Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


ŞARTLARDAN BİRİ ABD VATANDAŞI OLMAK

ABD BAYRAĞI VE İNCİL ÜZERİNE YEMİN ETMEKTİR…


Bildiğimizi zannetmemiz, öğrenmemizin en büyük düşmanıdır. Dr. C. Bernard

            ŞARTLARDAN BİRİ ABD VATANDAŞI OLMAK İÇİN

               ABD BAYRAĞI VE İNCİL ÜZERİNE YEMİN ETMEKTİR…

ABD Vatandaşlığına Geçmenin, En Önemli Şartlarından Birisi de, ABD Bayrağı ve İncil Üzerine Yemin Emektir!

Gülen ve MİT, Kemal Unakıtan gibi Nakşibendî tarikatına yakınlığı ile bilinen Kadir Mısıroğlu’nun kaleme aldığı “Gurbet İçinde Gurbet” adlı kitabının 190’ıncı sayfasında. Hilmi Türkmen Fetullah’ın “MİTÇİ”’liği konusunda şöyle anlatıyordu.

“O zaman İzmir’in Kestane Pazarı’ndaki Kur’ân-ı Kerim Kursu’nun idarecilerini tanıyordum. O’nu çocuk okutmak üzere oraya yerleştirdim. Beş on gün sonra halini hatırını sormak için oraya uğradığımda, başbaşa bir kimseyle fiskos ettiğine rast geldim. Konuştuğu adam, beni görünce yaydan çıkmış bir ok gibi fırlayıp kaçtı. Kendisine; “BU KİMDİR” diye sorduğum da “BİR TALEBE VELİSİ” diye cevap verdi.

Bu söz doğru değildi. Tahkikatım da onu göstermiştir. Bu adam, böyle bir karşılaşmadan beş altı ay evvel bana Müftülük makamına gelmiş ve MİT’çi hüviyetini gösterdikten sonra, benimle açıkça bir meseleyi konuşmak istediğini söylemişti. Söylediği söz aynen şuydu:

“Bizim teşkilat (MİT’i kastediyor) Müslümanların M. Kemal Paşa’ya menfi bir tavır olmasından rahatsızdır. İstiyoruz ki, bu münafereti (nefret etme, sevişmeme.) gidelim sen, en büyük dini cemaatlerden biri olan SÜLEYMANCI CEMAATİ içinde söz sahibi bir kimsesin. Sizin cemaatte Mustafa Kemal Paşa hakkında “DECCAL” ithamında bulunmakta ve ağza alınmayacak sözler söylenmektedir. Sen bunu düzeltebilirsin. Bunu yaptığın takdirde, BİZDEN NE İSTERSEN İSTE, SENİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANI YAPALIM…

                Kendisine “YANLIŞ KAPI ÇALDIĞINI”, benim bahsettiği cemaat içinde böyle bir şey yapacak gücüm olmadığını, bunu ancak Kemal Kaçar Bey’in yapacağını söylediğimizde ikna olmadı ve “SEN BİLİRSİN, BİZ SENİ SEÇMİŞTİK. ANLAŞILAN SEN BUNU YAPMAK İSTEMİYORSUN. AMMA BİZ BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ. BU İŞİ, BİRİSİNİ BULARAK MUHAKKAK YAPACAĞIZ!.. diyerek ayrılmıştı.

                Şimdi anlıyorum ki, buldukları adam Fetullah Gülen’di. Fakat o sıralarda Fetullah Gülen sapı silik bir adamdı. Bunu nasıl becerebilecekti? İşi takip ettim. MİT güdümlü olarak nasıl nafiz (delip geçen, etki yapan sözü dinletilen.) bir mevkiye getirildiğine safha safha şahit oldum…

                Kadir Mısıroğlu kitabında Gülen’in istihbari ilişkileri sorgulayan insanların başına gelen ve insanların tüylerini diken diken eden bir olayı da anlatıyordu:

                “… Bu demektir ki, Fetullah Gülen, etrafındaki gizli ve aşikâr gerçekler bu derece korkunçtur. Bu şifai olarak ilk ve müessir bir surette ifşa etmiş bulunan bir arkadaşımızın teşkilatın bütün kıdemli üst kademelerince çok iyi tanınan Kuyumcu Sadettin Çetin Bey’in kendisi Fetullah Gülen’e en büyük hizmetleri ifa etmiş bir kimse olduğu halde cesedi parçalanmış olarak bir yol kenarında bulunmuştur. Sadece bunu hatırlamak, bu sahada gerçeği beyan etmenin ne ağır bir bedeli olabileceğini anlatmaya kâfidir sanırız…”

                Gülen sadece MİT ile mi bağlantılıydı? Tabii ki hayır. 1964 yılında ilk defa ülkemize gelen CIA Türkiye Masası Şefi Graham Fullerin hemen hemen o yıllardan beri en yakın dostu yine GÜLEN’di!

                Gülen, 26 Ocak 1995 tarihinde Hürriyet Gazetesi’ne verdiği bir beyanda, CIA Ortadoğu Masası Şefi Graham Fuller ile görüştüğünü yalanlıyor ve şöyle diyordu:

                “Bırakın yüzünü bir defa olsun görmediğim Graham Fuller ile görüşmeyi, bir yabancı devlet yetkilisi, temsilcisi ve ajanı ile karşılıklı veya dolaylı bir saniyelik, bir satırlık görüşmem olmamıştır!”

                Oysa Graham Fuller, Timaş Yayınlarından çıkan “Siyasal İslam’ın Geleceği” adlı kitabında, 1964 yılında Türkiye’ye geldiğini ve en yakın dostları arasında Fetullah Gülen’in de olduğunu vurguluyordu!

                CIA İstasyon Şefi E. Fuller, ülkemizdeki diğer dostlarından bazıları şöyle sıralanıyordu:

“Fehmi Koru, Ali Bulaç, Ali Aslan namı diğer Mücahit Aslan, Ruşen Çakır, Cengiz Çandar, Nilüfer Göle, Şerif Mardin, Hakan Yavuz, Şahin Alpay…”

                Gülen’in “TANIMIYORUM” dediği ancak yıllardan beri kadim dostu olan CIA ajanı Graham Fuller Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (ASAM) Michigan Üniversitesi ile birlikte düzenlediği 3. Avrasya Uluslararası Konferansı’nda Gülen hakkında şunları söylüyordu:

                “Gülen’in Radikal İslamcı olduğunu düşünmek bana zor geliyor. Kesinlikle değil, bu yöndeki görüşlere katılmıyorum.”

                Gülen, ABD’de sürekli kalmak için yaptığı başvuruda “TANIMIYORUM” dediği Graham Fuller’i ve diğer CIA İstasyon Şeflerini kendisine kefil olarak gösteriyordu!

                Gülen’in GREEN CARD almak için çırpınmasının bir diğer nedeni de, AMERİKAN VATANDAŞLIĞINA GEÇMEKTİ! Gülen’in bu hareketi birçok gazetede kamu oyununa manşet olmuştu.

                Herkesin bildiği bir gerçek var ki; “ABD VATANDAŞLIĞINA GEÇMENİN EN ÖNEMLİ ŞARTLARINDAN BİRİ, ABD BAYRAĞI VE İNCİL ÜZERİNE YEMİN ETMEKTİR!”

                Amerika’nın çıkarlarını her şeyin üzerinde tutmak, asıl VATANIN AMERİKA olduğunu kabul etmektir!

                Bunun da İSLAM’DA HİÇ BİR YERİ YOKTUR..!

                Kur’ân Ne Diyor?

                Allâh-u Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “Ve o küfredenler: ‘Ona, Kur’ân bir (defâda), toplu bir hâlde indirilmiş olmalı değil mi idi? dediler. Biz onunla senin kalbini takviye etmek için böyle parça parça indirdik. Ve onu âyet‘te beyan ettik.” (25. Furkân Sûresi, Âyet/ 32)



  • Pazar 3 ° / -1 ° Bulutlu
  • Pazartesi 3 ° / -6 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 1 ° / -11 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.524%-1,43
  • DOLAR

    7,4627% 1,38
  • EURO

    9,0376% 0,77
  • GRAM ALTIN

    438,70% 0,27
  • Ç. ALTIN

    723,855% 0,27