Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


RÜŞVET = MENFAAT

RÜŞVET = MENFAAT


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk arlığına armağan olsun.

Rüşvet menfaati getiriyor. Menfaate rüşveti gerektiriyor. Bu günlerde gazetelerin baş sayfalarında bu iki sözcük yer alıyor. ATV ve sabahı kurtarma çabaları gündemden düşmüyor. Bu TV kanalı ile gazeteyi alacak kişiye imkân sağlamak için havuz oluşturuyor. İş adamları Celal Koloğlu, Cemal Kalyoncu, Mehmet Cengiz, Nihat Özdemir, İbrahim Çeçen den herkesin durumuna göre para toplanmış. Parası olmayanlara kredi imkânı sağlanmış. Bu olay eski ulaştırma bakanı şimdiki İzmir büyük şehir belediye başkanı adayı Binali Yıldırım hakkında düzenlenen fezlekeden öğrenildi.

Binali Yıldırım hakkında düzenlenen fezleke kılıçtaroğlu tarafından partisinin gurup toplantısında okundu. Kılıçtaroğlu Binali Yıldırım için. Binali yetmez milyonali diye dile getirdiği gibi. Erdoğan için de başçalan diye dile getirdi. Bu olay ile ortalık çalkalanıyor. Hiç biriside bu olayı yalanlayamıyor. İktidar böyle bir şey yok demediği gibi. Bu konuyla ilgili tek kelime dahi söylemiyor. Para veren iş adamlarından da biz keriz miyiz para verelim diyen olmadı. Sukut ikrardandır derler. Demek ki bu olay doğru, rüşveti veren ihaleyi kapıyor. E ne demişler! Kaz gelecek yere den tavuk esirgenmez derler. Bu olay dinleme neticesinde ortaya çıkmış. Millet dinleniyoruz diye feryat ederken. Telefonla konuşmazsınız bir şey olmaz diyorlardı.

Şimdi işin ucu kendilerine dokununca dinlemeleri belli statüye bağlayacaklar. İnsanın içersinden iyi ki dinlemişler diyesi geliyor. Bir musibet bin nasihatten iyidir, derler. Bu dinlemeler yüzünden çok kişinin başı yandı. Kılıçtaroğlu Erdoğan için başçalan diyor.  Muhalefetin en küçük hakaret içeren bir konuşmasını dahi mahkemeye veren başbakan bakalım kılıçtaroğlunun bu söylemi için mahkemeye verecek mi? Fakat mahkemeye verecek olursa kılıçtaroğlunun elinde delil olarak Binali Yıldırım için düzenlene fezleke var. Kılıçtaroğlu önümüzdeki Salı günü düzenleyeceği gurup toplantısında diğer istifa eden bakanlar için düzenlenen fezlekeleri de açıklayacağını söyledi.

Dünkü yazında Erdoğan Bayraktar’dan bahsettim. Bu gün yine bazı mevzuları hatırlatmak istiyorum. Canlı yayında kahramanlık yapıp milletvekilliğinde de istifa ettiğini açıklayacak. Ayrıca kendisinin suçlandığı imar planı değişikliklerini kabullenmiş olarak. Başbakan yap dedi bende yaptım.

Demesi bu imar değişikliğinin başbakanın onayı ile kendisi tarafından yapıldığını kabullenmektir. Şimdi başbakan ile görüştükten sonra yaptığı kahramanlığı bir kenara atıyor. Haddimi aştım istifa ettim dedim diyor. İstifa etmenin haddini aşmaklar hiçbir ilgisi yoktur. Haddini aşmak birisi hakkında suçlayıcı beyanda bulunmakla ilgilidir. Kendi suçlandığın bir mevzuda şu kişi ile birlikte yaptık demek de haddini aşmakla ilgili değildir. Bu yöneltilen suçlamalar mesnetsiz demek.

Bu suçmaların dayanağı yok demektir. 4,5 ay önce kendisine yapılan suçlamalar mesnetli idiydi de? Şimdi nasıl oldu da mesnetsiz hale geldi. Ya birileri kulağına bir şeyler fısıldadı. Ya da başbakan konuşmasında senin suçlandığın olay yok oldu dedi.

Demokrasiden bahsediliyor. Demokrasinin olmazsa olmazlarından biriside muhalefettir. Memleket meseleleri hakkında konuşmak iktidarın ne kadar hakkı varsa. Muhalefetinde o kadar hakkı vardır. Muhalefetin konuşmasını yayından kaldırtmak diye iktidarı bir hakkı yoktur. Bu ancak tek adamlık ve krallıkla yönetilen ülkelerde olur.

Başbakanın Haber Türk kanalında MHP genel başkanının konuşmasının alt yazılı ile verilmesine dahi. Tahammül gösterememesi ben kargadan başka kuş tanımam demektir. Benden başka kimsenin konuşmasını istemiyorum demektir. Bu basına uygulanan baskının bir göstergesidir. Muhalefetin hakkını gasp etmektir. Baskıcı ve dayatmacılığın en basit bir örneğidir. Onun için bu ülkede demokrasiden bahsedilemez. Baskıcı ve eleştirilere tahammül gösteremeyen yöneticilerin uyguladığı bir yönetin şeklidir. Ben bilirin, ben yaparım, benim dediğim doğrudur, ben konuşurum, benden başka kimsenin konuşmasına müsaade etmem demenin göstergesidir. Fakat hayatta en çok hata yapanlar. Çok biliyorum diyenlerdir.

Bu gün ülkenin başına gelenler ben bilirim. Ben yaparım benim yaptığım doğrudur denilmesinden dolayı gelmiştir. Şimdi paralel devletten bahsediliyorsa sebebi bunlardır. Ne diyor? Bülent Arınç “ biz varsak sizde varsınız. Biz yoksak sizde yoksunuz” demiyor mu? Bunu kime söylüyor? Cemaate söylüyor. AKP’nin var olduğu günden beri cemaatle koalisyon ortağı oldukları bu ifade ile ortaya çıkmış oluyor. Yaptıklarının doğru olduğunu düşünerek bu koalisyonu sürdürmüşler. Şimdi yanıldıklarını anladılar amma iş işten geçti. Ceremesini millete ödetiyorlar. Yazımın başlığı bu konuyu da kapsıyor. Bir şeyler karşılığında birbirine bir şeyler vermişler. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 06- 02 – 2014 Mutafa KOÇAL

 



  • Çarşamba 17 °C / 9 °C Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 °C / 10 °C Bulutlu
  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli

Balıkesir

13.11.2019

  • İMSAK 06:17
  • GÜNEŞ 07:43
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:38
  • AKŞAM 18:03
  • YATSI 19:23
  • BIST 100

    104.149%0,17
  • DOLAR

    5,7633% -0,26
  • EURO

    6,3501% -0,23
  • GRAM ALTIN

    270,98% 0,01
  • ÇEYREK ALTIN

    447,117% 0,01