ŞU YABANCI MESELESİ
ŞU YABANCI MESELESİ
Tarih: 14.11.2017 18:20:57
ARDA ERTAN - SPORTİF BAKIŞ

Türkiye spor kamuoyunda yıllardır devamlı olarak tartışılan bir konudur bu... Her sezon öncesi takımlarda kaç yabancı olması gerektiği, mevcut yabancı sayısı kuralının değişip-değişmeyeceği, ülkemizde görev yapan yabancı oyuncuların gerçek anlamda Türk sporuna katkı sağlayıp-sağlamadığı üzerine yapılan sohbetler ve yorumlar, sürekli olarak kahvelerde, sokaklarda, televizyon programlarında, gazetelerin köşe yazılarında karşımıza çıkar. Zaman zaman alevlenen ve gündeme oturan bu mesele son zamanlarda yaşadığımız bazı olaylar karşısında yine sıkça işlenir, konuşulur hale gelmiş durumda. Hal böyle olunca da bu yazımızın içeriğini yabancı meselesine ayıralım dedik…

SPORDA MİLLİ GERİLEME DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ…

/resimler/2017-11/14/1821567457227.jpg

Ülkemizin en popüler spor branşları olan futbol ve basketbolda son dönemlerde ulusal takımlar düzeyinde yaşadığımız başarısızlıklar, belirlenen hedeflere ulaşamama, buna karşın Fenerbahçe Basketbol Takımının geçtiğimiz sezon yabancı ağırlıklı kadrosu ile Avrupa´nın en önemli kupası olan Euroleauge´i kazanmış olması, Beşiktaş Futbol Takımının büyük çoğunluğu yabancı oyunculardan oluşan kadrosuyla bu sezon Şampiyonlar Liginde çok başarılı bir şekilde yoluna devam etmesi, Galatasaray futbol takımının geçtiğimiz haftalarda bir lig maçına tarihte ilk defa 11 yabancı oyuncuyla çıkması gibi dikkat çekici olaylar, ‘takımlardaki yabancı kontenjanını´ gerek spor camiasında, gerek halk arasında, hatta devlet yöneticileri düzeyinde konuşur hale gelmemize sebep olmuştur.

 Sportif branşlara eskiye oranla çok daha büyük bütçeler ayırıp, hem basketbol hem de futbolda kulüp bazında belli bir başarıyı yakalayabiliyorken, milli takımlar düzeyinde ileriye doğru bir sıçrama yapamamak, hatta eskiye oranla gerilemek,  aslında kafa karıştıran bir durum gibi görünmektedir.

 Burada farklı iki görüş mevcuttur. Birinci görüşe göre; Türk takımlarındaki yabancı oyuncu sayısının fazlalığı Türk oyuncuların gelişimini engellemekte ve onlara verilecek olan şansları azaltmakta, hatta yok etmektedir. Bu düşünce tarzı belli oranda mantıksal bir haklılığa sahip gibi görünmektedir. İkinci görüşe göre de; takımlarda oynayabilecek yabancı oyuncu sayısının serbest bırakılması rekabeti artıracak, Türk kökenli oyuncuları daha fazla çalışmaya zorlayacak ve ortaya çıkan forma kapma mücadelesi yerli oyunculara olumlu şekilde yansıyacaktır.

YABANCIDA NEREDEN, NEREYE…

/resimler/2017-11/14/1822426051746.jpg

Yabancı sınırlamasının günümüze göre çok daha sert bir şekilde uygulandığı eski dönemleri hatırlarsak; Galatasaray´ın 2000 yılı UEFA ve Süper Kupa şampiyonluğu, Türk Milli Futbol Takımı´nın 2002 Dünya Kupası 3. Lüğü, 12 Dev Adam´ın 2001 Avrupa Şampiyonası ve 2010 Dünya Şampiyonasında final oynayıp elde ettiği ikincilikler gelecektir hemen aklımıza… O zamanlar Türk sporunda günümüzdeki kadar çok sayıda yabancı oyuncu olmamasına rağmen, Türk oyuncuların seviyesi jenerasyon itibariyle üst düzey organizasyonlarda mücadele etmek için yeterli bir seviyedeydi ve bunun sonucunda sportif anlamda belli başarılara ulaşılmıştı. Ancak yıllar içerisinde özellikle daha yukarıları hedefleyen büyük kulüplerimizden gelen talep doğrultusunda yabancı kontenjanı giderek yükseltildi ve nihayetinde geçtiğimiz sezon bir müsabakaya tamamen yabancılardan oluşan kadrolarla çıkmanın önünde hiçbir engel kalmamış oldu...

Bu düzenlemelerden sonra geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde ülkemize dışarıdan transfer edilen oyuncu sayısında futbol branşı başta olmak üzere adeta patlama meydana geldi. Fakat asıl tartışılması gereken şudur ki;  gelen oyuncular belli bir kalite süzgecinden geçti mi, karakter ve davranış olarak ülkemizin yapısına uygun muydu,  kulüplerindeki gençlere ne ölçüde rol-model olabildiler ve onların sportif gelişimlerine ne derece katkı sağlayabildiler? İşte sanırım bu noktada tatminkâr yanıtlar alamadığımız için yabancı meselesi tartışılıyor ve görünen o ki daha da tartışılmaya devam edecek...

Bir yanda devasa bütçeleriyle dünya şöhretlerini özel uçakla getirtip imzayı attıran ‘büyük´ kulüplerimiz, bir yanda sadece ve sadece altyapısıyla ayakta durmaya çalışan Altınordu gibi bir takım örneği, diğer yanda da belediyelerin desteğiyle yaşam savaşı veren, oyuncularının maaşlarını dahi ödemekte zorlanan, borçları yüzünden puanları silinen, iflasın eşiğindeki Anadolu Kulüpleri… 

/resimler/2017-11/14/1823315896507.jpg

Anahtar Kelimeler: RÜŞVET, TEVRAT, İNCİL, KERİM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
“HOŞÇAKAL CEP HERKÜLÜ!” (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
FANATİZM ÜZERİNE TESPİTLER (07 Kasım 2017 - Salı)
YA SPOR OLMASAYDI? (31 Ekim 2017 - Salı)
Sayfa:
Reklam

/resimler/2017-11/13/0916421674863.jpg

/resimler/2017-8/19/1427030074988.jpg

avşa adası otelleri

kutlu creative

/resimler/2017-1/24/1114325571192.jpg 

studio neo

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:11 07:52 13:05 15:39 17:59 19:28
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar