Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


MİLLÎ VE MANEVÎ DEĞERLER…

MİLLÎ VE MANEVÎ DEĞERLER…


Çalışanlar, kötülük düşünmeye zaman bulamazlar, tembeller ise kötülüklerinden kurtulamazlar. Hazret-i Ali (r.a)

MİLLÎ VE MANEVÎ DEĞERLER…

                Millî Ve Manevî Değerleri Zayıflayan Millet Ve Toplumların İse Çöküş Yaşadığı Bilinen Bir Gerçektir!

                Millî Ve Manevî Değerler..

                Medeniyetlerin oluşumunda, maddi unsurlar kadar milli ve manevi değerler de çok önemlidir. Devletlerin en önde gelen amacı kendisini oluşturan, varlığını onların varlığına bağlı olan birey ve toplumun mutluluğunu sağlamaktır. Bunu başarabilmesi için de insanın fıtratında olan maddi ve manevi unsurlara çok önem vermek zorundadır.

                Tarih sahnesinde en uzun kalan milletler şüphesiz, milli ve manevi değerleri barındırabilen devletler olmuştur. Bireylerini milli, manevi ve ahlaki değerlerine bağlı yetiştiren toplumların, çağın gereği olan gelişmelere de duyarsız kalmadıkları takdirde, başarılı olmamaları için bir sebep yoktur.

                Milli ve manevi değerleri zayıflayan millet ve toplumların ise çöküş yaşadığı bilinmektedir. Dil, din, tarih, örf, âdet ve gelenekler aile kurumu, kutsal zaman ve mekânlar, BAYRAK, VATAN, İSTİKLÂL MARŞI gibi millî ve manevî değerlerinin birbirini tamamlayan ortak değerler olduğu görülecektir.

                Vatan Sevgisi..

                Vatan sevgisi, yüreğimizi sımsıcak saran, en temiz sevgilerdendir. Vatansız millet, milletsiz vatan hiç düşünülemez. Bir milletin; doğup büyüdüğü, toprağından suyundan yiyip-içtiği, ev-bark yapıp oturduğu, camii inşa edip ibadet ettiği yurdunu sevmesi, onu imar etmesi, mûdafaa ve muhafaza etmesi en tabi hakkı ve görevidir!

                İstiklâl Marşı’mızda;

                “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

                Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda/ Canı, cânânı, bütün vârımı alsın da hûdâ,/ Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ./” denilen uğrunda binlerce şehit verilmiş, içinde binlerce masum yaşayan vatanımız, şüphesiz göz nurumuz baş tâcımızdır.

                Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,/ Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır. (Mithat Cemal Kuntay)

                Vatan edinilmiş bir toprağa düşman gözünün yan bakması bile, o vatanda yaşayan herkese savunma hakkı verir. Dinimiz, bir Müslüman’ın vatanı için ölmesiyle, din için ölmesini bir saymış ve Vatan için ölene, ŞEHİTLİK RÛTBESİ vermiştir. Vatan topraklarını düşman istilasına karşı savunmak, bunun için askerlik eğitimi almak, nöbet beklemek, iç ve dış barışı korumak için çalışmakla beraber, gerekirse vatanı savunmak yolunda ölmek, dinî bir terbiyenin getirdiği, üstün ahlâkî fazîletlerden’dir!

                Bayrağa Saygı..

                Bayrak, bir devleti, bir askerî birliği, resmî veya gayri resmî bir kuruluşu temsil eden alamettir. Bayrak, bir milletin varlığının ve bağımsızlığının sembolü, tarihin hatırasıdır. Değeri, pamuk, atlas ve ipekten yapılmasına bağlı olmayıp, temsil ettiği milletin kıymeti ile ölçülür…

                Devletin hakimiyetini bağımsızlığını ve şerefini temsil ettiği için bayrağa saygı gösterilir. Bayrağın selâmlanması, o devletin hakimiyetine saygı gösterilmesi demektir!

                Türk milletini ve istiklâlimizi temsil eden Türk bayrağının rengi de, şekli de, ölçü ve oranları da güzeldir. Rengi, vatan, istiklâl ve inançlarımız uğrunda tarihin her çağında seve seve akıttığımız kanımızın rengidir. Ay ve yıldızı, bin yılda teşekkül eden Türk-İslâm kaynaşmasını, yani milliyetimizi sembolize etmektedir. Bayrağa saygısızlık, vatanî ahlâkta en büyük zaaftır. Bunu bilerek yapanlar ise, ancak ve ancak vatan hainleri olabilir!

                Bayrak, çabuk çekilir ve yavaş yavaş indirilir. Bayrak, yırtık, sökük, kirli bırakılmaz ve bu gibi durumlarda kullanılamaz. Bayrak ve bayrak işareti taşıyan herhangi bir şey yere atılmaz, ayak altına alınamaz, üstüne oturulamaz. Bayraktan, başka eşya yapılamaz!

                Türk Bayrağı Kanunu 29 Mayıs 1936’da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilerek Türk Bayrağı Nizamnamesi uygulanmaya başladı. Türkiye Cumhuriyeti’nde kullanılan her türlü bayrakla onlara ait bütün vasıfları en ince ayrıntılarına kadar tespit eden bu kanun ve nizamname ile ay yıldızlı kırmızı Türk Bayrağı kesin şeklini almış oldu!

                Haklının Yanında Yer Almak..

                İnsanların, hem insan olmalarından kaynaklanan hem de irade ve çabalarıyla elde ettikleri hakları vardır. Bunlar bütün peygamberlerin öğretilerinde ısrarla vurgulanan şu beş temel haktır:

                CAN, AKIL, DİN, MAL ve NESLİN korunması!

                İslâm, işte bu temel hak ve özgürlüklerin yaşatılmasına imkan verecek bir toplumu oluşturma amacındadır. Bu haklardan herhangi birisine yapılan saygısızlığı zulüm olarak nitelemekte ve mü’minleri bu konuda uyarmaktadır. (26. Şuarâ Sûresi, Âyet/ 42).

Haksızlık etmekle haksızlık yapana yardım etmek arasında da herhangi bir fark gözetilmez:

                “Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O’ndan da) yardım göremezsiniz!” (11. Hûd Sûresi, Âyet/ 113). Bu âyetle aynı anlamı taşıyan şu hadis de oldukça çarpıcıdır:

                “Kim, haksız bir mücâdeleye (veya zulme) yardım ederse (bundan tevbe edip) vazgeçinceye kadar Allah’ın gazabı altındadır.” (İbn Mâce. Ahkâm, 6).

                Mü’minlerden haksızlık yapmamaları, dahası hakkın ve adaletin temini için irade ortaya koymaları istenmektedir:

                “Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz. Ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şâhitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (4. Nisâ Sûresi, Âyet/ 135).

                “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında mürşit aramak, gaflettir, dalalettir.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk

                Kur’ân Ne Diyor?

                “Kadınlar, oğullar, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüş, güzel cins atlar, davarlar, ekinler gibi nefsin hoşuna giden şeyler insanlara cazip gelmektedir. Bunlar dünya hayatının geçici bir metaından ibarettir; Asıl varılacak güzel yer ise; Allah’ın katındadır.” (3. Âl-i İmrân Sûresi, Âyet/ 14).



  • Pazar 3 ° / -1 ° Bulutlu
  • Pazartesi 3 ° / -6 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 1 ° / -11 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.524%-1,43
  • DOLAR

    7,4627% 1,38
  • EURO

    9,0376% 0,77
  • GRAM ALTIN

    438,70% 0,27
  • Ç. ALTIN

    723,855% 0,27