Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


KORKMAYIN

KORKMAYIN


İktidar muhalefete devamlı Sivas´dan öteye geçemiyorlar diye. Eleştiriyordu! İktidar kendi partisinde bir heyet oluşturdu. Doğudaki olayları yerinde incelemek için. Bu heyet doğuya gitmeye korktu. Bölge güvenli değil diye gitmediler. Barış sürecince doğuya giden iktidar. Şimdi doğuya gitmeyi unuttular. Unuttukları gibi bölge güvenli değil diye. Oluşturdukları heyet bile doğuya gitmekten vazgeçti. Barış sürecinde doğuya gidip de caka satmak önemli değil. Şimdi gitmek önemlidir. İktidara örnek bir kişiyi göstereceğim. Hem de bu kişi bir kadın. Tansu Çillerin başbakanlığı döneminde terör yine böyle hortlamıştı. Başbakan olara ayağına botlarını çekti. Zamanın genelkurmay başkanını yanına aldı. Doğuya gitti. Doğuda dolaştı. Bir kadının yaptığını şimdiki erkekler yapamıyor. Vatandaştan korkup bir koruma ordusu ile dolaşırsanız bu iticilik yaratır. Böylelikle vatandaş ile aranızda bir duvar örülmüş olur. Ben AKP döneminde ki kadar korumayla dolaşan bir parti lideri görmedim. Vatandaştan neden korkuyorsunuz. Bir yerde miting yapılacağı zaman üç dört gün önceden koruma ekibi gidiyor miting yapılacak yerleri denetliyor. Önlemler alınıyor. Yüksek yerlere keskin nişancılar yerleştiriliyor. Vatandaşlar miting alanına gidene kadar iki üç yerde aranıyor. Ondan sonra ancak miting alanına ulaşabiliyor. Miting yapacak kişi bir koruma ordusu ile geliyor.

Rahmetli Süleyman Demirel mekânı cennet olsun. Bir Cuma günü kaplı spor salonunda DYP il kongresi vardı. Bu kongreye geldi. Benimle birlikte bir arkadaşımı il başkanı görevlendirdi. Genel başkanımıza spor salonunda siz ikiniz abdest alırken refakat edeceksiniz. Genel başkanımız geldi. Namaz zamanı yaklaşınca genel başkanımızı aldık. Soyunma odasına götürdük. Abdestini alırken biz iki kişi refakat ettik. Sonra salondan çıkardık. Seçim otobüsü ile paşa camiye Cuma namazını kıymaya götürdük. Arabadan indirdik. Tamam, çocuklar bırakın beni dedi. Vatandaşın arasına daldı camiye girdi. Bizimle gelen hiçbir koruması yoktu. Şimdi ki liderler ise. Camiye dahi koruma ordusu ile gidiyor. Vatandaş ne olursa olsun. Bir başbakana ve cumhurbaşkanına hiçbir şey yapmaz. Yapmayı da aklının ucundan dahi geçirmez. Edremit de Demirel´in elide ki şapkasını bir vatanda geldi, elinde aldı. Vatandaşın elinden şapkasını kendisi aldı. Korumaları veya polisler değil. Bunlar vatandaştan neden korkmuyorlardı? Miting alanında birisi aleyhine bir şey söylediğinde, polisler müdahale etse. Polislere getirin o arkadaşı buraya derdi. Ve yanına çağırırdı. Derdini dinlerdi. Şimdi Allah muhafaza böyle bir şey oldu mu? O vatandaşın yandığı gündür. Korkunun bir nedeni vardır. Demek ki vatandaşın canını yakan bazı şeyler yapılmıştır. Tepki ancak o yapılana olur. Yoksa vurmak öldürmek gibi bir düşünceye kesinlikle sahip değillerdir. Demirel şöyle derdi! Fırat´ın kenarında bir koyun kaybolsa hesabı bizden sorulur derdi. Şimdi bırakın bir koyunu askerler, polisler şehit oluyor. Vatandaş sokağa çıkmıyor. Vatandaşın evleri yıkılıyor. Ülke bölünme tehlikesi ile karşı karşıya kalmış. İktidar bunları nasıl hallederim diye bir çalışma başlatmıyor. Kendilerini garantiye almak için. Başkanlık sistemini nasıl getire biliminin hesaplarını yapmakla meşguller. Doğuda bir günde beş şehit verdiğimiz günler oldu. Bu şehitler için. Şehit oldukları yerlerde törenler düzenleniyor. Oradaki törenlere katılan bir tane yönetici oluyor mu? Ancak bulundukları yerlerde yapılan törenlere arada sırada katılıyorlar. Tepkilerden korkuyorlar her halde. Çünkü canı yanan şehit yakınlarının bir şey söylemesinde korktuklarını tahmin ediyorum. İşte vatandaşın arasında dolaşmış olsalar. Bu tepkiler olamaz. İyi gününde dahi vatandaşın yanında olmazda, acılı gününde karşısına çıkarsanız tepki görürsünüz. Vatandaş ile aranıza duvar örerseniz. Tepkiler devamlı artar. Tepki görmeyecekleri tek yer cumhurbaşkanlığı köşküdür. Şimdi cumhurbaşkanı muhtarları toplayarak onları başkanlık sistemine hazırlıyor. Hâlbuki muhtarların tarafsız olması gerekir. Muhtarlar taraflı yapılmaya çalışılıyor. Taraflı muhtar olmaz. Çünkü vatandaşın bazı işleri muhtarlarda bitirilir.

Süleyman Demirel´in sözüne tekrar dönelim. Fırat´ın kenarında bir koyun kaybolsa hesabı bizden sorulur diyordu. Şimdi oralarda yüzlerce asker ve polisimiz şehit oldu. Kaybolan bir koyunun hesabı iktidardan soruluyorsa, bu şehitlerin hesabı kimden sorulacak? PKK´yı bu duruma getiren iktidar olduğuna göre. Şehitlerin hesabının da iktidardan sorulması gerekmez mi? Ben hesap sorulmasını bir kenara bıraktım. Hiç değilse bu olayların bitirilmesi için. Çalışma dahi yapılmıyor. Mecliste kavga ediyorlar. Liderler birbirine ağza alınmayacak hakaretler ediyor. Cumhurbaşkanı gerilen bu ortamı yatıştırması gerekirken. Bu ortamın gerilmesine oda dâhil oluyor. Gençliğin örnek alacağı kişiler. Devlet adamlarıdır! Gelin görün ki örnek alınacak hiçbir davranışları yok. İyiye gitmiyoruz. Allah sonumuzu hayır eylesin. Güvenlik güçlerimize şu soğuk kış günlerinde güç kuvvet versin. Vatandaştan korkmayın. Sizi iktidar yapanda, meclise gönderende vatandaştır. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 23- 01- 2016 Mustafa KOÇAL 



  • Salı 13 ° / 3 ° Sağanak
  • Çarşamba 16 ° / 2 ° Bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Bulutlu

Balıkesir

10.12.2019

  • İMSAK 06:41
  • GÜNEŞ 08:11
  • ÖĞLE 13:06
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.786%-0,08
  • DOLAR

    5,8111% 0,03
  • EURO

    6,4314% 0,02
  • GRAM ALTIN

    272,81% 0,37
  • ÇEYREK ALTIN

    450,1365% 0,37