Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


MİLLETİN TEMSİLCİLERİ…

MİLLETİN TEMSİLCİLERİ…


* Konuşun, tanışın; çünkü kişi, dilinin altında gizlidir. Hazret-i Ali (Radıyallahü anh)

* Uzun zaman devam eden bir anlaşmazlık, her iki tarafında haksız olduğunu gösterir. Voltaire

MİLLETİN TEMSİLCİLERİ…

Milletin Temsilcileri, Milletin Yalnızca “TEMSİLCİLERİ” DİR, MİLLETİN ÖZ BENLİĞİ KENDİSİ DEĞİLDİRLER…

                Türkiye hâla kendi Anayasası’nı tam bir şekilde şekillendirip yapamamıştır!

                Bir “Anayasa”’nın toplumun anayasası olabilmesi için öncelikle Türkiye’miz için bir kurucu meclis tarafından kabul ediliyor olması, bu kurucu meclisin serbest ve özgür bir ortam içinde tartışarak bir anayasa taslağı hazırlanmış olması, bu taslağın kamuoyuna ciddi ayrıntılı bir şekilde iyice anlatılabilmesi, tartışılması ve tartışmaların ardından da referandumda kabul edilmesi gerekir.

                Bu şekilde hazırlanacak bir anayasa TÜRKİYE’NİN KURTULUŞUDUR…

                Tabii ki refah ve özgürlük sorunlarını doğrudan doğruya “Anayasa” çözemez, kayısı, fındık ve künefe sorununu da doğrudan doğruya hiç çözemez. Ama bir güzel tasarlanmış bir anayasa halkımıza bizlere üç temel imkânı sunabilir ve bunu sunmalıdır:

                BİRİNCİSİ: Mevcut sistem halkımızın bizlerin iradesi ürünü olacak ayrılmaz bir bütünlük içinde ve bu mevcut olarak yapılanacak sistemin bütün unsurları halkımızın iradesi egemenliği ile bir güzel harmanlanacaktır, kısacası DEVLET İÇİNDE DEVLET DEVRİ BİTİCEKTİR, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN DE DEDİĞİ GİBİ; “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİN ESERİ OLACAKTIR.”

HİÇ HAKKI VE HUKUKU OLMAYARAK KEYFİ DAVRANAN ESKİSİ GİBİ BAZI KURUM VE KURULUŞLARA, ADINA DEVLET DEDİĞİMİZ MÜESSESE, İLK BAŞ YAŞAYAN HALKINA VE EŞİTLİK VE TARAFSIZLIK İLKELERİNE GÖRE ESKİDE OLDUĞU GİBİ BU KURUM VE KURULUŞLARA ASLA GEÇİT VERMEYECEKTİR.

                İKİNCİSİ: Bu sistem çoğulcu “Halkçı” olacağı için halkımızın isteklerine tercihlerine kanunlar ve hukuk başta olmak üzere eşitlik ilkesine göre saygı gösterilecektir. Hortumculara rantçılara çıkarcılara başta halkımız olarak asla geçit verilmeyecek. Ülkenin malını bir deniz gibi bitmez tükenmez bir su birikintisi gibi gören vatan hainlerine de asla taviz verilmeyecektir gerekli cezaya çarptırılacaktır..

                ÜÇÜNCÜSÜ: Bu istemden razı olmayanlara ise hoşnut oldukları bu sistemden çıkartılarak. Yaşamak istedikleri sistemleri uygulayan ülkelere gönderilmelerinin önü açılacaktır. Kısacası “DEVLET” bir bütündür bölünemez ve parçalanamaz ilkesi esas alınacaktır. Dünyadaki birçok ülkede olduğu gibi halkımız eşit haklara sahip olacaklardır. Sömürü düzeni yıkılacak Emperyalizmin uşakları halkımızı özelleştirmelerle yabancı sermayenin uşaklarına bağımlı yapıp, bu uşakların ülkeyi özelleştirmelerle yıkım projeleriyle baş başa bırakmayacaklardır…

                Yeniden yapacağımız güzel bir şekilde tasarlanmış yeni “Anayasa” bu temel değerler üzerine inşa edilip güzelce bir şekilde yapılanmalı kurulmalıdır…

Bu üç temel değer üzerine kurulu olmayan hiçbir anayasa tam anlamıyla DEMOKRATİK BİR ANAYASA OLMAZ.

                Bu çerçeveye uygun bir anayasa hazırlandığı zaman, bireyler hangi sosyal düzenlemelerin ve iyi düzenlenmiş programların kendilerini daha refah düzeye ulaştıracağı konusunda özgür bir tartışma içersinde bulacaklar ve halkımız ülkesi için en hayırlısı olan kendi seçtiği tercihleri yapacaktır. Ayrıca, yeni bir kurum mu yaratılacak, ortadan mı kaldıracak veya yapısı mı değiştirilecek tüm bu konudaki tercihlerini özgür bir tartışma ortamında somutlaştıracaklar ve buna göre bir yasal çalışma başlatacak; kısacası kurumların ve kurumsal işleyişlerin nasıl olması gerektiği konusunda HALK DAİMA İKTİDAR SAHİBİ SÖZ SAHİBİ OLACAKTIR. VE BU DÜZENLENEN ANAYASA İLE HALKIN ORTAEK DEĞERLERİ HARİÇ, HALKIN KENDİ REFAH SEVİYESİNE, GELECEĞİNE, KİMLİK VE KÜLTÜREL HAKLARINA HİÇBİR ŞEKİLDE KARIŞMAYACAKTIR…

                Bu nedenle, darbe anayasası halkın taleplerine aykırıdır ve çöpe atılmalıdır. Yerine bu çerçevede yeni yepyeni çağımıza ve günümüze uygun bir anayasa hazırlanıp yeniden düzenlenerek tekrar yapılandırılmalıdır…

                Fakat buradan, bu niteliklere sahip bir anayasa ancak yeni seçilecek tarafsız eşit ilkesini benimsemiş bir kurucu meclisle tekrar yapılabilir, bundan başka bir çıkar yol yok diyemeyiz.

Temsil oranı oldukça yüksek bir olağan meclis de kurucu meclis olarak çalışmaya başlayabilir veya mevcut bir meclis ile sırf anayasa yapımı konusunda çalışacak bir meclis ortaklaşa bir şekilde de yeni bir kurucu meclis ortaya koyabilir ve tekrar tarafsızlık ilkesiyle çıkabilir…

                Önemli olan;

                a) Anayasa yapıcı meclisin özgür ve ön koşulsuz, baraj’sız tüm renklerin yansıtılmasına imkân sağlayacak bir seçim ile oluşturulması, ülke yararına olacak her görüş ve her kesimde dinlenmelidir.

                b) Bu meclisin çalışması sırasında hiçbir ön koşulun, kutsalın, tarihi referansın, kırmızı çizginin dayatılmaması, tartışmaların özgürce olumlu bir şekilde yapılması ayrıca önemlidir.

                c) Anayasa metninin üzerinde ortak uzlaşılacak unsurları barındırması ayrıca önemlidir.

                d) Tamamlanmış metin hakkında en son sözün halka bırakılması, yani HALK OYLAMASINA SUNULMASI AYRICA ÇOK ÖNEMLİDİR…

                Hiç unutulmamalıdır ki, Milletin temsilcileri, Milletin yalnızca “TEMSİLCİLERİ”’dirler, Milletin asla “KENDİSİ” değildirler…

                Kur’ân Ne Diyor?

                “Elbette her zorluğun yanında bir kolaylık vardır.” (94. El-İnşirâh Sûresi, Âyet/ 5)



  • Pazar 8 ° / 3 ° Bulutlu
  • Pazartesi 9 ° / 2 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 9 ° / 2 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

28.02.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.471%-1,13
  • DOLAR

    7,4236% 0,96
  • EURO

    8,9715% 0,17
  • GRAM ALTIN

    412,72% -1,39
  • Ç. ALTIN

    680,988% -1,39