Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


ONUNCU YIL MARŞI

ONUNCU YIL MARŞI


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Çıktık açık alınla, on yılda her savaştan,

On yılda on bin genç yarattık her yaştan,

Başta, bütün dünyanın saydığı başkumandan,

Demir ağlarla ördük, anayurdu dört baştan.

Bu onuncu yıl marşını kullanarak geçmişi kötülemeye çalışıyorlar. Tayyip Erdoğan bir konuşmasında “onuncu yıl marşında demir ağlarla ördük yurdu diyorlar. Siz hiçbir şey yapmamışsınız. Biz ördük dört tarafı demir raylarla” demişti. Bu onuncu yıl marşından ne istiyorlar anlamak mümkün değil. Çevre ve şehircilik bakanı yardımcısı Muhammet Balta “anayurdu dört baştan ördük” diyenlerin bir tren rayı bile döşemediklerini iddia edince salondaki dinleyiciler tepki göstererek salonu terk ettiler. Bunların anlayışlarının biraz kıt olduğunu anlamamak mümkün değil. Yukarda ki dörtlükte tren yolu veya ray geçiyor mu? Şu dörtlüğü bir irdeleyelim. On yılda her savaştan zaferle çıktık. Her yaştaki kişilerden çocuk, genç, ihtiyar bir araya geldik bu savaşları kazandık. Dünyanın saygısına mazhar olmuş başkumandanımızla. Bu zaferlerin böyle kazanıldığı anlatılıyor. Gelelim alay konusu olan dördüncü satıra. Bu satırın anlamı demirle ray döşedik falan değildir. Ülkeyi düşmanlardan temizledik. Bir daha geri gelmemeleri için her yaştan toplanılan 15 bin genç ile demirden bir ağ ördük sınırlarımızda demektir.

Akıllarınca onuncu yıl marşı üzerinden geçmişi kötüleyecekler. Kimi kandıracaksınız! Kimden alkış alacaksınız! Meydanda ki cahil yandaşlardan alkış alırsınız. Aklıselim olandan bu marş üzerinde alkış alamazsınız. Çevre ve şehircilik bakan yardımcısı onuncu yıl marşı üzerinden alkış alacağını zannetti amma olmadı. Salondaki dinleyiciler salonu boşaltınca morardı kaldı. Bu günkü yazım bu değildi. Fakat bu bakan yardımcısının onuncu yıl marşı üzerinde propaganda yapmaya çalışınca bu konuyu işledim.

BALYOZ VE POYRAZKÖY DAVALARI

Bu davalarda ana delil olan 5 no’lu hard disk üzerinde oynama yapıldığı TÜBİTAK’ın bilirkişilerince belirlenmesi üzerine. Genelkurmay başkanı Necdet Özel araştırma yaptırma için emir vermiş. Bu 5 no’lu hard disk nerede bulundu 2010 senesinde gölcükte. Genelkurmay şimdiye kadar orada neden bir araştırma yaptırılmadı da? Şimdi bazı olaylar su yüzüne çıkınca mı akıllarına geldi? İktidar dahi cezaya çarptırılanların tekrar yargılanması için gayret gösteriyor. Şimdi araştırma yapılması için genelkurmay başkanı emir vermiş. Bu hard disk gölcükte deniz kuvvetlerine ait bir binanın, odasının taban döşemesi parkelerinin altında bulundu. Bu aramayı İstanbul’dan gelen bir ekip yaptı. Şeytanın dahi aklına gelmeyecek taban döşeme parkelerinin altında bulundu. Siz olsanız parkelerin altında belge arar mısınız? Aramazsınız!  Genelkurmay o zaman bu belgeyi döşemenin altına koyanı neden aramadı? Ya gelen ekibin içersindeki birisi koydu. Ya da aramaya gelen ekibin içerisindeki bir kişinin kulağına birileri bir şeyler fısıldadı. Bu teoriden yola çıkarak o hard diski oraya koyanı bulabilirdi. Askeri binalara girenler kontrol edilir. Gelen kişinin kimliği alınır. Ziyaret edeceği kişiye bilgi verilir. Gelen kişinin kimliği ve ziyaret ettiği kişinin imside yazılarak kayıt altına alınır. Şayet genelkurmay bu işin üzerine gitmiş olsaydı. Şimdiye kadar bu olay çoktan çözülürdü. Paşaların paşası olan genelkurmay başkanları bu işin üzerine gitmediler. Geldikleri o makama arkadaşlarının omuzlarına basa basa geldiklerini görmek istemediler. Ayrıca makamlar, mevkiler, mekânlar gelip geçicidir. Amma baki kalan insanlıktır. Eski genelkurmay başkanı Büyükanıt tanıklık bile yapmadı. Yine eski genelkurmay Özkök kasaptaki ete soğan doğramam diye işin içersinde sıyrıldı. Bu ikisinin ceremesini Başbuğ çekiyor. Özkök paşaya paralel devlet yapılanması bildirilmiş. Mutlaka bu bilgiyi başbakan ile paylaşmıştır. Ayrıca Büyükanıt başbakan ile Dolmabahçe sarayında yaptığı konuşmayı açıklamıyor. Hem başbakan hem Büyükanıt devlet sırrı diyorlar. Gizli olan her şey her türlü yoruma açıktır. Acaba o zaman yaptıkları konuşma devlet sırrı olan sır bu gün başbakanın ağzından düşürmediği paralel devlet miydi?  Bu hard diskin kimin tarafında konulduğunu askeri bir kışlada bulmak o kadarda zor bir iş değil. Fazla değil. Bir veya iki aylık bir çalışma ile, o hard disk bulunduğu zaman araştırılmaya başlansaydı. Bu olayın failleri o zaman bulunurdu. Bu kadar kişide mağdur olmazdı. Yeni çıkarılan demokratikleşme paketinde. Tutukluluk süresi 5 seneye indiriliyor. Ergenekon ve balyoz davasındaki tutukluları kapsamıyor. Kimleri kapsayacağını merak etmiyorum. Kişisel suçlarda bu kadar uzun süreli tutuklama olmayacağına göre. Örgütsel suçlarda uzun tutukluluk süresi olduğundan dolayıdır ki.  Örgüt suçlularını bırakmak için çıkarıldığı aşikârdır. Türkiye’nin kanayan yarası Ergenekon ve balyoz davalarıdır. Bu kanayan yaraya mehlem aranmıyor. Barış sürecine katkı sağlamak için mehlem aranıyor. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  09- 02- 2014 Mustafa KOÇAL

 

 



  • Salı 17 °C / 9 °C Güneşli
  • Çarşamba 17 °C / 9 °C Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 °C / 10 °C Bulutlu

Balıkesir

12.11.2019

  • İMSAK 06:16
  • GÜNEŞ 07:42
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:39
  • AKŞAM 18:04
  • YATSI 19:24
  • BIST 100

    103.972%0,83
  • DOLAR

    5,7709% -0,05
  • EURO

    6,3615% -0,15
  • GRAM ALTIN

    270,03% -0,05
  • ÇEYREK ALTIN

    445,5495% -0,05