Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


KÜRDİSTAN İÇİN

KÜRDİSTAN İÇİN


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Bu Kürdistan için hazırlıklar bir sene önceden yapılmış. Hatırlayalım, AKP kongresine Mesut Barzani’yi şeref konuğu olarak çağırmıştı. Ve kongrede konuşma yapmak için kürsüye çağrıldığında salondaki delegeler tarafından “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganları içersinde kürsüye çıkmıştı. Bu yazılmış bir senaryo idi. Bunun senaryo olduğunu yeni yapılan olaylardan sonra anlıyoruz. İktidar ile Barzani’nin arası iyi değildi. Barzani “Kerkük’e karışırlarsa Türkiye’ye saldırırız” demişti. Başbakan “Barzani haddini aştı. Benim muhatabım değildir. Muhatabım merkezi Irak hükümetidir” dedi. Aradan epey bir zaman geçtikten sonra Irak merkezi hükümeti “ bizim içişlerimize karışmayın” diyerek iktidar ile görüşmeleri kesti. Merkezi hükümetle görüşmeler sarpa sarınca Barzani’ye jest yaparak. AKP kongresine davet edildi. Üzerine birde konuşma yapmak üzere kürsüye çıkarken “Türkiye seninle guru duyuyor” sloganı atılması. Barzani için belki gördüğü en büyük saygıydı. Bu olaydan sonra Hüseyin Çelik kuzey Irak’a gitti. Oradaki karşılamada karşılayanlar ile toka etmedi çak yaptı. Bu bir şeylerin habercisi idi. Ülkemizde çak ancak başarılan bir olaydan sonra yapılıyor. İşin en enteresan tarafı konuşmasında “Osmanlı döneminde de buraya Kürdistan deniliyordu. Bende Kürdistan demekte bir beyiz görmüyorum diyerek Kürdistan” dedi. Bunların hepsi Kürdistan için hazırlanmış bir senaryo idi. 16 Kasımın seçilmesi de Atatürk’ü sevmeyenlere bir jest olarak.  Atatürk’ün Diyarbakır’a geldiği gün seçilmiştir.

O güne dönmek istemiyorum. Olanlardan hepinizin haberi var. Şimdi önemli bir konu var. AKP Adıyaman milletvekili Mehmet Metiner “ özgür Kürdistan için PKK silah kullanabilir” diyor. Bu milletvekili böyle öneme haiz konular üzerinde her zaman konuşur. Buna AKP içerside kimse bir şey söylemez. Başbakan “ siyaset yapacak olan partinin politikalarını kabul eder. Aday olduktan sonrada parti içi disipline uymak zorundadır” diyor. Bunu Kütahya milletvekili Bal’ın başbakanın “ korku ile büyük devlet olunmaz” sözlerine karşılık. “ önemsiz şeylerle de büyük devlet olunmaz” şeklinde cevap vermesi neticesinde partiden kesin ihraç istemi ile disipline havale ediliyor. Dershanelerin kapatılmasını istemediği için verdiği bir beyanat neticesinde disipline verildi. Bu milletvekili dershanelerin kapatılmasına karşı çıktığı için bu işleme maruz kalıyor. Mehmet Metiner “ özgür Kürdistan için PKK silah kullanabilir” diyor. AKP’nin politikasına bu söylem uygun mu? Dershanelerin kapatılmasını istememek politikalarına uymadığı için. Söyleyen vekil için işlem yapılıyor. Kürdistan için aba altından sopa gösterilmesi politikalarına uygun oluyor. Bu Mehmet Metiner daha öncede Türklük tartışılmaya başlandığı zaman. “Türkçülük ayağımızın altıdır” denişti. O zamanda bu vekile hiç kimse bir şey söylemedi. Demek oluyor ki! Türkçülüğün tartışılması AKP’nin politikasında varmış. Çünkü bu söylem hem Türkleri aşağılamaktır. Hem de ayrımcılık yapmaktır. İktidarın görevi de ülkesinin vatandaşlarını birlik beraberlik içersinde bir arada tutmaktır. Partisinin içersindeki bir milletvekili ayrımcılık yapıyorsa yöneticileri tarafından uyarılması gerekir. Ne yazık ki parti yönetiminden ses seda çıkmıyor. AKP milletvekilleri yanlış olan bir uygulamaya dahi evet demek zorunda bırakılıyor. Gözüken köy kılavuz istemez. Dershanelerin kaldırılmasına karşı çıktı diye hakkında işlem yapılıyor. Partini diğer milletvekilleri bu duruma düşmemek için sehven parmak kaldırıyor demektir. Zaten AKP gurubunun içersinde mecliste göreve başladığı gün yemin etmek için kürsüye çıkmış. Ondan sonrada bir daha kürsüye çıkmamış çok vekil vardır. Hatta bir bayan milletvekili basın mensuplarına dert yanmıştı. “Parmak kaldırmadan başka hiçbir görevimiz yok” demişti. Demokrasilerde herkesin konuşma hakkı vardır. Her şey konuşusun diye ülkeyi bu hale getiriyorlar. Fakat kendi vekillerine konuşma hakkı tanımıyorlar bunun neresi demokrasi? “Demokrasi bizim için amaç değil, araçtır. İstediğimiz istasyona geldiğimizde demokrasi treninden ineriz” diyen bir düşünceden demokrasi beklemek hayalcilik olur. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!     

26 – 11 – 2013.   Mustafa KOÇAL

  



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    103.781%-1,00
  • DOLAR

    5,7520% 0,05
  • EURO

    6,3433% 0,03
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65