Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


POLİS DESTAN YAZMAYA DEVAM EDİYOR

POLİS DESTAN YAZMAYA DEVAM EDİYOR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm; Yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Bu andımızı bizlere öğreten öğretmenlerimizi minnetle yâd eder, ahrete intikal etmiş olanlara Allahtan rahmet dilerim. Mekânları cennet olsun. Öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlamadan önce geçmiş olsun dileklerimi sunarım. Bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar sağlıklı ve mutlu nice öğretmenler günü kutlamalarını dilerim.

Öğretmenlik en kutsal bir meslektir. Nasıl bir fidan dikilip ağaç oluyor. Bir çocuk öğretmeni sayesinde kariyer sahibi oluyor. Sevgiyi, saygıyı, hoşgörülüğü, çağdaşlığı öğretmenlerimiz öğretti. Bir insanın anasından, babasından, sonra üzerinde hakkı bulunan öğretmenidir. Öğretmenlerimizin hakkını kolay ödeyemeyiz. Bu gün hangi mevkide ve makamda olurlarsa olsunlar. Mutlaka bir öğretmenin üzerlerinde hakkı vardır.

Başbakan “öğretmenlerimizin hakkını ödeyemeyiz” diyor. Fakat öğretmenlerimizin hakkı ödenmiştir. Copla, biber gazı ve tazyikli su ile hakları ödenmiştir. Gezi parkı olaylarında “ polis destan yazdı” demişti. 23 Kasım günüde polis destan yazmaya devam etmiştir. Ellerinde silahlar, bombalar, Molotoflar, havayı fişeklerle meydana çıkan öğretmenlerimize karşı. Polis Çanakkale zaferi kazanmıştır. Ey yerde dizlerinin üzerine kapaklanmış bayan öğretmene acımasızca cop vuran polis. Öğretmenin olmasaydı! Sen polis olabilir miydin? Bu gün evine ekmek götürebiliyorsan saygıya layık öğretmenler sayesindedir. Hiç mi vicdanın sızlamadı. Beni ve çocuğumu yetiştiren öğretmene bu copu nasıl vurdum diye kendini hiç sorgulamadın mı? Okulda çocuğun varsa, çocuğunun durumunu öğrenmek için okula gidip çocuğunun öğretmeninin yüzüne nasıl bakacaksın. Hiç mi yüzün kızarmayacak? Hiç mi utanmayacaksın? 

  Geçmişte polislere yapılan saldırılar karşısında sokaklarda polise uzanan eller kırılsın diye çok bağırdık. Şimdi öğretmene uzanan eller kırılsın demek bizim hakkımız değil mi? Çünkü o öğretmenler bizim canımız ciğeriz. Bana bir kelime öğretenin kölesi olum diyen atalarız. Bunu boşuna söylememiş. Bir kelime değil bin kelime öğrettiler. Böyle ulvi bir görevi yerine getiren öğretmenlerimizin ancak elleri öpülür. Onlar ne coplanmaya, ne biber gazına, ne Ankara’nın soğuğunda tazyikli suya layık insanlar değildir.

Öğretmenlere yapılan bu muamele ülkemiz için yüzkarasıdır.  Asla af edilecek bir olay değildir. Saygıyı, sevgiyi, barışı, iyiliği, ilmi öğreten öğretmenlerimize böyle davrananlara yazıklar olsun. Okumak Allahın emridir! Peygamber efendimize ilk gelen “vahi” okudur. Şimdi bize okumayı öğreten öğretmenlerimizdir. Öğretmenlerimiz Allahın oku emrini okutarak bu kutsal görevi yerine getirmekte dedirler. Bunu dahi idrak edemeyip de öğretmene cop vuran gafillere ne denir? Ben söyleyecek söz bulamıyorum. Buluyorum da bulamıyorum! Hiç kimseye kötü söz söyleme alışkanlığım yoktur.  O yerde dizlerinin üzerine kapaklanmış bayan öğretmene o copla vurduğunu gördüğümde gayri ihtiyari olarak Allah belanı versin dedim.

İçişleri bakanı madalya hak etmiştir. İdris Naim içişleri bakanı iken polis vatandaşa bu kadar haşin davranıyordu. Bu içişleri bakanı başbakana yağcılık yapmak için polisi ona göre yönlendiriyor. Onun için başbakan tarafından madalya ile ödüllendirilmelidir. Gezi parkı olaylarında polisleri maaşla ödüllendiren başbakan değil miydi? Şimdi yine ödüllendirecektir. Biz yaratandan dolayı yaratılanı severiz deniyor. Fakat bu sözde kalıyor. Öğretmenler, öğrenciler, işçiler, avukatlar, sağlıkçılar daha birçok topluluğu polise dövdüren kim? İktidar değil mi? İktidar kendisinden olanlardan başkasını kesinlikler sevmez. Eleştiriye kesinlikle tahammül gösteremez. Bu kadar millet polis tarafından dövülürse. Biz herkesi kucaklayan ve herkesin başbakanıyım sözü havada kalır. Söylem değil icraat önemlidir. Kendi milletvekilleri dahi ses çıkaramıyor. İnsanların kendilerine göre de bir kırmızıçizgileri vardır. Benim Türklüğümle uğraşılması benim kırmızıçizgimdir. Sevdiklerime ve saygı duyduklarıma karşı kötü muamele yapılması da kırmızıçizgilerimdendir. Bu AKP içersinde kırmızıçizgisi olan hiçbir babayiğit yok mudur? Partinin söyledikleri kanundan da öte ayet midir? Bu kadar haksızlıklara ses çıkaran olmuyor. En fazla partiden atılır. Fakat haksızlık karşısında susan şeytan olmaktan kurtulur. Kahraman olur! Öğretmenlere reva görülen bu olaya ses çıkaracak bir babayiğit AKP’li çıkacak mı? Göreceğiz! Bazılarının annesi ve babası öğretmen olanlarda vardır. Ülkede kadınlara karşı saygısızlık aldı başını gidiyor. Kadınlar erkeklere Allahın emanetidir. Şimdi yine coplanan öğretmenime döneceğim. Bu bayan öğretmen Allahın bir emaneti bu bir, Allahın oku emrini yerine getiriyor. Önce kendisi okuyor! Ondan sonrada çevresindekileri okutuyor. Gel sen böyle birini copla bunu ne Allah af eder. Nede kul af eder. Öğretmenlere bu yapılanları reva görenleri Allaha havale ediyorum. Tekrar öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum. Öğretmenlerimize vuran eller kırılsın. Bu yapılanları reva görenleri kınıyorum. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti. Yaşasın Atatürk sevdalıları.

   NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!                                           

                                                      24- 11- 2013 

                                                      Mustafa KOÇAL 



  • Çarşamba 15 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 11 ° / 0 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 13 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

29.01.2020

  • İMSAK 06:47
  • GÜNEŞ 08:13
  • ÖĞLE 13:26
  • İKİNDİ 16:06
  • AKŞAM 18:30
  • YATSI 19:51
  • BIST 100

    120.592%0,66
  • DOLAR

    5,9524% 0,19
  • EURO

    6,5480% -0,03
  • GRAM ALTIN

    300,64% 0,28
  • ÇEYREK ALTIN

    496,056% 0,28