Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


NASIL BİR GELECEK BEKLİYOR

NASIL BİR GELECEK BEKLİYOR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ülkemizi nasıl bir gelecek bekliyor. Önce iyi bir geleceğin beklemediğini söyleyeyim. Her geçen gün yalnızlığa doğru sürükleniyoruz. Yalnızlığa doğru sürüklenirken dostlarımızı kaybettiğimiz gibi düşmanlarımızda artıyor. Suriye ile dosttuk! ABD yüzünden ve iktidarın ihtirasları yüzünden düşman olduk. Suriye’ye düşmanlığımızı o kadar ileri götürdük ki. Nerede ise Suriye ile savaşa girmeyi dahi göze aldık. Ülkenin güvenliğinden sorumlu olanlar “Suriye’ye geçeriz kendi topraklarımıza ve Türk toprağı olan Ali Paşa türbesine üç, dört füze sallar savaşı çıkarırız” diye plan dahi yapıldı. Terör örgütlerinin Esat ile savaşması için sınırlarımız açtık. Elkaideye, El Nusraya ve şimdiki adı IŞİD olan örgütlere topraklarımızı kullanmalarına izin verdik. Bununla da kalmadık bu örgütlere her türlü yardımı yaptık. IŞİD denen örgüt devletini kurdu. Komşumuz oldu. Bu düşmanı da kendimiz yarattık.

IŞİD işi öyle azıttı ki. Irak’ı kana buluyor. Alevilere, Irak ordusuna, Türkmenlere önüne kim gelirse katliam yapıyor. Artık Irak bir bataklık haline gelmiştir. İşte bizi burada da bekleyen sorunlar olacak. Türkmenler için ne yapacağımıza karar verilmiş dahi değiliz. İktidar “hiç kimse bize Türkmen milliyetçiliği için gelmesin. Biz milliyetçilikleri ayağımızın altına aldık” diyerek. Türkmenleri adeta defterden silmiş gözüküyor. Önümüzdeki dönemde bu durumu ele alacak bir cumhurbaşkanı olacak mı?  Yoksa ayni düşüncede olanlar mı olacak? Türkiye cumhuriyeti gibi bir devlete Türkmenleri kaderleri ile baş başa bırakmak yakışmıyor.

Irak olayları bizim gelecekte bekleyen sorunlar olacaktır. IŞİD komşumuz oldu. Tehlikeli bir komşu olarak İstanbul’u mekân tutacağa benziyor. Dini giyim mağazası açtı. 5.6 tane daha mağaza açacaklarını söylüyorlar. İktidarla iyi anlaşan bir örttür. Yalnız bu örgüte kesinlikle güvenilmez. Besle kargayı oysu gözünü derler.  Bu örgüt böyle bir örgüt, konsolosluk görevlilerimizi hala bırakmadılar. Bunlar ülkemizi gelecekte bekleyen dış olaylar.

Birde iç olaylar var. Birinci turdaki duruma göre ikinci tur için verilecek tavizler var. Bu tavizler milletimiz tarafından kabul edilmeyecek tavizlerdir. Özerklik ve Öcalan’ın af konusu var. Erdoğan ortamı germek için elinden geleni yapıyor. Devletin tepesine vazo, saksı seçmeye çalışıyorlar” diyerek karşısındaki adayları aşağılıyor. Muhalefete karşı yine saldırgan tavrını sürdürüyor. Bize küfür ediyorlar diyerek mağduriyet senaryosu üretiyor. Halbuki muhalefete an ağır sözleri söyleyen Erdoğan dır. Hayırlısı ile ortam daha fazla gerilmeden bu seçimi kazasız belasız atlatmamızdır.

Erdoğan kazandığı takdirde, başkanlık sistemine geçmesi kaçınılmaz olacaktır. Hükümetin başında iken yapaya muktedir olamadığı bazı şeyleri başkanlık sistemine geçerek yapacaktır. Anayasa mahkemesinin son dönemlerde verdiği kararlardan hoşnut olmadığı için. Anayasa mahkemesinin yetkileri kısıtlanacaktır. Şimdi dahi mahkeme kararlarını uygulamayan bir iktidar var. O zaman mahkeme kararlarının hiç birisini uygulamaz. Mahkemenin satışını durdurduğu Balıkesir SEKA, Seydişehir alüminyum tesisler ve bazı limanların geri teslimleri yapılmadı. Mahkemenin verdiği satışın iptal karalarına uyulmadı.

Şunu iyi bilmemiz gerekiyor. Parlamenter sisten gidecek başkanlı sistemi gelecek. Ülkemizde başkanlık sistemi demek tek adamlık dönemi demektir. Hani bir 23 Nisanda makamını bir çocuğa bırakan başbakan. O çocuğa “şimdi sen başbakansın astığın astık kestiğin kestik” demiştir.  Şimdi artık bu söylediğini yapmak kendi elinde olacaktır. İstiklal savaşı veriyoruz diyor. İstiklal savaşının olduğu yerde istiklal mahkemeleri de kurulur. Şimdi cadı avından bahsediliyor. Esas cadı avı o zaman başlayacaktır. Ortam iyice gerilecek. Ortamın daha fazla gerilmesi demek olayların başlaması demektir. Bu millet böyle bir durumu hak etmiyor. Elimize verecekler her tarafı pislik içersinde bir sopa neresinden tutarsan tut eline bulaşacak. Karanlık günleri işte o zaman fark edeceğiz. Bu karanlık günleri görmemek için birlik olmalıyız. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk’ün askerleri! Yaşasın Atatürk sevdalıları! Bindik alamete gidiyoruz kıyamete Allah sonumuzu hayır eyleye. Karanlık günlerde bunları yazmamız mutlaka engellenecektir.

          NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  10 – 07 – 2014 Mustafa KOÇAL

 



  • Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu
  • Pazar 14 ° / -1 ° Parçalı bulutlu
  • Pazartesi 18 ° / 1 ° Güneşli

Balıkesir

22.02.2020

  • İMSAK 06:23
  • GÜNEŞ 07:46
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:28
  • AKŞAM 18:58
  • YATSI 20:16
  • BIST 100

    116.829%1,03
  • DOLAR

    6,0958% -0,09
  • EURO

    6,6177% 0,48
  • GRAM ALTIN

    322,42% 1,48
  • ÇEYREK ALTIN

    531,993% 1,48