Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


LAİKLİK ŞİDİLİK RAFA KALDIRILDI

LAİKLİK ŞİDİLİK RAFA KALDIRILDI


Meclis başkanı Karaman´ın laiklik anayasada yer almamalıdır. Laiklik yerine din ağırlıklı bir anayasa yapılmalıdır. Söyleminden sonra gelen eleştiriler üzerine şimdilik laiklik rafa kaldırılmış durumda. AKP iktidar olduğundan bu tarafa devamlı surette biz alıştıra alıştıra yol alıyoruz der. İşte bu laiklik konusu da alıştırma yapmak için gündeme taşındı. Ayni zamanda diğer sorunların gündemden düşürülmesine yönelik bir tak dikti. Olayı olgunlaştırmaya çalışıyorlar. Cumhuriyetin kaldırılmasını da ayni tak dikle gündeme getirdiler. Senelerce yeni anayasa yapılmasını bilhassa seçimlerde gündeme getirdiler. Fakat hiçbir zaman ciddi şekilde anayasa yapılmasının üzerine gitmediler. Keza başkanlık sisteminde de ayni yolu izlediler. Artık hem anayasa hem de başkanlık sistemini olgunlaştırdılar. Şimdi ciddi şekilde anayasa çalışmaları yapmaya başladılar. Çünkü 1 Kasım seçilerinde aldıkları oy. AKP´yi iyice heveslendirdi. Fakat anayasalar millet mutabakatı ile yapılır. Şimdi AKP´nin yaptığı anayasa Türkiye cumhuriyeti anayasası olmayacaktır. AKP´nin anayasası olacaktır. Milletin temsilcileri mecliste ancak anayasayı yapanlar % 49,5 ile iktidar olan partinin millet temsilcileri tarafından anayasa yapılıyor. % 50,5 olan muhalefetin görüşleri alınmıyor. Bunun anlamı doğrudan doğruya 49,5 ile iktidar olan AKP´nin yaptığı bir anaysa olacaktır. Hâlbuki anayasa yapılırken kurumların ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınması gerekir. Hani bir söz vardır. Kendileri çalıyor. Kendileri oynuyor derler. İşte aynen onun gibi bir durum yaratımlaştır. 

Laikliği de ayni şekilde kullanıyorlar. Laiklik rafa kaldırıldı da tartışması devam ediyor. Hiçbir surette siyasete karışmaması gereken diyanet işleri başkanlığı, ?Laiklik yüzünden ülkeler birbiri ile savaşıyor diye? laiklik aleyhine görüş bildiriyor. Şimdi bu görmez efendiye sormak gerekir. Senin laikliği istemediğin açıkça bellidir. Meclis başkanının kayığına binmişsin. Meclis başkanı laikliğin yerine dindar bir anayasa istediği gibi diyanet işleri başkanı da dindar bir anayasa istemiş olmuyor mu? Pekiyi bu diyanet işleri başkanının siyasete karışması görevimidir? Ayrıca bu gün hangi laik ülkeler laiklik yüzünde savaş halindedir? Birbirini yiyen ülkelere bakmıyor mu? Dindar anayasa ile yönetilen ülkeler birbirini yiyor. Dindar yönetimin olduğu ülkelerin vatandaşları, neden Hıristiyan ülkelere göç ediyor? Diyanet işleri başkanına bu sorular sorulduğunda. Nasıl cevap verecektir. İşte laikliğin kaldırılmasın böyle milleti alıştıracaklar. Bu gün diyanet bu işe müdahil olur. Yarın başka bir kurum derken milleti yavaş yavaş alıştırırlar. Ayni anayasa ve başkanlık sisteminde olduğu gibi milleti alıştırıyorlar.

Şimdi dokunulmazlıkların kaldırılması tartışılıyor. İktidar yalnız dokunulmazlıklarının kaldırılması için haklarında fezleke olanların dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istiyor. Ve bunda da diretiyor. Muhalefet ise bunlarla birlikte bütün milletvekili dokunulmazlıklarının kürsü dokunulmazlığı hariç kaldırılmasını istiyor. Mecliste bunun için. Çok kavgaların olacağı anlaşılıyor. Kaba kuvvetle çıkarılacak kanundan hayır gelmez. Başka ülkelerde böyle bir dokunulmazlık yoktur. Bir milletvekili bir trafik kazasında ölümcül bir olaya karıştığını var sayalım. Dokunulmazlığı olduğu için yargılanamıyor. Dokunulmazlığı olan birisi böyle bir olaya karışmış olsa. Derhal tutuklanıyor. Şimdi buna adalet denebilinir mi? Milletvekili kırmızı ışıkta geçecek ceza yemeyecek. Normal bir vatandaş ceza yiyecek. Nerede kaldı? Herkes adalet karışısın da eşit haklara sahiptir denilmesi. Maalesef bizim ülkemizde söylem vardır. İcraata gelince bütün söylemler unutulur.

İktidar laikliğin kaldırılmasını kafaya koymuştur. Siz bakmayın cumhurbaşkanının öyle mülayim konuştuğuna. Meclis başkanı bunu kendi başına söylemiş değildir. Ya cumhurbaşkanına sorarak konuşmuştur. Ya da cumhurbaşkanın öyle konuşması için telkinde bulunmuştur. Şimdi bizi neler bekliyor. Onlara bir göz atalım. Cumhuriyet kaldırılarak yerine İslam cumhuriyetinin kurulması. Laikliğin kaldırılarak dindar bir anayasa yapılmasıdır. Atatürk isminin ders kitaplarında çıkarılması ve anayasada Atatürk ismine yer verilmeyecek olması. Türk kelimesinin anayasadan çıkarılarak Türklerin Türk kimliğini kaybetmesi, ondan sonra da kimlik arayışına girmeleri olacaktır.

Bunları kabulleniyorsanız diyecek hiçbir şeyim olamaz. Şayet benim bunları kabul etmem mümkün değil diyorsan. Şimdiden sesini çıkarmaya başlayacaksın. Korkunun ecele faydası yoktur. Sonradan keşke demek bir anlam taşımayacaktır. Birileri nasıl tuban bizim namusumuzdur dedi ise. Atatürk ve kurduğu cumhuriyette bizim namusumuzdur. Sonuna kadar mücadele edilmelidir. Bakın laiklik anayasada yer almasın dediklerinde. Millet Türkiye laiktir laik kalacaktır demeye başladı. Maçlarda bu slogan atılıyor. Ayni davranışı bizlerinde göstermesi gerekir. Saygılarımla.

TÜRKİYE LAİKTİR LAİK KALACAKTIR. ATATÜRKÇÜLÜK VE CUMHUMHURİYETÇİLİK BİZİM NAMUSUMUZDUR.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 30- 04- 2016 Mustafa KOÇAL

 



  • Cumartesi 12 ° / 0 ° Bulutlu
  • Pazar 15 ° / 5 ° Fırtına
  • Pazartesi 12 ° / 5 ° Fırtına

Balıkesir

25.01.2020

  • İMSAK 06:49
  • GÜNEŞ 08:16
  • ÖĞLE 13:26
  • İKİNDİ 16:02
  • AKŞAM 18:26
  • YATSI 19:47
  • BIST 100

    122.142%-0,33
  • DOLAR

    5,9428% 0,12
  • EURO

    6,5556% -0,17
  • GRAM ALTIN

    300,44% 0,74
  • ÇEYREK ALTIN

    495,726% 0,74