Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


OYUMUZU KİME VERELİM

OYUMUZU KİME VERELİM


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Bu günlerde en çok karşılaştığım soru. Oyumuzu kime verelim? Sorusu ile karşılaşıyorum. Bakın liderlerin miting konuşmalarını diliyorsunuz. Bu konuşmaları değerlendirip ona göre oyunuzu kullanırsınız. Ben size şu partiye verin dersem. Vebale ortak olmuş olurum. Bu seçim veballi bir seçim, her oy kullananın vereceği oy onu vebal altına sokabilir. Onun için bana bu soruyu sormayın diyorum. Şimdi bu verdiğim cevabın nedenlerini değerlendirelim.

Liderlerin konuşmaların dan başlayalım. Başbakan Tayyip Erdoğan çok sinirli, devamlı muhalefeti millete şikâyet ediyor. Şikâyet öyle noktalara gidiyor ki. Ülkenin bölünmesini isteyenlerle muhalefeti ayni çizgide gösteriyorlar. Daha önceki seçimlerde yaptıklarını bu seçimde de dillendiriyorlar. Daha önce terör örgütü ile birlikte hareket ediyorlar diyorlardı. Şimdi ise bir zamanlar iktidarın can ciğer kuzu sarması olduğu cemaatle birlikte olmakla şikâyet ediliyorlar. Bu durum iktidar için tezat teşkil ediyor. Dün dost dediklerine bugün düşman diyorlar. Dün dost dediklerine, muhalefetten bir söz söylense muhalefete söylenmedik söz bırakmıyorlardı. Şimdi düşman dediklerine muhalefet bunlarla işbirliği yapıyor diye suçluyorlar. Leyleğin ömrü laklakla geçer derler. Ülkenin soruları ile o kadar ilgisizler, o kadar duyarsızlar ki. Sanki 12 senedir bu ülkeyi yönetmiyorlarmış gibi hareket ediyorlar. Çünkü ülkenin sorunlarını çözülmez duruma getirdiklerinin farkında oldukları için o sorunlara hiç girmiyorlar.

Eskiden yapılan seçimlerde ülkenin sorunları konuşulurdu. Esnafın, memurun, emeklinin, işçinin, köylünün durumları konuşulurdu. Şimdi montaj, şantaj, paralel devlet ve milleti ayrımlaştıracak konuşmalar yapılıyor. Şimdi size bir hikâye anlatacağım. Adamın birisine ördek lakabı takmışlar. Adama ördek dediklerinde çok kızıyormuş. Bir gün arkadaşları ile sohbet ederlerken birisi yağmur yağacak demiş. Vay sen misin diyen. Ördek söylemine kızan adam başlamış bağırıp çağırmaya sen bana nasıl ördek dersin diye. Diğer arkadaşları sana ördek falan demedi. Bunu nereden çıkarıyorsun demiş. Yağmur yağacak dedi! Ne var bunda demişler. Yağmur yağacak çukurlara su dolacak o sularda da ördekler yüzecek diyor, demiş. Bu gün başbakanın mitinginde hırsızlar dinleyicinin cüzdanını çalıyor. Hırsız var diyemiyor. Dediği anda başına gelecekleri biliyor. Kazaen hı dese korumalar hırsız diyor diye üzerine çullanacaklar. Birisinin elinde bir kutu görseler ayakkabı kutusu diyor diye dayağı yiyecek. Kendi milletvekilleri benim ayak numaram 75 dedi diye kesin ihraç isteği ile disiplin kuruluna havale etiler. Milletvekili bunun üzerine partiden istifa etti. Mitingde birisi hoca efendi ezan okuyor dese yandı. Şimdi böyle söylemlerden rahatsızlık duyup vatandaşına zulmeden bir iktidarın bu tavırlarına oy verilir mi?

Öcalan ile eskiden gizli şimdi alenen masaya oturup görüşenlere diyecek bir sözümüz olması gerekmiyor mu? En önemlisi Türk ırkı yok diyen bir iktidar partisinin gelecekte ne yapacağını düşünerek oyunuzu vermemiz gerekmiyor mu? Bu ülkede şimdiye kadar ırkçılık konuşulmaz iken ırkçılığı ve mezhep ayrımcılığının yaşanmasını gündeme getirenlere söyleyecek bir sözünüz olmayacak mı?

Borç alan ülke iken borç veren ülke olduk diyenlere şu tabloya bakarak söyleyecek bir sözünüz yok mu? IMF ye borç biti. Bunu inkâr eden olamaz. Fakat IMF’den borç almadık dediler. 8 milyar dolar ve 10 milyar dolar borç aldıkları ortaya çıktı. 220 milyar dolar borçla ülkeyi teslim aldılar. Şimdi 375 milyar dolar dış borç. 225 milyar iç borç ile birlikte 600 milyar dolar borcu olan bir ülke nasıl olurda başka ülkelere borç verebilir. Bu tabloya söyleyecek sözünüz olmayacak mı? 50 milyar dolarda sattıkları milli varlıklarımızdan gelen para var.

Ülkemizde fakirlik her gün artarken Suriyelilere 2 milyar dolar harcayan iktidara diyecek hiçbir sözünüz yok mu? Yolsuzluğun üzerini kapatmak için emniyet mensuplarını, savcıları, hâkimleri görevden alan iktidarın niyetinin olayların üzerin kapatmak olduğunu anlayamıyor musunuz? Yolsuzluk yapanları kurtarmak için kanun değişikliklerinin neden yapıldığını hiç düşünmediniz mi?

Şimdi gelelim muhalefet liderlerine başbakan tarafından suçlanıyorlar. Ona cevap yetiştirmekten yapacaklarını millete anlatamıyorlar. Çünkü onurlarını kıracak sözler söyleniyor. Bir misal vereyim. MHP’yi DHKP ile birlikte olmakla suçladılar. CHP ve MHP’nin gençlerini ellerinde sopalarla sağa sola saldırmaları ile suçlandılar. İşte bu ithamlara cevap vermekten başka bir şey anlatmaya zaman bulamıyorlar. Muhalefet çok zor durumdadır. Bir tarafta milleti bölmeye ve ayrıştırmaya çalışan bir iktidar. Bir tarafta iktidarın bu yaptıklarını tamir etmeye çalışan bir muhalefet. Bir tarafta cumhuriyeti hedef almış. Atatürk’ü itibarsızlaştırmaya çalışan bir iktidar. Atatürk’e ve cumhuriyete sahip çıkmaya çalışan bir muhalefet. Bir tarafta Türk ırkı yoktur diyen bir iktidar. Bir tarafta Türk ırkının varlığını korumak için mücadele eden muhalefet. Bu seçimler veballi bir seçim dememin sebebi bunlardır. Onun için her oy sahibini vebale ortak edecektir. Sizlere oyumuzu nereye vereceğiz sorunuzun cevabını verdiğimi zannediyorum. Saygılarımla.

Ülkenin ve çocuklarınızın geleceğini düşünerek oyunuzu kullanın.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

18- 03- 2014 Mustafa KOÇAL



  • Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu
  • Pazar 14 ° / -1 ° Parçalı bulutlu
  • Pazartesi 18 ° / 1 ° Güneşli

Balıkesir

22.02.2020

  • İMSAK 06:23
  • GÜNEŞ 07:46
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:28
  • AKŞAM 18:58
  • YATSI 20:16
  • BIST 100

    116.829%1,03
  • DOLAR

    6,0958% -0,09
  • EURO

    6,6177% 0,48
  • GRAM ALTIN

    322,42% 1,48
  • ÇEYREK ALTIN

    531,993% 1,48