Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


NEDİR BU YABANCI HAYRANLIĞI?

NEDİR BU YABANCI HAYRANLIĞI?


Yabancılara o kadar önem veriyoruz ki? Akıllara durgunluk verecek derecede.  Yediğimiz içtiğimiz yabancı malı. Futbol takımlarına bakıyorsun her takımda 15 yabancı var. Arazilerimiz yabancılara satılıyor. Yabancılar çok kolay Türk vatandaşı oluyor.

Nerede ise? Şehitler vererek sahip olduğumuz topraklarda yabancı duruma düşeceğiz. Böyle gittiği müddetçe bu ülke kalkınamaz. Konuyu açalım bakalım neler oluyor. Tarım ürünlerini yabancı ülkelerden temin ediyoruz. Ürettiğimiz tarım ürünlerinin tohumları yabancı tohum. Dışarıdan aldığımız tohumdan, tohum üretilemiyor. Kısırlaştırılmış tohumlar ülkemizi sardı.

Çünkü yerli tohum yasaklandı. Daha yeni Yunanistan’dan pamuk ve pirinç ithal ettik. Yılbaşına kadar Tarım ürünlerinde gümrük vergisi kaldırıldı. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden binlerce ton arpa, buğday ithal edildi. İthal edilen ürünler dolarla alınıyor. Kendi çiftçimizin ürünü elinde kalıyor. Arazilerimiz yabancılara satılıyor. Köy ve şehirlerdeki arazilerin satışı kolaylaştırıldı. Teferruatına girmeyeceğim çünkü defalarca yazdı. Kanun çıkarılarak satışlar kolaylaştırıldı.  Türk vatandaşlığına geçiş kolaylaştırıldı. Eskiden bir Karşılıklılık vardı o kaldırıldı.

Parayı veren Türk vatandaşlığına geçebiliyor. Bu konuları hatırlatmak için kısa geçtim. Gelelim futbol takımlarına.  Birinci lig ve ikinci lig takımları bünyelerinde 15 yabancı futbolcu bulundurabiliyor. Hepimizin tuttuğu bir takım var. Türk takımı olarak sahaya çıkıyorlar. Bir bakıyorsun sahada 11 futbolcu yabancı. Bu takıma nasıl Türk takımı denir?

Eskiden daha az yabancı varken takımlarımız daha başarılı oluyordu. Hatırlayalım Galatasaray 3 yabancı ile Avrupa şampiyonu oldu. Şimdi bırakın şampiyonluğu guruplardan bile çıkmıyoruz. Neden? Çünkü Avrupa da miadını doldurmuş futbolcular Türkiye ye geliyor. Hem de rüyalarında bil görmedikleri paralarla. Ondan sonra bu futbolcularda medet bekleniyor. Adamın pili bitmiş. Şarj dahi tutmuyor. Canı istese oynuyor. Canı istemezse kırmızı kart görüp sahadan çıkıyor. Veya sahada geziniyor. Şöyle bakıyorum en çok sakatlanan Türk futbolcular oluyor.

Çünkü candan ve yürekten oynamaya çalışıyorlar. Hocalarının gözüne girmek için telaşlanıyorlar. Amma yabancıların böyle bir dertleri yok. İkinci ligdeki takımlara bakıyorsun. Onlarda da takımın yarıdan fazlası yabancı. Böyle olunca da Türk futbolcu yetişmiyor. Çünkü yabancılardan onlara sıra gelmiyor. Sanki Türkiye de hoca yetişmiyormuş gibi. Takımın başına yabancı hoca getiriyorlar.  Ülkenin yerli ve milliliğe acilen geçmesi gerekir. Yalnız futbolda değil. Topraklarımızı millileştirmeliyiz. Anadolu da bir terim vardır. Baba yadigârı mal satılmaz.

Yabancılara arazi ve mekân satışına son verilmelidir. Milli servetlerimizi koruma altına almalıyız. Bu milli servetlerinizden kastım hem yeraltı hem de yer üstü milli servetlerimizdir. Bunları koruma altına alınmazsak bizden sonra gelen nesillere bırakacak milli servetimiz kalamayacaktır. Her şeyde yerli ve milliye dönmemiz gerekir. Bilhassa tohumda yerli tohuma dönmeliyiz ki yerli milli olalım ki ülke kalkınsın. Sporda da yerli sporculara dönülmelidir. Bir takımda 3 veya 4’den fazla yabancı futbolcu olmamalıdır. Gerçi bunları toparlamak o kadar kolay olmayacaktır.

Ülkenin kalkınması için mutlaka yerli ve milliliğe dönmeliyiz. Yabancı ülkelere vereceğimiz paranın ülkemizde kalmasını sağlamalıyız. Yabancı sempatizanlığından vazgeçmeliyiz. Gelecek nesilleri bir parça olsun düşünmeliyiz. Saygılarımla.
Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! Ne mutlu demokratım diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

03-12 -2020 Mustafa KOÇAL



  • Perşembe 6 ° / -1 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 11 ° / 1 ° Sağanak
  • Cumartesi 10 ° / 1 ° Bulutlu
  • BIST 100

    1.467%0,00
  • DOLAR

    7,4110% -0,04
  • EURO

    8,9910% 0,14
  • GRAM ALTIN

    438,72% 0,37
  • Ç. ALTIN

    723,888% 0,37