Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


MİLLETİN VEKİLLERİ

MİLLETİN VEKİLLERİ


Milletvekilleri kimdir? Milletin mecliste vekilidir. Bu yetkiyi kimden almışlardır? Milletten almışlardır. Cumhur ittifakı ne zaman bozuldu? Bir ay önce bozulmadı mı? Bu ittifak bozulduğunda iki liderde herkes kendi yoluna demediler mi?

Bu arda sözde ittifak yoktu değil mi? Gizli ittifak devam ettiğinin farkında değilsiniz değil mi? Bakın gizli ittifak nasıl devam etti. Emeklilikte yaşa takılanların (EYT) mağduriyetinin giderilmesini kim istemedi? İktidar iki maaş olmaz diye kabul etmiyor. Fakat kendileri çift maaş alıyorlar. İyi parti meclis başkanlığına bir önerge verdi. EYT´rın mağduriyetlerini giderilmesi için bu önergeyi verdiler. Bu önergeye muhalefet partileri evet dedi.

Yani MHP de dâhil evet oyu verdiler. Yaşa takılanlar bir an sevindi. Amma milletin vekilleri devreye girdi. Bahçeli başkanlık divanındaki temsilcisini görevden aldı. Kendisinin direktif verdiği temsilcisinin başkanlık divanına verdi. İş komisyonun kurulması oylamasına geldi. MHP´nin milletin vekilleri çekimser kaldı. AKP´nin milletin vekillerinin oyları ile önerge düştü. Gördünüz mü gizli ittifakı? Böylelikler yaşa takılanların hevesleri kursaklarında kaldı. Bu duruma başlamışken devam edelim. Yine muhalefet asgari ücretlilerin maaşından vergi kesilmesin diye önerge verdi. CHP, iyi parti, HDP, saadet partisi ve DP evet oyu verdi.

Yine milletin vekilleri MHP çekimser kaldı. AKP´nin oyları ile önerge ret edildi. Gizli ittifak yine devrede. Ey emeklilikte yaşa taklanlar. Siz bu ittifaka oy verdiniz değil mi? Bunlar sizin vekiliniz değil mi? Ey asgari ücretle çalışanlar sizde oy verdiniz değil mi? mecliste benim tensilcim ol sana vekâlet veriyorum dediniz mi? Bu sizin vekâlet verdiğiniz vekiliniz. Cumhurbaşkanının maaşına 26 bin lira zam yapılmasını kabul ediyor. Senin mağduriyetinin giderilmesine oy vermiyor. Ben böyle düşünüyorum! Sen ne düşünüyorsun? Kafanı önüne eğme utanma! Ne düşündüğünü söyle. Artık kafanı kaldır.

Etrafına bir bak! Senin mağduriyetinin giderilmesi için çırpınanlar bak. Yönünü onlara doğru çevir. Ey pancarım kar altında kaldı diye yakınan. AKP milletvekili devreye girmiş. Senin pancarının alınmasını sağlamış. Diğer pancar üretenlerinin başı kel mi? Bu pancar olayını kökünden çözüyoruz diyemiyorlar. Şeker fabrikalarını satanlar. Pancarı alacak adam bulamıyorlar. Fabrikayı alanlar şeker üretmek için almamış ki? Madem bu şeker fabrikalarını satıyorsunuz anlaşmaya bu sene üretilen pancarı alacaksınız diye şart koşsaydınız. Ümidini bu sene ürettiği pancara bağlayan üreticinin bir senelik emeği ne olacak?

Ey pancar üreticisi kardeşim. Senin pancarın kar altında kalmış. Tarlada kalmış kimsenin umurunda değildir. Zaten iktidar bu fabrikaları satarken bunu göze almış gibi gözüküyor. Öyle olmasaydı? Pancar söküm zamanının geldiğini bilmeyen bir tarım bakanı olur mu? Ne diyor tarım bakanı? ?Sorun var, yok? diyor. Bu söylemden bir şey anlayan var mı? Peygamber efendimiz işi ehline verin diye buyuruyor.

Tarım bakanı ziraatçılardan olmalıdır. Biz şimdi dönelim mahalli seçimler için yapılan ittifaka. İttifakı bir ay önce bozanlar. Şimdi yine bir araya geldiler. Emeklilikte yaşa takılanlar unutuldu. Asgari ücretten vergi alınmasın sözü unutuldu. Andımızın kaldırılması unutuldu. Diyanet işleri başkanın Kadir Mısıroğlunu ziyareti unutuldu. Bunlar için söylenenler unutuldu. Cumhur ittifakının karşısında olanlara saldırı başladı.

Devlet bahçeli gurup toplantısında ?cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi üstünde tehlikeli polemikler tetiklenip provokasyonların tertiplendiğini? öne süren Bahçeli. ?Buna izin vermeyeceğiz. Zillet ittifakının tezgâh ve tuzaklarını yine kökünden bozacağız? diyor.

Bu zillet kelimesi benim kafama takıldı.  Bakın bu kelimenin anlamı ne imiş? Hor görülüş, aşağılık, alçaklıktır.  Zillet insanın kendisi olarak kendine yetmeme halidir. Kendisi, kendi durumundaki insanlardan hatta daha alt seviyedekilerden bile küçük görmektir. Alçalmaktır el etek öpmektir. Menfaat peşinde koşmak, beklentileri dolasıyla başkalarına kul, köle olmayı kabul etmektir. Başkası sayesinde başkasıyla ayakta durabilmektir.

Bu zillet kelimesi bir siyasiye yakışıyor mu? Bizleri kimlerin yönettiğini görüyor musunuz? Olurda bu kadarda olmaz.

AİHM kararı bizi bağlamaz deniyor. Aleyhimize olunca bizi bağlamaz. Lehimize onunca bağlar. Bu karar konseyden çıkmıştır. Türkiye bu konseyin kurucularındadır. Bu mahkemenin verdiği karar sayesinde en çok tazminat ödeyen ülke biziz. Demek ki bizim yargının bazı eksikleri var. Veya bizde kararlar yanlış veriliyor. Bu karara bizi bağlamaz demek ileride bize çok pahalıya mal olabilir.

Görüyor musunuz milletin mecliste temsilcileri olanların yaptıklarını? Seçilinceye kadar ağamsın paşamsın. Seçildikten sonra ne işin varsa kendin halet demiyorlar mı? E millet olarak bizimde gergini yapmamız gerekiyor. Saygılarımla.

Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 22- 11- 2018 Mustafa KOÇAL



  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazar 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazartesi 18 ° / 8 ° Sağanak

Balıkesir

23.11.2019

  • İMSAK 06:27
  • GÜNEŞ 07:54
  • ÖĞLE 13:00
  • İKİNDİ 15:33
  • AKŞAM 17:55
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.588%-0,20
  • DOLAR

    5,7149% 0,27
  • EURO

    6,3004% -0,12
  • GRAM ALTIN

    268,77% 0,09
  • ÇEYREK ALTIN

    443,4705% 0,09