KURTULUŞ SAVAŞINDAN 100 YIL SONRA, GÜNÜMÜZDE BİR KEZ DAHA YENİDEN YAZILIYOR…
KURTULUŞ SAVAŞINDAN 100 YIL SONRA, GÜNÜMÜZDE BİR KEZ DAHA YENİDEN YAZILIYOR…
Tarih: 18.11.2016 22:42:28
Orhan ORGARUN (Uzaklardan Gelen Yakın Sesler)

     Ülkemizdeki ve bölgemizdeki gelişmelerin büyüttüğü adeta devlet yapılanmasına bürünen bir terör örgütü. Güneydoğu topraklarını koparmak için son hamlesini yaptı. Şehir merkezleri cehennem dönerken 500-600´e yakın şehit verdiğimiz bir mücadelenin içinde bulduk kendimizi. Terör örgütü hiç bilinmeyen yöntemlere saldırıyor, güvenlik güçlerimiz bu saldırılara kahramanca karşılık veriyor.

     Örgüt silahları nereden getirmişti? Saldırı taktikleri neydi? Arkasındaki güçler hangileriydi? Onları sadece şahadet mertebesine ulaştıklarında bu amansız mücadelenin kahramanlarını televizyonlarda geçen alt yazılarda tanıdık.

     Oysa orada vatan vardı.

     Orada Seyit Onbaşı, Kambur Kerim, Bedir´in aslanları, Uluabat´lı Hasan, Attib, Mete Han, Alparslan, Fatih Sultan Mehmet, Genç Osman, Mustafa Kemal Atatürk, tarihimiz vardı.

     Orada babalarını asker selamlarıyla son yolculuğu uğurlayanların yanında binler, onbinler tek yürek atan vatan kelimesini anlayan ve daha nicesi vardı.

     Orada eşleri “vatanımız sağ olsun” diyerek ebediyete uğurlayan elleri öpülesi anne ve ablalarımız ile daha niceleri vardı.

   

     Orada sonucunda insan vardı.

     Şehitler tepesi boş değil

     Toprağını kahramanlar bekliyor!

     Ve bir bayrak dalgalanmak için

     Rüzgâr bekliyor! (Arif Nihat Asya)

 

     “Yaşadım, sevdim, ağladım, gezdim

      Vatan çok harabezafında

      (Vatanın çok harabelerinde)

      Müşteşirdir Fiğan-ı cavidim

      (Yaygındır ebedi feryadım)

      Şimdi de Dicle´nin kenarında…”

   —Diyarbakırlı şair Faik Ali Ozansoy´un “Dicle Vadisi” şiirinden.

      Tarihi her zaman tarihçiler yazmaz

      Güçlüler, kazananlar da tarihe not düşerler.

      Onlar kendi çevrelerinden aktarmaya çalışır yaşananları

 

     Bir de güçlülere, zalimlere karşı direnen ozanlar yazar tarihi.

     Dizeleriyle, satırlarıyla, duygularıyla aktarırlar yaşananları…

     Zaferleri de, zulmü de aktarırlar…

     Hüznü ve sevinci…

     Haklı ve haksızlığı yazarlar söylerler…

    Genel kabul olan Orta Asya ve Anadolu Türk Kültürü´nün en önemli parçalarından olan ozanlar bizlerin gözünü açar…

    Zalimi alkışlamayı, hakkı savunmayı salık verirler…

    Nesneli değil, o saf duygularıyla gözle görülmeyen gerçeği haykırdılar.

     Günümüzde hak ettikleri değeri görmeseler de Anadolu Türk tarihi bir anlamda ozanlar tarihidir.

  

    Şairdirler…

    Sanatçıdırlar…

    Edebiyatçıdırlar…

 

    Yeri gelmiş devlete kızmışlar, yeri gelmiş zalimin karşısında ülkelerinin, milletlerinin çıkarlarını savunmuşlardır.

    En yakın şahit olduğumuz dönem Osmanlı´nın son Kurtuluş Savaşı´nın başlangıç dönemidir.

    Dünyanın en kudretli ordusu ve destekçilerinin saldırılarına karşı Anadolu´daki Türk direnişini desteklemişlerdir.

    Coğrafya farklılığını gözetmemişler, her bölgeden ses yükselterek bir milletin direnişini selamlamışlardır.

    Urfalıların söylediği “Kolumu salladım toplar oynadı/Karataş içinde çete kaynadı/Yaşasın Urfalılar teslim olmadı” sözleri Fransız´lara karşı yürütülen direnişin selamlaması değil de nedir?

   Cumhuriyet dönemi ozanlarından Ceyhun Atıf Kansu´nun meşhur dizeleri Dadaşların üzerinden yüzlerce yıl geçse de köklerini, vatanını bırakmayacağını göstermiyor mu?

   

    “Erzurum yaylasına güneş vuruyor

     Palandöken dağında bir bölük var

     Yanmış yıkanmış yüreğinde bir halkın

     Selam duruyor.

     Mustafa Kemal, Erzurum hemşerisi

     Bir Ferdi millet, halktan biri

     Samsun´a ayak bastığı günden beri

     Soyunup nişanlarından, bir bir urbalarından

     Ateş gömleğini giyindi halkın

     De ki, Erzurum dokumasını giydi

     Soyunup Anafortalar, yadigar üniformalarından

     Elleriyle yaktı yapma bezekler köprüsünü

     Vardı bir dağ yoluna, halkın geçtiği

     Paramparça ayaklarla, telgraf tellerinde sesi

     Geliyorum dedi, geldi

     Gözleriyle tutuşturmaya örtük ateşini halkın…”

     Nazım´ın Kuvayı Milliye Destanında Antepli Karayılan´ı anlattığı şu dizeler hepimizin yüreğini coşturmuyor mu?

   “Karayılan der ki: Harbe oturak

     Kilis yollarından kelle getirek

     Nerede düşman varsa orda bitirek

     Vurun ha yiğitler namus günüdür…”

     Peki Ege? Ege´nin yiğitlerini “Eğilmez başın gibi” tanımlayan satırlar, bir ozandan çıkmamış mıdır?

    Yine Diyarbakırlı şair Ozan Orhan Asena´nın “Köküm öyle derinlerde ki, söküp atamaz hiçbir bombardıman” sözleri, günümüzdeki zalimlere onlarca yıl öncesinden verilmiş bir yanıt değil mi?

    Peki, Nazım Hikmet, Mehmet Akif tamamen farklı düşünce dünyalarını Kurtuluş Savaşı´nda buluşturmadılar mı? Ne diyordu Akif?

    “Değil mi cephemizin sinesinde iman bir

     Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir

     Değil mi ortada bir sura çarpıyor, yılmaz

     Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!”

     Muşluların Rus Harbi sonrasında yaktığı “Muş´un etrafında Fesli gezerim/Elbisem kirlenmiş paslı gezerim/Vatan elden gitmiş yaslı gezerim/Ağla gözlerim ağla gör neler oldu/Vatanı terk eden hainler oldu” türküsü, Edirnelinin, Muğlalının, Adanalının, Trabzonlunun, Balıkesirlinin yarısından farklı bir ruh halini mi yansıtır?

     Anadolu Türk tarihini okurken, bir de bu açıdan bakmak gerekmez mi?

     Bu tarih, 2016 yılı mevcut günümüzde Kurtuluş Savaşı´ndan 100 yıl sonra, bir kez daha yazılıyor. Bugünkü tarihi yazan günümüzdeki yiğitler, 100 yıl öncesi kadar tehlikeli, ancak o tarihe göre belki de daha sinsi bir düşmanla göğüs göğse çarpışarak gelecek 100 belki de 1000 yılımızı rahata erdirmeye çalışıyor.

     Askerleriyle, polisiyle, korucusuyla, vatandaşıyla yazılan bir tarih…

     Güneydoğu Anadolu sokaklarında, bizden görünüp, ama bizde asla ve asla olmayanlara karşı yürütülen mücadelenin tarihi…

     O elleri öpülesi insanlar bu ülkedeki ihanet çetesine, terör örgütüne karşı bu millet adına son sözü söylemek için ölesiye mücadele veriyor.

     Ancak son sözü söylemek için Türk milletinden, sizlerden ve bizlerden de destek bekliyorlar.

     Haksız değiller.

     Sokağında, evlerinde EYP olmayan dünyanın en eski kentlerinden olan Diyarbakır, İstanbul içinde mutluluktur.

    Teröristlerin yaşamadığı bir doğa harikası coğrafyasıyla Hakkâri, İzmir için de huzur getir.

    Silahlı teröristlere karşı askerlerine kalkan olan Şırnaklılar.

    Eşlerin, çocuklarının, kardeşlerinin, babalarının, ağabeylerinin arkasında dağ gibi duran aileler, bizler için de güvencedir.

     Örgütün baskısına rağmen teslim olmayı reddeden, polisine “Gelmeyin şehit olursunuz ben direnirim” diyen ismini bile bilmediğimiz o güzel insan Türk milleti için de direniştir.

     Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Deniz kuvvetleri, Özel Kuvvetler, Jandarma Özel Harekat, Komandolar sadece haberlerde ismini duyduğumuz soyut kavramlar değil, bire bir dokunduğumuz sizden bizden oluşan vatan bekçileri, Mehmetçiklerdir.

     Polis Özel Harekat savaş makinelerinden değil, dünyanın en ağır yükü olan şehit arkadaşlarını, kardeşlerini omuzlayan, vatan sevdalılarıdır.

     Yaşadıkları toprakları gerek PKK´ya gerek ise IŞİD´e bırakmamaya ant içen korucular, bekçiler, kardeşliğin adını kanlarıyla yazanlardır.

     Ölmeyi amaçlayan yiğitçilerdir.

     Ve şehitler…

     Kına yakılan, şahadet şerbeti içmeye yemin eden kınalı kuzular.

     Onlar Türk Milleti´nin namusu, en büyük zenginliğidir.

     Onlar Malazgirt, İstanbul, Çanakkale, Kocatepe, Musul, Kerkük, Magosa, Girne, Diyarbakır, Sur, Cizre, Nusaybin, Yugoslavya ve daha niceleridir.

    Şehitler başta olmak üzere hepsine, çok fazla borcumuz var.

    Son sözü söylemek için hepsinin sözleri, yürekleri, ruhları bizleri arar.

    Sonuç olarak son sözü söylemek, Türk Milleti´ne düşer…

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ASLA O YARIN O OLMAYACAK… (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
HANİ DİLE KOLAY 94 YIL DENİR YA (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
TÜRKİYE NASIL GÜÇLÜ OLUR! (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
AKP HÜKUMETİ NE YAPMAK İSTİYOR… (21 Ocak 2017 - Cumartesi)
ORHAN UMUTLUDUR YARININDAN… (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
BU HESABI YAPMAK ZORUNDAYIZ (06 Ocak 2017 - Cuma)
BU YURDUMU YİYENLER VAR… (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
DEVLETİ ELE GEÇİRME PLANININ DETAYLARI (29 Aralık 2016 - Perşembe)
VATAN HAİNLİĞİNDEN VAZGEÇİN… (27 Aralık 2016 - Salı)
KİMİ KİMDEN AYIRIRSIN… (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
NE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRSEN O OLURSUN… (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
NİYE?! NİYE?! NİYE?! (14 Aralık 2016 - Çarşamba)
DOLAR GELİR… (10 Aralık 2016 - Cumartesi)
DÖVİZ İLE CENNET ARAMAK… (09 Aralık 2016 - Cuma)
HABERİN VAR MI? (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BU KADAR KARAMSAR OLMAMAK LAZIM… (01 Aralık 2016 - Perşembe)
TERÖRÜN ESAS ADI SEVR´DİR, MONDROS´TUR… (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
MİLLET OLMANIN GEREKLERİ VARDIR... (23 Kasım 2016 - Çarşamba)
Hal ve gidiş umut verici değil (27 Ekim 2016 - Perşembe)
YENİ BİR ATATÜRK BULAMAYIZ... (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
´DEVLET MALI DENİZ (07 Haziran 2016 - Salı)
MİLLİ GÜÇLERLE ATATÜRK´TE BULUŞALIM… (02 Haziran 2016 - Perşembe)
Emaneti Ehline Vermek (2) (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Emaneti Ehline Vermek (1) (27 Mayıs 2016 - Cuma)
AYAĞINIZI DENK ALIN, BURASI KİMİN ÜLKESİ? (19 Mayıs 2016 - Perşembe)
KARAKARDANADAM, E.. Rİ.. YE.. CEK.. SİN. (16 Mayıs 2016 - Pazartesi)
Sen ey! (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ… (01 Mayıs 2016 - Pazar)
DEMOKRASİ İLE BASIN.. (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
AVRUPANIN TARİH AMACI (23 Nisan 2016 - Cumartesi)
KORKMA, ÇÖZÜM VAR! (22 Nisan 2016 - Cuma)
Şehit.. (20 Şubat 2016 - Cumartesi)
Vatanımıza Sahip Çıkalım… (19 Şubat 2016 - Cuma)
EDEB YA SÖZÜM ONA ÜSDATLAR… (05 Şubat 2016 - Cuma)
ZULÜM, ZALİM… (09 Ocak 2016 - Cumartesi)
İŞTE EY MİLLET ve İDARECİLER! (05 Ocak 2016 - Salı)
TÜRKİYENİN SİYASİ SİTEMİ TIKANMIŞTIR… (17 Aralık 2015 - Perşembe)
RUSYANIN ÖZEL POLİTİKASI (15 Aralık 2015 - Salı)
SICAK PARA… (14 Aralık 2015 - Pazartesi)
CHP´YE NASIL SAHİP ÇIKABİLİRİZ? (10 Aralık 2015 - Perşembe)
YAŞAMIN ANLAMI… (12 Kasım 2015 - Perşembe)
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ DIŞLANIRSA… (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
HALKIN EKMEĞİ (15 Ekim 2015 - Perşembe)
BANDIRMANIN KALBİ, SON KURŞUN ANITI… (17 Eylül 2015 - Perşembe)
TARİHİN OBJESİNE UYGUNLUK DERECESİ (14 Eylül 2015 - Pazartesi)
TERÖRÜ LANETLİYORUZ (11 Eylül 2015 - Cuma)
23 NİSAN 1923 CUMA GÜNÜ (10 Eylül 2015 - Perşembe)
ŞEHİTLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM. (07 Eylül 2015 - Pazartesi)
ASKER KOMUTANI GÖRECEK BAŞINDA… (03 Eylül 2015 - Perşembe)
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE İMAN… (30 Ağustos 2015 - Pazar)
YENİDEN MANEVİYATA DÖNÜŞ… (21 Ağustos 2015 - Cuma)
VATANDAŞIN DEVLETE HİTABESİ … (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
RAMAZANIN ARDINDAN… (04 Ağustos 2015 - Salı)
RAMAZAN BAYRAMI… (17 Temmuz 2015 - Cuma)
BAYRAM SEVİNÇ GÜNÜ DEMEKTİR… (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
KADİR GECESİ VE FAZİLETİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
DOLU DOLU GEÇEN 99 YILDAN ARTA 9 ŞEY. (10 Temmuz 2015 - Cuma)
ZAMAN VE ZAMANIN DEĞERİ… (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
TARİH: 4 TEMMUZ, 2003 (ÇUVAL OLAYI)… (26 Haziran 2015 - Cuma)
İSLAMIN UYUŞTURUCUYA BAKIŞI… (21 Haziran 2015 - Pazar)
MÜSLÜMANLARIN BAYRAMI OLAN CUMA GÜNÜ… (18 Haziran 2015 - Perşembe)
VERGİ (16 Haziran 2015 - Salı)
MİLLİ İRADE… (10 Haziran 2015 - Çarşamba)
ADAMCIKLAŞMAYANLARA ÇOK ÇOK SELAM OLSUN!.. (08 Haziran 2015 - Pazartesi)
TÜRKİYE HARİTASINDA HATAY VE İSKENDERUN!.. (06 Haziran 2015 - Cumartesi)
FAŞİZM BARIŞI DÜŞÜNMEZ, SAVAŞÇIDIR!... (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
İLK PUTA TAPAN KAVİM! (02 Haziran 2015 - Salı)
HER ÜLKENİN BİR SEMBOLÜ VARDIR… (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
TARAFINI BELLİ ETMEK (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Peygamber Ocağı. (15 Mayıs 2015 - Cuma)
TÜRKLÜK ve VATANDAŞLIK… (14 Mayıs 2015 - Perşembe)
VATAN-BAYRAK-İSTİKLAL VE MEHMETÇİK… (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
VATANDAŞ OLARAK İNSAN… (12 Mayıs 2015 - Salı)
Trafik Kuralları… (02 Mayıs 2015 - Cumartesi)
DÖVİZ İLE CENNET ARAMAK… (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Reklam

avşa adası otelleri

/resimler/2017-8/6/1412348536800.jpg

/resimler/2017-7/18/1544492830074.gif 

/resimler/2017-6/30/1631369773436.jpg

/resimler/2017-6/30/1623242107579.gif

kutlu creative

/resimler/2017-1/24/1114325571192.jpg 

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
04:28 06:16 13:22 17:09 20:09 21:42
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Mürşitlik alıcılık değil, vericiliktir?

Hacı Bektaşı Veli
Kurabiye hamurunun elinize yapışmasını istemiyorsanız ellerinizi soğuk suyla ıslatıp kuruladıktan sonra kurabiyeye şekil verin. Kurabiyelerin zamanla sertleşmemesi için yanlarına bir-iki dilim kabuklu elma koyarak saklayınız. Elmanın yayacağı nem sayesin

Kurabiye - Bisküvi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları