZMAK YA DA YAZMAMAK (09 Mayıs 2014 - Cuma)
ATATÜRK`TEN BİR ANI (20 Nisan 2014 - Pazar)
SEÇİM SONUÇLARI (07 Nisan 2014 - Pazartesi)
Eğitim mi önemli cibilliyet mi? (17 Mart 2014 - Pazartesi)
BİZİM HİÇ Mİ SUÇUMUZ YOK? (14 Mart 2014 - Cuma)
ADALETE AĞIT!... (10 Mart 2014 - Pazartesi)
ÇOK YANLIŞLAR YAPTIN SANCAK BEYİ ÇOK (06 Mart 2014 - Perşembe)
GİZLEDİLER.... (21 Şubat 2014 - Cuma)
Malatyalı Orospu Kezban... (15 Şubat 2014 - Cumartesi)
BU KAVGA BİTMELİ (06 Şubat 2014 - Perşembe)
Yerli malı, yurdum malı !... idi (22 Ocak 2014 - Çarşamba)
KİME OY VERMEYECEĞİM? (13 Ocak 2014 - Pazartesi)
Konu: Başbakan ve oğlu... (10 Ocak 2014 - Cuma)
NELER OLUYOR ? (03 Ocak 2014 - Cuma)
EVLADA ÖĞÜT (02 Ocak 2014 - Perşembe)
Yeni yılda Önemli olan bunları yapabilmek (30 Aralık 2013 - Pazartesi)
BAŞKA BİR BAKIŞ AÇISI (25 Aralık 2013 - Çarşamba)
EMPERYAL SAVAŞ (19 Aralık 2013 - Perşembe)
İffet Anıtı, Akdamar... (10 Aralık 2013 - Salı)
ATATÜRK`TEN ŞEYHE DERS... (10 Aralık 2013 - Salı)
YALAKALIK NEDİR? (04 Aralık 2013 - Çarşamba)
ENGEL BEDENLERDE Mİ - YÜREKLERDE Mİ? (03 Aralık 2013 - Salı)
TAŞLAR YİNE BAĞLANDI MI ACABA? (29 Kasım 2013 - Cuma)
BU BÜROKRATLAR SİZİN BAŞINIZI YİYECEK (27 Kasım 2013 - Çarşamba)
Kahin (21 Kasım 2013 - Perşembe)
Aldanma oğul!... (17 Kasım 2013 - Pazar)
BİTİRİN PİYASALARI DA GÖRÜN GÜNÜNÜZÜ (11 Kasım 2013 - Pazartesi)
BU MİLLET AYAKTA UYUMUYOR (31 Ekim 2013 - Perşembe)
Yaşasın Cumhuriyet (29 Ekim 2013 - Salı)
ZÜLFÜ Livaneli`den dehşet bir yorum! (26 Ekim 2013 - Cumartesi)
BAYRAM BUDUR... (14 Ekim 2013 - Pazartesi)
Günün konusu (04 Ekim 2013 - Cuma)
Gençlere... (02 Ekim 2013 - Çarşamba)
YÜRÜ YA KULUM!... (01 Ekim 2013 - Salı)
BİR KÖYÜN "YOKOLUŞ" ÖYKÜSÜ (30 Eylül 2013 - Pazartesi)
KAYBETTİKLERİMİZ (28 Eylül 2013 - Cumartesi)
İŞTE SON DURUM!.. (10 Eylül 2013 - Salı)
Ne idik !, Ne olduk ?... (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
DOMUZLAR KÖRFEZİ ÇIKARTMASI (28 Ağustos 2013 - Çarşamba)
Romantik Şeytan (26 Ağustos 2013 - Pazartesi)
Rabia (24 Ağustos 2013 - Cumartesi)
Topal Osman... (22 Ağustos 2013 - Perşembe)
Kızıl elma (21 Ağustos 2013 - Çarşamba)
Gemi azıya almışlar... (20 Ağustos 2013 - Salı)
Bizim zamanımızda okul (19 Ağustos 2013 - Pazartesi)
SİZİN DIŞ POLİTİKANIZI SEVSİNLER (15 Ağustos 2013 - Perşembe)
Bayramlar mı eski, yoksa biz mi yaşlandık? (10 Ağustos 2013 - Cumartesi)
YILKILMASIN MI BU KEPAZE DÜZEN !...? (09 Ağustos 2013 - Cuma)
KORKUNUN AYAK İZLERİ (07 Ağustos 2013 - Çarşamba)
İşte haber size… (06 Ağustos 2013 - Salı)
Kimse var mı, orada ?... (06 Ağustos 2013 - Salı)
Korku !... (04 Ağustos 2013 - Pazar)
AHLAKIN SUKUT ETTİĞİ DÜZEN (30 Temmuz 2013 - Salı)
Türk yurdu neresi? (26 Temmuz 2013 - Cuma)
Basın vesayet altında (25 Temmuz 2013 - Perşembe)
BU UNUTULUR MU ? (Ama maalesef unuttuk...) (24 Temmuz 2013 - Çarşamba)
İbretlik Ders (23 Temmuz 2013 - Salı)
POSTALSIZ DARBELERİN MÜSEBBİBİ SENSİN!.. (22 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Tilkinin orucu (21 Temmuz 2013 - Pazar)
Gerçek sevgi.. (20 Temmuz 2013 - Cumartesi)
HAYATINIZ SEÇTİĞİNİZ KADINDIR.. (18 Temmuz 2013 - Perşembe)
Yargılanacaksınız!... (17 Temmuz 2013 - Çarşamba)
Horoz ve Tilki Hikayesi! (16 Temmuz 2013 - Salı)
Şair Solmaz Akça`dan (15 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Dost olmalı (14 Temmuz 2013 - Pazar)
Açılım!... (12 Temmuz 2013 - Cuma)
hayat!... (12 Temmuz 2013 - Cuma)
İki ayyaş!... (10 Temmuz 2013 - Çarşamba)
Sayfa:
Reklamlar

/resimler/2018-6/14/1651406952052.gif

/resimler/2018-6/14/1717156314892.gif

/resimler/2018-6/14/1724418446949.gif

 

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:37 08:20 13:21 15:46 18:04 19:35
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar