Taylan Özgür KÖŞKER (Güne Özel Hikayeler)


KISA GÜZELLEMELER

KISA GÜZELLEMELER


Aladağın ardında uzun bir koyak var. Koyak baştan ayağa ormanlık. İçinden yüzlerce pınar kaynıyor. Dört yanları naneli, pürenli, içleri çakıl taşlı, soğuk, aydınlık pınarlar. Pınarlardan su yerine aydınlık kaynıyor, oluklardan su yerine ışık şakırdıyor. Çok eski zamanlardan bu yana burası, Aladağın ardı Türkmenin, Yörüğün, Aydınlı Yörüğünün yaylağı. Çukurova ne zamandan bu yana bu insanların kışlağıysa, o zamanlardan bu yana da Aladağın koyağı bunların yaylağıdır. Yörükleri ne bu kışlaktan, ne bu yaylaktan kolay kolay ayıramazsın, ölürler. Bir kayanın doruğunda bitmiş bir ot nasıl inatla köklerini sert çinke taşlarına sarmış, tutunmuşsa, Aladağ Yörüğü de öyledir…

Yaşar Kemal, Binboğalar Efsanesi…

İranlı Yönetmen Abbas Kiyarostami ölmeden önce son isteğini sorduklarında müzik dinlemek istiyorum, der. Onun son anlarında mükemmel, kadife bir ses hemen yanı başındadır. Olağanüstü sözlerle İranlı bir kadın müzisyen elinde sazıyla çalar ve söyler. Abbas Kiyarostami, müziğin sözlerinden ya da etkileyici müziğinden dolayı akan gözyaşlarını zarif bir hareketle siler. Müziğin sözleri,

O gönül çalan yüzünle, sen çiçekler arasında

Dikenler içindeki gül gibisin

Şimdi nasıldır bahçenin hali ey bahar meltemi, söyle

Çünkü bülbüller figan ediyor, böyle gamlı telaşlı

Gül nedir ki senin can alıcı güzelliğin karşısında

Sen çiçekler arasında, dikenler içindeki gül gibisin!

Ey şifa kaynağı mücevher, Hastalarına bir bak

Merhem elinde fakat; bizi yaralı bırakıyorsun

Bir ömür daha lazım, vefatımızdan sonra

Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik…

 

Ey şifa kaynağı mücevher, Hastalarına bir bak

Merhem elinde fakat; bizi yaralı bırakıyorsun

Bir ömür daha lazım, vefatımızdan sonra

Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik…

Arkadaşımın Evi Nerede adlı film bence Abbas Kiyarostami’nin en güzel filmlerinden biridir.

Sinema ve Edebiyat, bence birbirine en yakın sanat türleridir.

Yaşar Kemal ve Sait Faik bende doğa sevgisi uyandırıyor.

Yaşar Kemal, olağanüstü bir anlatım gücüyle büyülüyor.

Sait Faik, insanın içinde bir anlatma isteği ve sıcaklık bırakıyor.

İkisi de dilimizin tadına varmamızı sağlıyor.

Peki Sait Faik, Yaşar Kemal ve Aşık Veysel’in hikayesini biliyor musunuz?

Bir gün Beyoğlu’nda Yaşar Kemal ve Aşık Veysel kol kola girmiş yürürler. Bir anda karşılarında Sait Faik belirir. Ama Sait Faik onları böyle yürürken görünce kendini tutamaz ve kahkahalarla gülmeye başlar. Buna çok içerlenen Yaşar Kemal sorar,

“Neden gülüyorsun Sait?”

Sait Faik, bir yandan gülerken yanıtlar,

“ İki kişi tek gözle yürüyor, ona gülüyorum.”

Nazım Hikmet’ le Yaşar Kemal ilk kez Paris’te karşı karşıya gelirler. Onları buluşturup tanıştırırlar iki büyük ustayı.

Nazım Hikmet, Ben yıllarca cezaevinde yatmasaydım senin gibi güzel romanlar yazardım.Ve usta bir romancı olurdum.

Yaşar Kemal buna alınır. Böylesine büyük bir şair acaba benimle alay mı ediyor, hissine kapılır. Sonra arkasını dönüp gitmeye koyulur. Zor ikna edip  geri çevirirler. Ciddi söyledi, seninle dalga geçmedi derler. Senin usta bir romancı olduğunu belirtmek istedi… Yaşar Kemal de bu şairin büyüklüğünü öyle benimsemiştir ki…   Sonra buzlar erir… İşin özü de her ikisinin birbirinden usta sanatçılar olduğu gün gibi ortadadır. Biri büyük romancı, biri büyük şair…

Yaşar Kemal,  insan psikolojisinin en ince derinliklerine dek inmeyi başarmıştır. Dostoyevski gibi… Dünya yazarları, yani gerçek yazarlar insan ruhunu birçok uzmandan çok daha iyi bilirler.

Adana’da Ramazanoğlu Kütüphanesi’ne girip orada iki yıl boyunca durmadan okur. Dünya klasiklerini, şiirler, romanlar, öyküler, halk hikâyelerini hatmeder.

Roman yazmak için bilinçli bir hazırlanmadır bu.

Kütüphaneye gelen giden de olmayınca günler geceler boyu…

Yazma düşüncesi iyice yerleşmeye başlar.

O kütüphanede memur ya da görevli.

Bir de bir şair var, adını bilemiyorum. Uzaktan birisinin ona gülümseyerek baktığını görür.  Bu kapkara gözlüklü, insan sevgisiyle dolu bakışın sahibi o zamanlar Kayseri’de askerlik yapan Yaşar Kemal’dir. Önünde okuduğu kitap ise Tolstoy’un Savaş Ve Barış’ıdır… İkisi de birbirilerini gülümseyerek selamlar.

Halk kültürü, ağıtlar, doğa sevgisi, yaşamı derinliğine kavrayabilmesi ve yaşayabilmesi…

 Buna benzer birçok neden onun anlatım gücünü besler.

İran Kültürü, sineması, İranlı yazar Samed Behrengi ve söz kültürüne, yazı kültürüne, sinema sanatına, müziğe emek verenleri anlatmak için nice yazılar daha sonraya…



  • Cumartesi 22.5 ° / 10.9 ° Bulutlar
  • Pazar 18.7 ° / 11 ° kırık bulutlar
  • Pazartesi 15.9 ° / 6 ° kırık bulutlar

Balıkesir

23.10.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.480%1,68
  • DOLAR

    9,6155% 1,21
  • EURO

    11,2278% 1,34
  • GRAM ALTIN

    552,90% 1,41
  • Ç. ALTIN

    912,285% 1,41