Taylan Özgür KÖŞKER (Güne Özel Hikayeler)


SANATÇILAR, MEHMET ÖZÇATALOĞLU VE SESSİZLİK ÜSTÜNE

SANATÇILAR, MEHMET ÖZÇATALOĞLU VE SESSİZLİK ÜSTÜNE


Bir şeyler düğümleniyor insanın içinde. Bir bir yitiriliyor zamanlar. Anılar, büyük sanatçılar birer birer kayıp gidiyor elimizden. Çocukluk günlerimizin o güzel masumiyeti yok oluyor.

            Tiyatro sanatçıları bir başka. Onlar sanatı, yaşamı öylesine özümsemişler ki... Yaşamımıza hep dokundular. Belki ayrımındaydık bunun belki de değildik. Ama bilmeden ya da bilerek hep dokundular bize. ( Sevgili Ayşen Gruda´yı saygıyla anarak...)

            Aziz Nesin´in bir öyküsü vardır. Muhteşem bir öyküdür. Bir o kadar da hüzünlü... ´İçip İçip Ağlama Romansı.´ Durmadan içen ve ağlayan bir tiyatro sanatçısını anlattığı bu öyküsünü okurken insan öyle duygulanır ki... Gerçek tiyatro sanatçılarının çileli yaşamı gözünüzün önünde canlanır.

            Gerçek sanatçılar, yani dünyayı, yaşamı sorgulayan, sorgulatan, aydınlık yarınlara inanan, sanatı para biriktirmek olarak algılamayan gerçek sanatçılardan söz ediyorum. Onlara her zamankinden daha çok gereksinimimiz var. Su gibi ekmek gibi hem de. Çünkü dünya hızla kirleniyor artık. Her zamankinden de kötü. Fakat umutsuz yaşanmıyor.

            Sevgili Mehmet Özçataloğlu´nun bir sanatçı duyarlığı ve içtenliğiyle yazdığı günlüklerini okuyorum bu sıralar. Öyle de güzel yazmış ki... Sanatın içinde, yazının büyüsüyle yaşayan bir insanın yüreğinden dökülen sözcükler bunlar. Tüm yalınlığı ile damıtılan cümleler...

            Bu günlüklerden süzülen ve beni çok etkileyen bir başka birkaç cümle daha vardı. Onları paylaşarak konuya girmek istiyorum:

" Tuna Kiremit´çiyi edebiyatçı olarak saymam, yazdıklarını pek sevmem ama şu sözünün doğruluğuna inanıyorum. ´Mutluluk mu istiyorsun, sessizliği artır.´ Ne kadar da doğru ve haklı bir düşünce. İnsan ne kadar yalnızsa o kadar mutludur! Ben de bunu kitaplarımla etrafımı örmeye başladığım günlerde fark ettim. Ve yaklaşık beş yıldır, Bülent Usta´nın da dediği gibi kitaplarla dolu bir adada yaşıyor gibiyim. Eskisine göre daha mutlu olduğum da mutlaktır. Bu yüzden bana ilişmesin kimse, rahatsız etmesin istiyorum. Varsın ömrümün sonuna dek o adada yaşayayım ben."

            Dünyada senin gibi düşünen, sana yakın duygular içinde olan bir insanın  olduğunu bilmek, karşılaşmak, aynı çağda yaşamak herşeyden önce büyük ve güzel bir şanstır. Mehmet Özçataloğlu da bana bunu duyumsatan bir insandır. Kimi zaman benim içimden geçen ve belki de çok dillendirmediğim ya da yazmadıklarımı gördüm onda ve günlüklerinde. Bu duyguları bana hep canım kardeşim yaşatmıştır ve yaşatmaya devam ediyor. Onunla aynı duyguları paylaşmak, aynı olaya göz göze gelip gülebilmemiz, aynı pencereden bakmamız ne güzel bir mutluluktur. İşte Çataloğlu ile de bu duygularımız birbirine denk geliyor.

            Şimdi yeniden sessizlik konusuna değinmek istiyorum. O kadar önemli ki bence. Mutlu olmak istiyorsan sessizliği artır. Yazar Ernest Hemingway, bu konuda beni yıllardır düşündüren ve çok etkileyen şu sözleri söylemiş:

"Susun. Söz, yaratıcı özelliği öldürür."

            Hemingway´den on öğüt adı altında sıralanan diğer maddeler de şunlardı:

1- Aşık olun.

2- Ölesiye yazın.

3- Çevrenize bakın ve hayatla sımsıkı kaynaşın.

4- Edebiyat dünyasının büyük ustalarıyla ilişki kurun.

5- Zamanınızı boşa harcamayın.

6- Müzik dinleyin ve resim seyredin.

7- Sürekli okuyun.

8- Kendinizi kanıtlamaya çalışmayın.

9- Zevklerinize kulak verin.

10- Susun. Söz, yaratıcı özelliği öldürür.

 

            Hikaye Avcısı adlı kitabında da Eduardo Galeano, bana oldukça ilginç gelen birşey anlatmış.

            Gandhi´nin kız torunu yıllar sonra Montevideo´ya yaptığı bir ziyaret sırasında yazar Eduardo Galeano´yla buluşurlar. Bir yerde otururlar. Ona çocukluğundan söz eder. Dedesi ona sözcük orucu tutmayı öğretmiş: Haftada bir gün, Gandhi ne bir şey dinliyor ne de bir şey söylüyormuş. Söz namına hiçbir şeyin olmadığı bir gün.

            Ertesi gün sözcükle kulağa başka türlü geliyormuş.

            Susarak konuşan sessizlik, sözü söylemeyi öğretir.

            Bana bu yazıyı okumuş olduğum içtenlikli, derinlikli, güzel günlüklerini okuduktan sonra yazdıran Mehmet Özçataloğlu´na evvela mahsus selam ederim.



  • Pazartesi 18 ° / 1 ° Güneşli
  • Salı 17 ° / 5 ° Güneşli
  • Çarşamba 18 ° / 2 ° Güneşli

Balıkesir

24.02.2020

  • İMSAK 06:20
  • GÜNEŞ 07:43
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:30
  • AKŞAM 19:01
  • YATSI 20:18
  • BIST 100

    113.740%-2,64
  • DOLAR

    6,1581% 1,09
  • EURO

    6,6712% 0,89
  • GRAM ALTIN

    332,98% 3,40
  • ÇEYREK ALTIN

    549,417% 3,40