Kordon bağı
Kordon bağı
Tarih: 16.2.2013 00:17:31
Netli-Yorum Zeki KARADENİZ




Son yazımın ardından uzun süre yazmadığımı fark ettim.  Yazılacak bir şeylerin olmadığından değil zaman konusunda yetersizlik ve konulara olan bakış açım olsa gerek.

O kadar çok köşe yazan arkadaşım var ki hepsi ayrı bir değer, hepsi ayrı bir ekol kendi alanlarında ortaya koydukları performans ile hepsi ayrı ödülü hak ediyor.

Görüş elbette önemli ancak benim bakış açım özellikle Kordon bağı ile ilgili olduğu için birçok kimse benimsemeye bilir.

Kordon bağının tarifini yapmaya gerek görmüyorum. Herkesin bildiği kordon bağı bir sele kadar barsak parçası.

Ne alakası var diyecek olursanız izah edeyim. Ben ve kardeşlerim belki evde belki hastanede dünyaya  gözlerimizi açmış olabiliriz. Bildiğimiz kendimiz ile birlikte dünyaya gelişimizin bağı yani (Kordon) denen göbek bağımızın hiçbir yerde bırakılmadığıdır.

İnanış bu ya yer mekan neresi olursa olsun o kordon bağı gelir alim olması istenen çocuk için cami avlusu, ilim adamı olması istenen çocuk için okul bahçesi, sporcu olması istenen çocuk için spor alanı, evcimen olması istenen çocuk için evin bahçesine gömülür.

Rivayet bu ya inanırız, genelde bu beklenti doğru çıkar çocuk nereye giderse gitsin memleketimizi dergah olarak kabul eder ömrünün önemli bölümünü dışarıda geçirmek zorunda kalsa bile mutlaka dönüş yolunda evinin yolunu bulur.

Son yıllarda cenazelere katıldığım köy, belde ve şehir mezarlığında bunu açıkça gördüm. Hiç yabancı yok hepsi bizim çocuklarımız.

Dün ne ise yarında o kabir kabir’e, koyun koyuna ebedi istirahatğah’ta.
O sözü bildik bir siyasetçimizden duymuştum Balıkesir’deki bir il divanında kızdığı başka bir vekil için sarf etmişti. ‘’Allah beni onunla kabir komşusu yapmasın’’ aradan bir hayli zaman geçti bilinç altına yerleşmiş o zamanlar ne anlama geldiğini pek anlayamamıştım. Zaman ilerledikçe daha iyi anlar oldum.

Güzel yurdumuzun müstesna köşesinde yaşayan insanlar olarak kardeş kardeş geçinmek ve bir birimize sahip çıkmak yerine, mezar komşusu olmamaya yönelik beddualar almaya getiren nedenleri şimdi daha iyi anlamaya başladım.

Gurbetçilik ne olduğunu bilmediğim için yaşadığım kentte gurbetçiliği şimdi daha iyi anladım.  Kolay açılan bürokratik kapılan ardında tanıdık yüzleri görmemenin kaygısını şimdi daha iyi hissediyorum. Makam araçlarının yanında park etmiş makam sahiplerinin özel araçlarındaki son rakamlar kimin hangi coğrafyaya ait olduğunu açıkça gösteriyor.

Bir dönem kapıların vurularak içeri girilmesini önlemek için kapıları söktürenler bugün o kapıların önlerine park eden özel araçların plaka numaraları ile kendilerine mezar komşusu olmayacak kimseleri mevki ve makam sahibi yaptıklarını anlaşılıyor.

Bizi bize yabancı olanlarla ıslah etmek düşüncesindeki kimseler şunu çok iyi bilsinler ki yarın aynı mezarlıkta koyun koyuna yine biz olacağın, biz görmesek te ecdat görecek.

Birileri için elbette bu söz konusu değil onlar özel araçlarında yazılı memleketlerinin kabristanlarında olacağı için onları kendi memleketlerinde de tanıyan kimse olacağını sanmıyorum…

Bir zamanlar söylenirdi. ``Nerede bir hizmet varsa kaldır altına bak,  mührü vardır.`` diye

Bugün nerede memleket evlatları, kordonları burada ama kendileri nerede bilinmiyor. Etrafımızda tanıdık kalmadı. Siyasetten bürokrasiye nereye bakarsanız bakın bu ayna bizi göstermiyor.

Kordonumuz burada kendimiz nerede?...

Dostumun birisi telefon etti. ``Bakarmısın Devlet Hastanesi İnternet siyesindeki Eczaneler bölümünde ne yazıyor?`` Merak ettim baktım doğru Balıkesir`deki nöbetçi eczaneler yazıyor!... İlginç başlık Balıkesir, içerik Bandırma, demekki Devlet Hastanesindeki yönetim şeması kendilerini Balıkesir`de sanıyor, sanmakla kalmıyor güncellenme noktasında da zafiyet var, hani performans anlamında atılım olacaktı. Şubat ayının onbeşi geldi içerikte hala Ocak ayının nöbetçi Eczaneler çizelgesi bu da gösteriyor ki ne kadar performans kazandığımızı!...

Tarak vardır saç tarar, tarak vardır baş yarar eğer işin başındaki ile çok oynarsan sonucu birgün senide üzer...






Anahtar Kelimeler: 0
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Konuştukça açıldı. (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
" Aklını kullan Edip Ağa" (25 Ağustos 2016 - Perşembe)
Toplumda karşılık bulmak (20 Şubat 2016 - Cumartesi)
Büyükşehir rüyası (03 Mart 2015 - Salı)
Ayna, Ayna söyle bana... (18 Ocak 2015 - Pazar)
Cuma bir şey olmaz, ama Cumartesi!... (26 Eylül 2014 - Cuma)
Ahiret hizmetlerinden gerisi yalan (23 Mayıs 2014 - Cuma)
Angara`nın taşına bak!... (21 Mayıs 2014 - Çarşamba)
Haberiniz var mı? (01 Mayıs 2014 - Perşembe)
İki bebek (11 Kasım 2013 - Pazartesi)
Hayat paylaşınca güzel (09 Kasım 2013 - Cumartesi)
Uyarı (17 Ağustos 2013 - Cumartesi)
Gazetecilik zor meslek (10 Ağustos 2013 - Cumartesi)
Şeytanın gör dediği!... (07 Mayıs 2013 - Salı)
bAnEdİ (2) (30 Mart 2013 - Cumartesi)
bAnEdİ (26 Mart 2013 - Salı)
İmece (14 Mart 2013 - Perşembe)
Umutsuz değilim (29 Kasım 2012 - Perşembe)
Değişim (13 Kasım 2012 - Salı)
Bandırma siyaseten yok!... (02 Kasım 2012 - Cuma)
Bandırma (28 Eylül 2012 - Cuma)
Uçan daire mi ? Yakar daire mi ? (22 Ağustos 2012 - Çarşamba)
Basın`da güven (05 Ağustos 2012 - Pazar)
Sanal kalemşörler (02 Ağustos 2012 - Perşembe)
Davranış biçimi... (31 Temmuz 2012 - Salı)
Hakkımızda (28 Temmuz 2012 - Cumartesi)
Meryem ana kilisesi... (21 Temmuz 2012 - Cumartesi)
Cami avlusundaki veledi zina (12 Temmuz 2012 - Perşembe)
Edincik niye olmasın (23 Haziran 2012 - Cumartesi)
Kurtar’ Ma!... (29 Mayıs 2012 - Salı)
Vah benim sahipsiz kentim vahh (18 Mayıs 2012 - Cuma)
Bir kent`ki sahibi yok (17 Mayıs 2012 - Perşembe)
Fenerbahçe kongresi (08 Mayıs 2012 - Salı)
Küçük bir aneknot (27 Nisan 2012 - Cuma)
Küçük bir özür, (24 Nisan 2012 - Salı)
Balıkesir`den Bandırma ya bakmak (08 Mart 2012 - Perşembe)
Ebru lar ölmesin. (30 Ocak 2012 - Pazartesi)
İpliyormusunuz? İplemiyormusunuz?.. (24 Aralık 2011 - Cumartesi)
Ön sokaklar... (03 Aralık 2011 - Cumartesi)
Basın herkese lazım.. (29 Kasım 2011 - Salı)
Zoru başarmak. (21 Kasım 2011 - Pazartesi)
Güle Güle Büyük fenerli (16 Kasım 2011 - Çarşamba)
Erdek ve siyaset (15 Kasım 2011 - Salı)
Taraftar bilinci yerleşiyor. (14 Kasım 2011 - Pazartesi)
Bandırmaspor ve Medya (10 Kasım 2011 - Perşembe)
Cıvata yalama olmuşsa!... (05 Kasım 2011 - Cumartesi)
Bandırma Gençliği (03 Kasım 2011 - Perşembe)
Burası “Şeref Tribünü” (26 Ekim 2011 - Çarşamba)
Herkezin eli vatandaşın cebinde (19 Ekim 2011 - Çarşamba)
Bandırma Manşet (12 Ekim 2011 - Çarşamba)
Sayfa:
Reklam

avşa adası otelleri

/resimler/2017-8/6/1412348536800.jpg

/resimler/2017-7/18/1544492830074.gif 

/resimler/2017-6/30/1631369773436.jpg

/resimler/2017-6/30/1623242107579.gif

kutlu creative

/resimler/2017-1/24/1114325571192.jpg 

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
04:25 06:14 13:23 17:10 20:12 21:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor.

Bediüzzaman Said Nursi
Yufka ile yapılan böreklerde tepsiye yaydığınız yufkaların üzerine eritilmiş margarin ve sütten oluşmuş karışımı dökerseniz böreklerinize ayrı bir lezzet katarsınız. Yufka ile yaptığınız böreklerin üstüne, böreği fırına vermeden önce bir yumurtayı, bir ş

Börek Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları