OSMANLICA VE DİL DEVRİMİ TARTIŞMALARI (İKİNCİ BÖLÜM)
OSMANLICA VE DİL DEVRİMİ TARTIŞMALARI (İKİNCİ BÖLÜM)
Tarih: 10.11.2018 18:13:06
Ulaş Töre SİVRİOĞLU

 Geçen (ilk ) yazımızda Osmanlıca tartışmalarına bir giriş yaptık ve özellikle de Osmanlıcanın “Arap alfabesiyle yazılan Türkçe” olduğu iddiasına değindik. Bu konuyu kapamadan önce bazı Osmanlıca kurslarında bu iddianın güçlü biçimde dile getirildiğini hatırlatalım. Hatta bu kursların ders kitaplarında muallim, talebe, mektep gibi eski kelimelerin yerine öğretmen, öğrenci ve okul gibi Dil Devrimi sonrası yerleşmiş sözcüklerin kullanıldığına da bizzat şahit oldum. Yani kitapta Arap (Osmanlı) yazısıyla öğrencilere Osmanlıların hiç kullanmadığı bir sözcük olan okul (وكول) kelimesinin eski yazıyla yazılması ve okunması öğretiliyordu. Hatta kitaplarda, hiçbir Osmanlıca metinde karşımıza çıkamayacak olan televizyon (تلويزيون) gibi sözcükler de vardı. Öğreticilere bu ilginç durumun sebebini sorduğumda, “öğrencilerin bu günkü kelimelere alışık olduklarından Osmanlıcayı bu şekilde daha koyla öğrendikleri” cevabını aldım. Ancak elbette bu öğrenci modern sözcükleri eski yazıyla yazarak Osmanlıca falan öğrenmiş olmuyordu, sadece alfabeyi kavraması daha kolaylaşıyordu. Televizyonu Osmanlı alfabesiyle yazmak her halde bu dilin “ölü bir dil olmadığı” yaşamaya devam ettiği vurgusunu da vermekteydi.

/resimler/2018-11/10/1818054965391.jpg

                        Osmanlıca Öğrenilmesi Zor Bir Dil mi?

Neyse… modern kelimeleri eski alfabeyle yazmanın eski bir dili öğrenmek anlamına gelmediğini vurguladıktan sonra Osmanlıcanın zorluk derecesi üzerine biraz eğilelim. Zira Osmanlıca kursların bir diğer iddiası da “Osmanlıcanın hiç de zor bir dil olmadığı”, “herkesin 15-20 günde Osmanlıcayı öğrenebileceği”… Elbette Osmanlıca metin diye okul, öğretmen, ördek vb. kelimeleri öğretirsek Osmanlıca hiç de zor gelmeyecektir. Ancak gerçekte Osmanlıca bu kadar kolay öğrenebilecek bir dil midir?

Geçen yazımızda da değindiğimiz üzere Osmanlıca, Osmanlı elitlerinin kullandığı bir dildi. Bu nedenle de kolay bir dil olduğu söylenemez. Bu konu hakkında Osmanlıca gramer kitapların şöyle bir üzerinde durduğu giriş konularından olan çoğullaştırma (cem) kurallarına değinmemiz bir fikir vermek için yeterli olacaktır. Osmanlıca çoğullaştırmada Arapça ve Farsça grameri bilmek zorundayız. Farsça kolay olduğundan sorun çıkarmamaktadır. Kelimelerin sonuna –an eki konulur o kadar. Meclis-i Mebusan (Mebuslar Meclisi) gibi. Buna karşın Arapça kökenli çoğullaştırmalarda işler karışır. Önce kelimenin cinsiyetini bilmek gereklidir. Zira Arapçada kelimeler eril (müzekker) dişil (müennes) ve nötür (mükesser) durumdadır. Bazı kelimeler açıkça eril (örneğin adam, horoz) ve dişildir (örneğin kadın, tavuk)  Ama çoğu (yani mecaz eril ve dişiller) ezberlenilmek zorundadır (örneğin deniz eril, güneş dişildir). Eril bir kelime -un ekiyle çoğullaştırılır: kâfirkafirun (kâfirler), mümin› müminun (müminler), muallim› muallimun (erkek öğretmenler) gibi. Dişil bir kelime ise sonuna –at eki gelerek çoğullaştırılır: muallime› muallimat  (kadın öğretmenler) gibi. Geriye Arapça kelimelerin büyük çoğunluğunu temsil eden kuralsız nötür sözcükler yani mükesserler kalır. Bunları çoğullaştırabilmek için öncelikle kelimenin veznini bilmek gerekir ve bu işlem hiçbir kurala tabi olmadığından kulaktan dolma (semaî) yolla öğrenilir.

/resimler/2018-11/10/1818416216145.jpg

Örneğin bazı kuralsızlar e´fâl vezniyle çoğullaşırlar (Osmanlıcada en yaygın kalıplardan biridir): şahıs› eşhâs (şahıslar), Türk› Etrak (Türkler), şekil› eşkal (şekiller), sebeb ›esbab (sebepler), şeref› eşraf (şerefliler/ileri gelenler) gibi. Yine sıklıkla kullanılan bir fu´ûl vezni vardır. Emr ›umûr (emirler), ilm› ulûm (ilimler), deyn ›duyûn (borçlar), melik ›mulûk (hükümdarlar), fen› funûn (bilimler) gibi. Fi´âl vezni de Osmanlıcada sıkça kullanılır: recul› rical (adamlar/daha ziyade önemli devlet adamları), belde› bilâd (beldeler/ülkeler) gibi. En sık kullanılanlardan biri de fa´ale veznidir: âlim› ulema, câhil› cuhela, fakir›fukara, garib›gureba gibi. Fev´âil vezni de sıkça kullanılmıştır: sahil› sevahil (sahiller), hadise› havadis (olaylar), tarih› tevarih (tarihler) gibi. Mefâil vezni: meclis› mecalis (meclisler/toplantılar), menzil› menazil (hedefler/amaçlar) ve tefâ´îl vezni de teklif› tekâlîf (yükümlülükler)gibi sıklıkla kullanılanlar arasındadır.

Bazı kelimeler farklı biçimlerde çoğullaştırılabilir. Örneğin kâfir kelimesi iki farklı şekilde de çoğullaşabilmektedir, kafirun da doğrudur küffar (fu”âl) da. Ama kalem kelimesinin neden aklamun, ğanem (koyun) kelimesinin neden ağnam olarak çoğullaştığını veya Türk´ün neden Turûk, değil de Etrak olarak çoğullaştığını açıklayabilecek bir teori yoktur. Veyahut da he ikisi de aynı şekilde yazılan din (دين)  ve borçanlamına gelen deyn (دين)  kelimeleri çoğullaştırınca neden ilki edyan olurken öbürü duyûn olmaktadır? Bunun nedeni bilinmemektedir. Bunlar Arapçada işitme yoluyla öğrenilip alışılagelen kurallardır. Bir bakıma bunları okumaktan çok duymak-dinlemek gereklidir. Sonuç olarak kuralsız kelimelerin çoğul haline getirilmesi tamamen zamanla öğrenilen ve alışılan bir husustur. Eğer kelimenin veznini önceden ezbere bilmiyorsanız asla onu çoğul hale getiremezsiniz. Burada örnek verdiğimiz hususun Osmanlıcanın öğrenilmesi aşamasında bir-iki ünite üzerinde durulan basit bir konu olduğunu da hatırlatalım.

Bu arada, bu bölüme son vermeden önce bazı Osmanlıca (Arapça) kelimeleri ne kadar farklı kullandığımıza da birkaç örnek verelim. Mesela biz evlatlarımız deriz hâlbuki evlat, veledin çoğuludur yani evlat zaten veletler (çocuklar) demektir. Yine biz Türkler elbiselerim deriz. Hâlbuki zaten elbise, libas´ın çoğuludur. Biz misafir sözcüğünü ziyaretçi anlamında kullanırız ve misafir´e çok değer veririz. Hâlbuki Arapçada misafir, seyrü-sefer halinde evsiz barksız hatta serseri kişi anlamına gelir. Bu arada bu anlam kaymalarının Dil Devrimiyle de ilgisi olmadığını da söyleyelim. Bu türden yanlış anlamlandırmalar Osmanlı Türklerinin Arapçaya olan yabancılıklarından kaynaklanıyor. Bu konuya da zaman zaman değineceğiz.

Devam edecek..

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
DOLAR
5.3429
EURO
6.0908
Reklamlar

/resimler/2018-9/26/1034213116671.jpg

/resimler/2018-9/30/1528469501556.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:37 08:20 13:21 15:46 18:04 19:35
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İnsanların en hayırlıları, ahmak, aptal diye adlandırılmadıkça kıyamet kopmaz

Hz. Muhammed
1522  Rodos`un Fethi.
1774 Sultan Üçüncü Mustafa`nın vefatı, Birinci Abdulhamit Han`ın tahta çıkışı
1774  Padişah 3. Mustafa`nın Ölümü ve 1.Abdulhamit`in Tahta Çıkışı.
1918 Gazi Ahmed Muhtar Paşa`nın vefatı
1946  İş ve İşçi Bulma Kurumu`nun Kuruluşu.
-Global ısınma yükselen deniz seviyesi 2050 yılında shangai ve deniz kıyısındaki Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. -Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wringleys marka sakızdır. -Kereviz yerken harcanan ka

İlginç Bilgiler 3