Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


PKK KALLEŞ

PKK KALLEŞ


AKP seçim stratejisini üç madde üzerinde yoğunlaştırmış. 1-terör konusu. 2- ekonomik vaatler 3- muhalefeti eleştirmek. 7 Haziran ve öncesindeki seçimlerde. Muhalefeti terör örgütü ile işbirliği yapmaklar suçlarlardı. Şimdi bun alışkanlıklarından vazgeçmişler. Devamlı terör örgütü ve yandaşlarına yükleniyorlar. Türk, Kürt kardeş PKK kalleş sloganını seçim malzemesi olarak kullanıyorlar. PKK kalleş ve alçak demek, iktidarın PKK´ya yaptığı hoş görülüyü ortadan kaldırmaz. PKK´nın kalleş olduğunu şimdimi anladınız. Bütün terör örgütleri kalleştir. Siz bunu yeni anladı iseniz çağın çok gerisinde kamlısınız demektir. 13 sene terörle mücadele ettik deniyor. Bu kalleşliği yeni öğrendi iseniz. Siz mücadele etmemişsiniz. Terörle mücadele edenler terör örgütlerinin kalleş olduğuna vakıftırlar. Şimdiye kadar şehit edilen asker ve polisin pusu kurularak kalleşçe şehit edilmesinden hiç mi ders alınmadı? İktidar terör örgütü ile müzakere yapmayı mücadele olarak görüyor her halde. Şayet böyle olmamış olsaydı. Kalleş olduklarını çoktan anlarlar ve müzakere masasına oturmazlardı. Burada siyasi yanlışlığın olduğu açığa çıkmış oluyor. Her şeyin tek elde toplanması bu yanlışlığı getirmiştir. Terörle mücadeleyi kim yönetecek? Bu işlerde uzman olanlar yönetecek. Terörle mücadele edecek olanları devre dışı bırakırsanız. Terörü önleyemezsiniz. Daha önce operasyon yapma yetkisi orduda idi. Bu yetki ordudan alındı. Mülkiye amiri olan valilere verildi. Ordu valinin emrine verildi. Vali kime bağlı? İçişleri bakanına. İçişleri kime bağlı başbakana demek ki operasyon yapma yetkisini başbakan kendi uhdesine almış. Valilere PKK´ya operasyon yapmayın talimatını. İçişleri bakanı arcılığı ile başbakan vermiş oluyor. Bu iktidarın yönetim politikası da bu değil mi? Bütün yetkinin bir kişide toplanması değil mi? Valilere PKK´ya operasyon yapmayın emri her yetkiyi elinde bulunduran makam vermiş demektir. Bu makamda iktidardır. PKK´ya hoş görülü davranan iktidar olmuştur. Şimdiye kadar iktidar elinden gelen hoş görüyü PKK´ya gösteriyor. Ondan sonrada PKK kalleş alçak deniyor. Bu terör örgütünü bu kadar şımartan iktidarın kendisi olduğuna göre. Dert yanma yerine biz nerede hata yaptık diye düşünmeleri gerekir. Terör örgütlerine güvenilmeyeceğini bu işlerde uzman olan kişiler devamlı söylediler. Siz bilmezsini, siz bu işlerden anlamazsınız denildi. Şimdi iktidar kendisi kalleş alçak diyor. Bir söz vardır. Uyanda balığa gidelim derler. PKK´nın kalleş olduğunu yeni öğrendi iseler gaflet uykusundan uyanmışlar demektir. Amma atı alan Üsküdar´ı çoktan geçmiştir. PKK´nın en zayıf olduğu zamanlarda barış süreci diye tutturmayıp operasyonlar ordunun elinden alınmasaydı? Terör konusu bugünkü duruma gelmezdi. Şimdi cumhurbaşkanı PYD´ ye kızıyor. Kızmakta haklı. İyide PYD´ ye yardım ederken işin bu duruma geleceği belli değil miydi? Çünkü PKK ile PYD ayni yolun yolcuları değil miydi? PYD devlet kuruyorum diye bas bas bağırdı. Böyle iken biz PYD´ ye yardım ettik. Nasıl yardım ettiğimizde bellidir. IŞİD ile PYD savaşa başladı. Barzani peşmergelerini PYD´ ye yardıma göndermek için bizim topraklarımızı kullanmıştır. Buna izin vermek PYD için en büyük yardımdır. Bizim başımıza gelen belaların hepsi yanlış politikalar yüzünden gelmiştir. Bunların tek sorumlusu da bu yanlış politikaları üreten ve uygulayan iktidardır.

İkinci seçim strateji ise ekonomik vaatlerdir. Davutoğlu bol keseden durmadan savuruyor. Daha önce para konusunda vatandaşa zırnık koklatmazken şimdi durmadan ekonomik vaatlerde bulunuyor. Şimdiye kadar hiç görülmedik olaylar oluyor. Gençlere bedava internet kullandırmak, para vermek, birde gençleri evlendirmek vaadinde bulunuyor. ?Siz annenize babanıza söyleyin. Sizi evlendiremezlerse gelin sizi biz evlendirelim? diyor. Bunun adına çöp çatanlık denir. Devletin şimdiye kadar böyle şeylerle uğraştığını ilk defa duyuyoruz. Bazı bölgelerin bu evlendirme iş işlerine gelir. Çünkü bazı yerlerde başlık parası yüzünden evlenemeyen gençler var. Onlar şimdi giderler AKP´ye kayıtlarını yaptırırlar. İşte AKP politikası vatandaşa balık tutmasını öğretmiyor. Balık yemesini öğretiyor. Böylelikle de vatandaşı kendisine biat ettiriyor. Böyle vaade bulunacaklarına o gençlere iş sahası yaratsalar. Hem gençler karlı çıkar hem de devlet karlı çıkar.

Üçüncü seçim stratejileri ise muhalefeti eleştirmektir. Vatandaş nezdinde muhalefeti suçlu gösterebilmek için. Hükümet kurmaktan kaçıyorlar. Bizim kurduğumuz hükümete de yardımcı olmuyorlar diye vatandaşa şikâyet ediyorlar. Birde tehdit ediyorlar. Biz gidersek bizim yerimize terör örgütleri gelir. Veya beyaz Toroslar gelir. Diyerek hem tehdit ediyorlar. Hem de vatandaşa korku salıyorlar. Ülkede yalnız ülkeyi yönetebilecek AKP var. Başka partiler terörist muş gibi davranıyorlar. 13 senedir bu ülkeyi yöneten AKP ülkeyi ne duruma getirdiğini göremiyor. Görenleri de dilemiyor. Ben yaparım, ben bilirim, biz yaparsak olur düşüncesi ile yönetilen ülkenin bugün geldiği nokta bellidir. Her gün şehitler geliyor. Her gün kan akıyor. Her gün bu ülkede milyonlar gözyaşı döküyor. Bunların hiç birisi iktidarı etkilemiyor. Ne yapalım? Bindik bir alamete gidiyoruz kıymete Allah sonumuzu hayır eyleye. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 24- 10 - 2015 Mustafa KOÇAL



  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

21.11.2019

  • İMSAK 06:25
  • GÜNEŞ 07:52
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.785%0,00
  • DOLAR

    5,7039% 0,12
  • EURO

    6,3247% 0,24
  • GRAM ALTIN

    269,88% 0,03
  • ÇEYREK ALTIN

    445,302% 0,03