SANATÇILAR, MEHMET ÖZÇATALOĞLU VE SESSİZLİK ÜSTÜNE
SANATÇILAR, MEHMET ÖZÇATALOĞLU VE SESSİZLİK ÜSTÜNE
Tarih: 19.2.2019 15:29:36
Taylan Özgür KÖŞKER (Güne Özel Hikayeler)

Bir şeyler düğümleniyor insanın içinde. Bir bir yitiriliyor zamanlar. Anılar, büyük sanatçılar birer birer kayıp gidiyor elimizden. Çocukluk günlerimizin o güzel masumiyeti yok oluyor.

            Tiyatro sanatçıları bir başka. Onlar sanatı, yaşamı öylesine özümsemişler ki... Yaşamımıza hep dokundular. Belki ayrımındaydık bunun belki de değildik. Ama bilmeden ya da bilerek hep dokundular bize. ( Sevgili Ayşen Gruda´yı saygıyla anarak...)

            Aziz Nesin´in bir öyküsü vardır. Muhteşem bir öyküdür. Bir o kadar da hüzünlü... ´İçip İçip Ağlama Romansı.´ Durmadan içen ve ağlayan bir tiyatro sanatçısını anlattığı bu öyküsünü okurken insan öyle duygulanır ki... Gerçek tiyatro sanatçılarının çileli yaşamı gözünüzün önünde canlanır.

            Gerçek sanatçılar, yani dünyayı, yaşamı sorgulayan, sorgulatan, aydınlık yarınlara inanan, sanatı para biriktirmek olarak algılamayan gerçek sanatçılardan söz ediyorum. Onlara her zamankinden daha çok gereksinimimiz var. Su gibi ekmek gibi hem de. Çünkü dünya hızla kirleniyor artık. Her zamankinden de kötü. Fakat umutsuz yaşanmıyor.

            Sevgili Mehmet Özçataloğlu´nun bir sanatçı duyarlığı ve içtenliğiyle yazdığı günlüklerini okuyorum bu sıralar. Öyle de güzel yazmış ki... Sanatın içinde, yazının büyüsüyle yaşayan bir insanın yüreğinden dökülen sözcükler bunlar. Tüm yalınlığı ile damıtılan cümleler...

            Bu günlüklerden süzülen ve beni çok etkileyen bir başka birkaç cümle daha vardı. Onları paylaşarak konuya girmek istiyorum:

" Tuna Kiremit´çiyi edebiyatçı olarak saymam, yazdıklarını pek sevmem ama şu sözünün doğruluğuna inanıyorum. ´Mutluluk mu istiyorsun, sessizliği artır.´ Ne kadar da doğru ve haklı bir düşünce. İnsan ne kadar yalnızsa o kadar mutludur! Ben de bunu kitaplarımla etrafımı örmeye başladığım günlerde fark ettim. Ve yaklaşık beş yıldır, Bülent Usta´nın da dediği gibi kitaplarla dolu bir adada yaşıyor gibiyim. Eskisine göre daha mutlu olduğum da mutlaktır. Bu yüzden bana ilişmesin kimse, rahatsız etmesin istiyorum. Varsın ömrümün sonuna dek o adada yaşayayım ben."

            Dünyada senin gibi düşünen, sana yakın duygular içinde olan bir insanın  olduğunu bilmek, karşılaşmak, aynı çağda yaşamak herşeyden önce büyük ve güzel bir şanstır. Mehmet Özçataloğlu da bana bunu duyumsatan bir insandır. Kimi zaman benim içimden geçen ve belki de çok dillendirmediğim ya da yazmadıklarımı gördüm onda ve günlüklerinde. Bu duyguları bana hep canım kardeşim yaşatmıştır ve yaşatmaya devam ediyor. Onunla aynı duyguları paylaşmak, aynı olaya göz göze gelip gülebilmemiz, aynı pencereden bakmamız ne güzel bir mutluluktur. İşte Çataloğlu ile de bu duygularımız birbirine denk geliyor.

            Şimdi yeniden sessizlik konusuna değinmek istiyorum. O kadar önemli ki bence. Mutlu olmak istiyorsan sessizliği artır. Yazar Ernest Hemingway, bu konuda beni yıllardır düşündüren ve çok etkileyen şu sözleri söylemiş:

"Susun. Söz, yaratıcı özelliği öldürür."

            Hemingway´den on öğüt adı altında sıralanan diğer maddeler de şunlardı:

1- Aşık olun.

2- Ölesiye yazın.

3- Çevrenize bakın ve hayatla sımsıkı kaynaşın.

4- Edebiyat dünyasının büyük ustalarıyla ilişki kurun.

5- Zamanınızı boşa harcamayın.

6- Müzik dinleyin ve resim seyredin.

7- Sürekli okuyun.

8- Kendinizi kanıtlamaya çalışmayın.

9- Zevklerinize kulak verin.

10- Susun. Söz, yaratıcı özelliği öldürür.

 

            Hikaye Avcısı adlı kitabında da Eduardo Galeano, bana oldukça ilginç gelen birşey anlatmış.

            Gandhi´nin kız torunu yıllar sonra Montevideo´ya yaptığı bir ziyaret sırasında yazar Eduardo Galeano´yla buluşurlar. Bir yerde otururlar. Ona çocukluğundan söz eder. Dedesi ona sözcük orucu tutmayı öğretmiş: Haftada bir gün, Gandhi ne bir şey dinliyor ne de bir şey söylüyormuş. Söz namına hiçbir şeyin olmadığı bir gün.

            Ertesi gün sözcükle kulağa başka türlü geliyormuş.

            Susarak konuşan sessizlik, sözü söylemeyi öğretir.

            Bana bu yazıyı okumuş olduğum içtenlikli, derinlikli, güzel günlüklerini okuduktan sonra yazdıran Mehmet Özçataloğlu´na evvela mahsus selam ederim.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KÜLÜSTÜR (19 Eylül 2019 - Perşembe)
LEYLEKLER DE GİTTİ (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
BENİM DELİLERİM (29 Temmuz 2019 - Pazartesi)
ŞİİRLİ DÜNYA (03 Temmuz 2019 - Çarşamba)
28. Mektuba Yanıt (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
KEMALETTİN TUĞCU (28 Nisan 2019 - Pazar)
SANATIN GEREKLİLİĞİ (31 Mart 2019 - Pazar)
KARAYILAN KARAYILAN OLMAZDAN ÖNCE (26 Mart 2019 - Salı)
ŞAHİNİM MEMED (01 Mart 2019 - Cuma)
HÜSEYİN GÜNEY´İN ARDINDAN (20 Ocak 2019 - Pazar)
DENİZİ ARAYAN ÇOCUK (11 Ocak 2019 - Cuma)
AĞRI DAĞI HİKÂYESİ (10 Aralık 2018 - Pazartesi)
ÇIRAK ARANIYOR (03 Aralık 2018 - Pazartesi)
MÜSLÜM (05 Kasım 2018 - Pazartesi)
GÖZYAŞI ÇAYI (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
ÖYKÜ (27 Eylül 2018 - Perşembe)
BİR KUŞ GÖZLEMCİSİNİN NOTU (18 Eylül 2018 - Salı)
BOZA (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
ORHAN KEMAL (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
ŞİİR TANKERİ (14 Temmuz 2018 - Cumartesi)
DİL (24 Haziran 2018 - Pazar)
PENCERELER (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
NECATİ TOSUNER (07 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ANLATAMIYORUM (13 Nisan 2018 - Cuma)
YAZIN (15 Mart 2018 - Perşembe)
14 ŞUBAT DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ (14 Şubat 2018 - Çarşamba)
ASİYE (HAYATA DOKUNABİLMEK) (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
UYKUNUN BEKÇİLERİ ( RÜYALAR ) (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
KALEMİNİN DEĞDİĞİ YER (26 Kasım 2017 - Pazar)
YAŞAR KEMAL´LE KONUŞTUM (27 Ekim 2017 - Cuma)
REFERANDUMUN FATURASI BAŞKANLARA (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
ALLI TURNAM (07 Eylül 2017 - Perşembe)
BOZLAK (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
TEMMUZ ÖLÜMLERİ (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
GÜLMECE (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
ŞARLO (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
SEN KARIŞMA (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
İLK SÖZLER (02 Mayıs 2017 - Salı)
Söyleşi (20 Nisan 2017 - Perşembe)
BABAM (17 Mart 2017 - Cuma)
KÜLEBİ (07 Mart 2017 - Salı)
SABAHATTİN ALİ (17 Şubat 2017 - Cuma)
KORNA (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
YAŞAR KEMAL (21 Ocak 2017 - Cumartesi)
KİTAPLARDAN FİLMLER (31 Aralık 2016 - Cumartesi)
EDEBİYATIN TARİHİ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BEYAZ TÜNEL (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
ŞİİR UYANDIRIR (07 Kasım 2016 - Pazartesi)
GÜL NİNE (23 Ekim 2016 - Pazar)
EDEBİYAT KARIN DOYURUR MU? (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
ÖĞRETMENLERİMİZ (22 Eylül 2016 - Perşembe)
HÜSEYİN GÜNEY (06 Eylül 2016 - Salı)
Köy (16 Ağustos 2016 - Salı)
KÜÇÜK KARABALIK OLMAK (29 Temmuz 2016 - Cuma)
KIŞ MEVSİMİ BİR YOL HİKÂYESİ (11 Temmuz 2016 - Pazartesi)
ŞAHMERAN (26 Haziran 2016 - Pazar)
ANLATIM (16 Haziran 2016 - Perşembe)
YAZININ PEŞİNDEN (31 Mayıs 2016 - Salı)
RÜYALARIN PEŞİNDEN (21 Mayıs 2016 - Cumartesi)
FELSEFE NEDİR? (12 Mayıs 2016 - Perşembe)
Kaçan Uykuların Peşinden (04 Mayıs 2016 - Çarşamba)
DENİZ ÖYKÜLERİ (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Çocuklarla (20 Nisan 2016 - Çarşamba)
ÖYKÜ YAŞAMDIR (13 Nisan 2016 - Çarşamba)
HİNDİ´NİN DOSTLUĞU (06 Nisan 2016 - Çarşamba)
EKİN (30 Mart 2016 - Çarşamba)
KIRLANGIÇ (23 Mart 2016 - Çarşamba)
ATLILAR (16 Mart 2016 - Çarşamba)
TARLA SİNCABI (09 Mart 2016 - Çarşamba)
Ah Tamara (02 Mart 2016 - Çarşamba)
Altın (24 Şubat 2016 - Çarşamba)
Sayfa:
DOLAR
5.6889
EURO
6.2847
Reklamlar

 /resimler/2019-8/30/0133327978785.gif

/resimler/2018-9/30/1528469501556.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:37 08:20 13:21 15:46 18:04 19:35
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Yaptığını öven, yaptığını yıkar.

Shakespeare
1842 Sultan İkinci Abdulhamid han`ın doğumu
1950 Askerlerimizin Güney Kore`ye gidişi.
2006 Fıtına
-Her 4 Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. (Sokakta her 4 kişiden 1 imza dağıtıyormuş düşünsenize) -Uyurken televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori yakıyoruz. (Demekli televizyonla uyutuluyoruz) -Bir karıncanın koku alma yet

İlginç Bilgiler 5