Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


LASTİK AYAKKABI ÜLKE GERÇEĞİNİN AYNASIDIR

LASTİK AYAKKABI ÜLKE GERÇEĞİNİN AYNASIDIR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Benim çocukluğumda lastik ayakkabı lükstü. Biz kösele ayakkabıyı rahmetli Menderes zamanında gördük. O dönemin lüks olan lastik ayakkabısı bu gün gündeme geldi. Ülkede böyle gerçekleri her nedense acı olaylardan sonra görüyoruz. Hatırlayın Denizlili bir asker şehit olmuştu. Bu şehidimizin cenaze töreninde iki çocuğunun yırtık çorapla cenazede görüntülenmesinde sonra şehidin ailesine yardım yapıldı.  Şimdi yine acı bir olayı yine şehit cenazesinde yaşadık. Şehidin babasının cenazedeki yırtık ayakkabıları görüntülenince bu babaya yardım yapıldı. Hep garibanların ölümünden sonra böyle olayları görüyoruz. Buda ülkenin gerçek yüzünü görmemize sebep olmuştur.  Hani bu iktidar fakirleri arayıp buluyordu?  Biz onlara yardım ediyoruz diyorlardı? Kömür dağıttığı kişiler için soğuktan donsunlar mı diyorlardı? Demek ki durum öyle değilmiş? O yardımlar AKP’ye oy verenlere yapılıyormuş. Fakirleri arayıp bulmuyorlarmış. Kendilerine oy verecekleri arayıp buluyorlarmış. Bu acı olaylarda ölenlerin garibanlar olduğunu yaşadığımız bu acı olaylardan sonra görüyoruz. Somada bunu gördük. Ermenek de bunu gördük. Şehit cenazelerinde bu gerçekleri gördük. Bu gördüklerimizden hiç ders almamışız. Soma olayından sonra Ermenek deki bu ocak kapatılabilinirdi. Çünkü bu ocağın çalışmasının mahsurlu olduğu önceden biliniyormuş. Bile bile ruhsat verilmiş. Bu iddialar var. Cumhurbaşkanı, başbakan, çalışma bakanı, enerji bakanı oraya gittiler. Çalışma bakanı ile enerji bakanı günlerce orda kaldı. 25 şehit verdiğimiz Afyondaki askeri cephanelikteki patlamadan sonra. Oraya gitmediler?

Bu soma ve Ermenek facialarında ölenlerin kaderi değildir. Bunlar eceli kaza ile hayatların kaybetmişlerdir. Bülent Arınç “ üzerimizde karabulutlar dolaşıyor. Rabbim ülkemizin üzerindeki karabulutlar kaldırsın” diye dua ediyor. Bu karabulutlar neden başka ülkelerin üzerinde dolaşmıyor da? Bizim ülkemizin üzerinde dolaşıyor? Çünkü onlar tedbirlerini alıyorlar. Bizde ise tedbir alınmıyor. Bir söz vardır. Eşeğini sağlam kazığa bağla ondan sonra. Allaha tevekkül et derler. Peygamber efendimize ashabından birisi şöyle diyor. “ Ya resul Allah ben devemi bağlamadan yatsa olur mu” diyor? Peygamber efendimiz şöyle buyuruyor. “ Deveni bağla ondan sonra Allaha tevekkül et diyor.

Biz alt yapısı tam olarak yapılmamış tesislerde garibanları çalıştırıyoruz. Bu ülkede lastik ayakkabı halen giyiliyorsa fakirlik artmış demektir. Hani milli gelirden fert başına düşen pay 10 bin doların üzerinde idi. Ülkede bu durumda olan binlerce aile var. Bunu bizler görüyoruz. Fakat söylediğimizde siz yapılanları görmüyorsunuz diyorlar. Şaşalı hayat yaşayanlar bu fakir fukaranın sırtından zengin oluyorlar. Ocaklarda garibanlar nafakalarını temin etmek için ter döküyor. Bu garibanların üzerinden daha fazla kazanmak için. Yemeklerini dahi metrelerce yerin altında yediriyorlar. Ak saraya harcanan para ile bu maden ocaklarının hepsine yeterince saklanma odaları yapılırdı.

Ülkenin gerçeği bu iktidar döneminde zengin daha zengin, fakir daha zengin olmuştur. Örnek vereyim. AKP iktidar olduğunda dünya dolar milyarderleri arasına giren 3-4 kişi vardı. Şimdi dünya dolar milyarderleri arasına girene 44 kişi vardır. Nasıl oldu bu? Ülkenin ekonomisinin çok iyi olduğundan mıdır? Japonya da dahi bu kadar dolar milyarderi yokmuş.

Demek ki iktidarın nimetlerinden faydalanan bir toplum var. Bunun başka bir açıklaması olamaz. Devamlı cari açığın yükseldiği bir ülkede nasıl olurda 10 senede dolar milyarderlerini sayısı 10 kat artar. Demek oluyor ki? Balı ihale dedikleri ihaleler doğru imiş. Ballı özelleştirme dedikleri doğru imiş. Yolsuzlukla, yoksullukla ve yasaklarla mücadele edeceğiz diye iktidar olanlar. Mücadele edememişler.

İnsanın aklına anayasa mahkemesinin millet menfaati gözetilmemiştir diye satışlarını iptal ettiği yerler geliyor. Bunun bir örneğini vereyim. Seydişehir alüminyum tesislerinin Mehmet Cengiz’e satılmasını anayasa mahkemesi iptal etti. İktidar bu kararı uygulamıyor. Torba yasaların içersinde iki defa kanun çıkardılar. Geri iade etmemek için. Birincisini anayasa mahkemesi böyle kanun çıkaramazsınız diye iptal etti. Şimdi satışı 5 seneyi geçen yerlerin iadesi yapılamaz diye tekrar bir kanun çıkardılar. Anayasa mahkemesi buna ne diyecek daha belli değil. Bu Seydişehir alüminyum tesislerinin içesin de Antalya limanı, bir gölet, bir maden ocağı da var. Bu balı bir özelleştirme değil de nedir? İşte 44 kişi dolar milyarderi böyle olmuşlardır. Tabi yolsuzluklarda buların tuzu biberidir. Ülkenin gerçekleri acı olaylarla su yüzüne çıkıyor. Olan garibanlara oluyor. Zaten alt taban ile üst tavan arsındaki gelir dağılımı arasında ki makas gittikçe açılmakta dadır. Allah ülkemize acı olaylar yaşatmasın. Artık Allahtan başka sığınacak yerimiz kalmadı. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

Yaşasın Atatürk milliyetçiliği!

Yaşasın Türk milleti!

Yaşasın Atatürk’ün askerleri!

Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 24 – 11- 2014 Mustafa KOÇAL

 

 



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    103.781%-1,00
  • DOLAR

    5,7535% 0,07
  • EURO

    6,3441% 0,05
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65