Recai ÇEVİK


Onlar…

Onlar…


İşte ben onları yazmak isterim.

“Onlar ki

toprakta karınca

su da balık

havada kuş kadar çokturlar...”

Onlar sabahın köründe dökülürler yollara.

Güneş üstlerine doğmaz onların.

Hayat onların emeği ile başlar.

Vardiyaya koşturanları, Bismillah’la arabasına halden mal koymanın telaşında olanları, dükkânını besmeleyle açıp sabah temizliğine başlayanları, pulluğu traktörüne yükleyen, marketlere mal taşıyanları, sıcacık tüten kıymalı böreğini insanlara sunanları, gecenin yorgunluğunu süpüren çöpçüleri, mağazaların önünü süpüren o gencecik kızları...

İşte ben onları yazmak isterim.

Hayatı doğuranları.

Yokluk ve yoksulluk içinde yaşama mücadelesini sürdüren, hayatın kavgasında umudunu gülmeyle süsleyen, Pir Sultan’la küfreden, Dadaloğlu ile oynayan, Nasreddin ile gülen, Mevlana ile insanları kucaklayan insanları...

İşte ben onları yazmak isterim.

Yukarı mahallelerin yoksulluğundan aşağı mahallenin varsıllığına koşan, o güzel, o temiz, küfürbaz, kızgın, unutkan, bağışlayan, insanları yazmak. Mahalle pazarının dağılmaya yüz tutan akşam saatlerinde, alacakaranlıkta tezgahların arkasında atılan sebze ve meyveleri torbalarına atan, sabahçı kahvesinde bir çay içiminde, gözleri camda rızkını bekleyen, kafalarındaki tablada simit sokakları, caddeleri, kahveleri arşınlayanları, dinlenmesini bilmeyen yorgun insanları....

İşte ben onları yazmak isterim.

Ben halkımı yazmak isterim.

Tarlada güneşin altında kavrulanları.

Bir damla suyun peşinde sabahlayanları.

Kara kömürü güneşe sunanları.

Dur durak demeden koşturanları.

Üreten ve yaratanları.

Güneşin sofrasında, hep birlikte, gelecek güzel günlerin umuduyla yaşama sarılan, hep birlikte yiyen, hep birlikte gülen, hep birlikte ağlayan o insanları yazmak...

Bu düzenin savurduğu insanlar için hayat, avucundan yere savururken altı yüzünün hangisinin geleceği belli olmayan bir zara benziyor. Ve zar hep iki bir geliyor. Ve sonra bir gün, bir anne, bir eş “bir çocuktan bir katil nasıl yetiştirilir, sevgilim” yakarışları arasında kurşunlu kefenlerle uğurlanan gencecik insanlar, çocuklar... O insanların çocukları.

İşte ben onları yazmak isterim.

Ve şairin, Nazım Hikmet’in davetini onlara uzatıyorum:

“kapansın el kapıları

bir daha açılmasın

yok edin insanın insana kulluğunu

bu davet

bizim.”

diyenlerin kavgasını yazmak istiyorum.

 



  • Cumartesi 22.5 ° / 10.9 ° Bulutlar
  • Pazar 18.7 ° / 11 ° kırık bulutlar
  • Pazartesi 15.9 ° / 6 ° kırık bulutlar

Balıkesir

23.10.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.480%1,68
  • DOLAR

    9,6155% 1,21
  • EURO

    11,2278% 1,34
  • GRAM ALTIN

    552,90% 1,41
  • Ç. ALTIN

    912,285% 1,41